1. YAZARLAR

  2. Zafer KARAKUŞ

  3. Ülkem İçin Ne Yapabilirim?
Zafer KARAKUŞ

Zafer KARAKUŞ

Zafer KARAKUŞ
Yazarın Tüm Yazıları >

Ülkem İçin Ne Yapabilirim?

A+A-
Ünlü islam âlimi İbn-i Haldun devleti biyolojik bir yapıya benzetir.
Ona göre” her devlet: doğar, yaşar ve ölür.”
Türkiye Cumhuriyeti de devlet olarak yaşamının gençlik döneminde belki.
Bu devleti uzun bir ömürle yaşatmak bizim elimizde.
Ama ne acı bir realitedir ki bu devlet sık sık bunalımlar yaşamakta, bazen iç, bazen de dış mihrakların taarruzlarına maruz kalmaktadır.
Özellikle soğuk savaş dönemi bu buhranlarımızın onar yıllık süreçlerde tekrar etmesi ve her buhranların merkezinde; coğrafyanın taksim ve tanzimi vatana, dizayn etme ve yönlendirmelerle devlete, komplolarla ve sansasyonlarla siyasete, hurafeler ve pozitivizmin etkisi ile dini alana müdahaleler yapıldığı hepimizin ortak tespitidir.
Kriz dönemleri her devlet organizasyonuna aynı şekilde etki etmemektedir: bazen olumsuz, bazen de olumlu sonuçlar doğurmaktadır. Şöyle ki; Anadolu Selçuklu Devleti’nin I. Alaaddin Keykubat dönemi sonrası Kösedağ Savaşı ile yaşadığı bunalımlar devletin yıkılmasına neden olurken, Osmanlı Devleti’nin Fetret Devri sonrası yaşadığı süreç devletin bir imparatorluğa dönüşmesini sağlamıştır.
Bu sonuçlar bir kez daha sosyal mühendislikle uğraşanlara tarihin kuralları olmayan, deneysel bir bilim olmadığını ispatlamaktadır, inadına.
Ülkemiz de yaşanan son başarısız darbe girişimi de sosyal mühendislikle uğraşanların “güzel bir teoriyi berbat eden küçük bir gerçek” olarak yüzüne şamar gibi inmiştir.
Darbenin her aşaması tamamlanmış bir teori idi.
Fakat bir gerçek göz ardı edilmişti.
Bu teorinin gerçeği Türk Milleti’nin kendisi idi.
Türk Milleti’nin tokadını yiyen darbeciler ’ çil yavrusu’ gibi dağılırken, ortalığın ‘toz duman’ oluşu ile ”at izinin it izine karıştığı” bir büyük dalga hareketi yaşanmakta. Dalganın içinde kalanların kimi kurtulacak, kimi de dalgalarda kapılıp , kaybolup gidecektir. Belki ölülerini bile bu topraklar kabul etmeyecektir.
Bütün bunlar bir yana , yazık olacak ülkemizin kazanımlarına.
10 belki 20 yıl kayıplarımızı telafi ile uğraşacağız.
Ama insan kaynaklarımız ve üretkenliklerimiz sayesinde kayıplarımızı hızla telafi ederek, krizlerimizi fırsatlara dönüştüreceğiz inşallah.
Bu ancak ortak bir zihinle olacak.
Bu ortak zihin hareketinde “ülkem için ne yapabilirim?” sorusuna cevap vererek katkı sağlayacak yiğit insanlar olacak.Bu soru sadece bir alanla sınırlı kalmadan, her ferdin bulunduğu yerde, yaptığı her işte attığı her adımda aklımızda olacak.
İşte böyle yaparsak top yekûn bir kalkınma ve krizden çıkma adımı atabiliriz.
O zaman dostu güldürür, düşmanı çatlatırız.
 
Bu yazı toplam 784 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum