1. YAZARLAR

  2. Zafer KARAKUŞ

  3. Ülkemiz Ve Kriz
Zafer KARAKUŞ

Zafer KARAKUŞ

Zafer KARAKUŞ
Yazarın Tüm Yazıları >

Ülkemiz Ve Kriz

A+A-
Ülkemizde gün geçmiyor ki bir kriz çıkmasın!
Siyasi kriz, ekonomik kriz, sosyal kriz, hukuksal kriz…
Kriz aslında Türkiye’nin çok alışık olduğu tarihsel bir sorun.
Üstesinden gelmede de çok deneyim kazanmış bir durumdayız.
Hazır bulunuşluğumuz sayesinde krizleri aşabildiğimiz aşikâr.
Her kriz sonrası “hadi yine iyi atlattık” tesellileri aslında bir yeni kriz için hazırlık anlamında birer “bismillah”tır.
Bakınız son ekonomik kriz dalga dalga kendini gösterdikçe geçmiş deneyimlerimizden referanslar bulmaya çalışarak açıklamalar yapılmaktadır.
Reel sektörün içinde bulunduğu durumdan kurtarılması için alınan tedbirler bunun göstergesidir.
Fakat makro iktisat ile ilgili beliren bütün olumsuzluklar tüm ülkeleri etkisine alırken, özelde bizi tehdit eden en önemli göstergenin ekonomik krizin iç ve dış siyasi gelişmelerle paralel sürmesidir.
Geçtiğimiz hafta Çarşamba gününden itibaren dolardaki rekorların siyasetle ilişkili olması alışılmamış bir durum değildir.
Bu gelişmelerin tamamını sadece ABD seçimlerine bağlamak nasıl mümkün değilse, bu gelişmeyi ülkemizin iç ve dış siyaseti ile ilişkilendirmemekte o kadar yanlış olacaktır.
Ülkemiz kriz üretme ve krizi çözme konusunda son derece başarılıdır dedik ya, geçtiğimiz haftalarda otobüste kısa etekli hemşireyi tartaklayan kişinin medya aracılığıyla sosyal bir krize dönüştürülmesi ve bu hafta sonu “cinsel istismar konusu ile gündeme getirilen yasal düzenleme de sosyal kriz ortaya çıkarmak anlamında dikkat çeken yeni bir başlık oluşturdu.
Bu sosyal kriz hareketliliği de gündemde yer edinirken hukuksal ve sosyal krizin yine siyasi bir krize dönüştürme ivmesi kazandığını gözledik.
Yine ülkemizde özellikle PKK VE FETÖ gibi problemleri çözmeye yoğunlaşırken ortaya çıkan toplumsal huzuru bozmaya yönelik kriz oluşturmadaki bombalı eylem girişimleri de sosyal kriz üretme amacına hizmet ederken, siyasi kriz oluşturmaya yöneldikleri iyi analiz edilmelidir.
Bu iç kriz mekanizmaları dış krizle de desteklendiği unutulmamalıdır.
Geçen haftaki AB ‘nin Türkiye ile ilgili açıklamaları da bu kriz üretim odaklarının bir ekip çalışması içinde olduklarının en bariz göstergesi olarak ele alınmalıdır.
Bu krizlerin özellikle güney sınırlarımızdaki dış gelişmeler ve anayasa ile ilgi çalışmaların hız kazandığı bir döneme denk getirilmesi de dikkat çekici olmalıdır.
Görülüyor ki geçen hafta yaşanılan krizler önümüzdeki haftalarda daha da artarak devam edecek .
Ama unutmayalım ki kriler ülkemizin kaderi olmaya devam edecek ve krizleri çözdükçe ülkemiz her zaman güçlü kalmayı sürdürecektir.! 
Bu yazı toplam 157 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.