1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. ÜLKEMİZDE ASAYİŞ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

ÜLKEMİZDE ASAYİŞ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?

A+A-

Asayiş olayları patlak verdi. Hırsızlık, cinayet, sapıklık gibi suçlarda önlenemez artış var. Türkiye’nin güncel ve kemik sorunlarından biri de budur. Özellikle çocuk cinayetleri toplumsal vicdanda onulmaz yaralar açmaya başlamıştır. Bu gidişatın sonunda insanların zihinlerinde oluşan kötü gidişata dur demek adına kendi adaletini kendi sağlamak gibi bir olgu hâkim olmaya başlamıştır. Hâlbuki devletin bu konuya derhal el atarak kalıcı çözüm üretmesi ve zalimce katledilen her bir ferdin vebalinin sırtında bir yük olacağının şuuruyla konuya yaklaşım sağlamak zorundadır. 
Şüphesiz her tür suç kötüdür. Ama belli bir gaye olmadan işlenen suçları anlamakta zorlanıyorum. İnsanların bilinçaltlarında bu kadar ağır ve kötü suçları işlemeye iten başlıca etken nedir? Bunu önleme yolları nelerdir? Bu konuya eğilmekte yarar görüyorum. Böyle suçlarda çoğu zaman ortada bir neden olmayışı araştırmacıların zihnini karıştırıyor. Kitlesel iletişimin son yıllarda çok daha etkili hale gelmesiyle, milyonlarca hatta milyarlarca insan vahşet olaylarından birkaç saat içinde haberdar oluyor. WHO tarafından yayımlanan bir rapora göre “şiddetin girmediği kıta ve ülke kalmamıştır ve bundan da toplumların çoğunluğu yüksek oranda etkilenmektedir.
Geçmiş yıllarda nispeten güvenli olduğu bilinen yerler dahi artık anlamsız şiddet eylemlerine sahne olabilmektedir. Örneğin Japonya’da, şiddet amaçlı suçların oranı uzun bir süre düşük seyretmişti. Maalesef, Haziran 2001’de yaşanan bir olayda İkeda şehrinde bir adam, bir okula girip elindeki satırla önüne gelene saldırmaya başlar. 15 dakika içinde orada bulunan çocuklardan 8’ini öldürür, 15’ini de yaralar. Bu olayı, sırf heyecan duymak için hiç tanımadıkları insanları öldüren gençlerle ilgili Japonya’dan gelen diğer haberlere ekleyince, insan artık pek çok şeyin değiştiği gerçeğiyle yüzleşmek durumunda kalıyor.
Anlamsız şiddet eylemleri toplumda suç oranının sürekli yüksek olduğu ülkelerde dahi tiksinti uyandırıyor.  
İnsanları bu denli şiddete yönelten duruma el atarak kalıcı çözüm üretmenin zamanı geldiği gerektiğini düşünüyorum. Diğerlerinin mal ve can güvenliği konusunda devletlere düşen görevler vardır. Toplumsal şiddet acilen el atılmadığı sürece günden güne artış göstermekle kalmaz. Kısa zaman içerisine önlenemez bir tehdit olarak karşımıza büyük bir sorunlar yumağını koyar. 
Yapılan araştırmalar neticesinde, çağımızda çeşitli iletişim araçlarından kaynaklanan sebeplerle insanda ki saldırgan davranışların büyüdüğünü gösteren gelişmeler dikkat çekiyor. Televizyon, filmler, video oyunları ve internet yoluyla sürekli şiddete maruz kalmanın, kişinin vicdanını körelttiği ve onu şiddet içeren suçlar işlemeye isteklendirdiğini yapılan araştırmalar ortaya koymaktadır.  
Türkiye’mizde ki duruma bakıldığında her geçen gün bir öncesini aratır hale gelmiştir. 
Benim şahsi olarak bu duruma bakış açım birçoğunuzun da ittifak edeceği üzere eğitim kalitemizin oldukça düşük yönde seyretmesi ve ailede eğitim anlayışımızın diplerde seyretmesidir.  
Eğitim alanında oldukça gerilerde seyretmekteyiz. Eğitime kalıcı ve çözümcü neşteri vuracak bir sistemin kurulamaması zamanla insanımızın zihninde bencil ve hep bana anlayışlı nesiller ortaya çıkarmıştır. 
Eğitim sisteminde başlatılan sürecin peşinden de ceza hukukumuzun yeniden gözden geçirilerek ne AB’nin ne başka bir yerin tesiri altına girmeksizin suçlunun yaptıklarının yanına kar kalmayacağını ortaya koyan bir sistemi oturtmak zorundayız.

Bu yazı toplam 648 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.