1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Ümitvarız
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Ümitvarız

A+A-
Dünyanın medeniyet iklimi Endenozya’dan Fas’a uzanan güzergâhta yer alır. Ve yine İslâm ülkelerinin çoğu ılıman iklime sahip iklim kuşağındadır. İstanbul, Çanakkale boğazları, Malaka boğazı, Hürmüz boğazı ve Süveyş kanalı gibi önemli ticaret geçiş yolları da Müslümanların yaşadığı bölgelerdedir.
Dünyanın hemen her yerinde Müslüman nüfus yaşamaktadır. Küresel göçler sebebiyle üç yüz milyon Müslüman maalesef bugün gayrimüslimlerin çoğunlukta oldukları ülkelerde bulunuyor. Bu da dünya Müslümanlarının %23’üne tekabül ediyor. Bu demektir ki bu kardeşlerimiz İslâmofobi etkisiyle birinci derecede tehdit altındadırlar.
Ortadoğu, Müslüman dünyanın manevî merkezi durumundadır ve Osmanlı’dan sonra parçalanarak sürekli kan ve gözyaşının aktığı bir bölge haline getirilmiştir. İslâm ülkelerinde şer devletlerin ajanları tarafından kasıtlı olarak etnik, dinî, mezhebî, siyasî ve kültürel çatışmalar sürekli yinelenip körüklenmektedir. Bunların başında Afganistan, Irak, Suriye, Filistin, Keşmir, Somali, Sudan, Nijerya, Mali vb. ülkeler gelmektedir. İçeriden ve dışarıdan bütün şer ittifaka ve terör saldırılarına rağmen istikrarlı büyüyen tek ülke Türkiye’dir. Müslümanların şiddet ve terörle anılması hususunda algı projeleri tüm dünyada sürekli gündemde tutuluyor. İslâm ülkeleri yapay gündemler ve terör sorunlarıyla uğraşmaktan doğal kaynaklarını işletebilecek sermaye ve teknolojiye bir türlü sahip olamıyor. Suikast ve sabotajlarla sürekli engelleniyor. Şam ve Bağdat gibi medeniyet mirasları tahrip edilerek geçmişle bağları tamamen kesildi. İslâm’ın medeniyet perspektifi unutturulmaya çalışılıyor.
Geleneksel kurumlarımız, tebliğ faaliyetlerinde iletişim araçlarını kullanmada şer güçler kadar başarılı olamıyorlar. Yeni genç kuşaklar, şovcu popüler medya lafazanlarına ve sosyal medya kaynaklı çarpık din anlayışına meylediyorlar. Geleneksel öğretiler ve mezhepler yerine Selefîlik gibi yorumlar yaygınlaşıyor. Dîn, hayat modeli(ibadet ve ahlâk) olmaktan çok siyasî ve ideolojik söylemlerle muhalefet ve mobilizasyon aracı haline geliyor. Medeniyet yönü; sanat, edebiyat ve estetik kalitesi düşüyor. Tebliğe ve yardıma yönelik bazı gruplarda, cemaatlerde, vakıf ve STK’lerde Allah(cc)’ın rızasını kazanma yerine dünyevîleşme, rant elde etme, iktidarda yer alma hırsı öne çıkıyor.
Batı ve ABD merkezli küresel sömürü sistemleri, bir Osmanlı delikanlısının “Van minüt” ve “Dünya beşten büyüktür” çıkışından sonra sarsılmış durumda. Bütün dengeler yerinden oynamış ve yeni bir denge arayışı başlamıştır. Avrupa merkezli bir dünya anlayışının yerini çok merkezli bir dünya anlayışı alıyor. Türkiye, uzun deneyimlerden, hegomonik darbelerden geçerek belli olgunluğa erişmiş ve kendi göbeğini kesebilecek yetkinliği göstermiş durumdadır. 15 Temmuz’daki hain saldırının püskürtülmesi, en güzel örneğidir. Türkiye bu konumuyla ve dünyanın en genç nüfusuna sahip olma özelliğiyle 1.6 milyar dünya Müslümanları ve mazlum milletler için bir umut ve beklenti odağı haline gelmiştir.
Başta Diyanet olmak üzere dinî kurumlarımız kendilerini çağın şartlarına göre yenilemek ve ihya hareketlerini daha temkinli bir şekilde sürdürmek durumundadır. Özellikle genç kuşaklara hitap edecek yeni yöntemler ve yorumlar geliştirilmelidir. En önemlisi de aile gibi dini ayakta tutacak olan ve ahlâkî değerleri dededen toruna yaşayan/ taşıyan/ aktaran/ yaşatan kurumlar desteklenmelidir. Dinî eğitim kurumları ve öğreticiler de aynı şekilde bir aile gibi İslâm’ı yaşayan/ taşıyan/ aktaran/ yaşatan olmak zorundadır. Bütün şer güçler İslâm’a karşı bir karalama savaşına kalkışsa da küreselleşmenin getirdiği iletişim imkânlarını yerinde ve zamanında doğru bir şekilde kullanarak İslâm’ı doğru anlatma stratejileri geliştirebilmelidir.
Korkunun ecele faydası yoktur. Bütün dünya şer güçleri ve içimizdeki hainler İslâm’ın nûrunu söndürmek için teyakkuz halindeler. Tarih boyunca denenmiş bütün projeler geliştirilmiş şekliyle yeniden denenmekte ve denenmeye de devam edecektir. Karanlığın en koyu olduğu an, sabaha en yakın olduğu andır. Gayret ve çalışma bizden, zafer/başarı Allah(cc)’tandır.
Allah(cc) yâr ve yardımcımız olsun.
Bu yazı toplam 263 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.