1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Ümmeti Fitneyle Yıkma Planları-2
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Ümmeti Fitneyle Yıkma Planları-2

A+A-

Bir önceki yazımda, Müslümanlara reva görülen zulümleri örnek göstermiş ve yapılan katliamlardan bahsederek, İslam ümmetini hem yurdundan etmek hem de onları kendi aralarında barındırmak istemeyen çirkef batı dünyasının uyguladığı asimile yaklaşımı örnek vermiştim.

Gelin uygulanan zulümler sonrasında yaşanan gelişmelere birlikte göz atmaya devam edelim.

93 Harbinde yüzbinlerce Balkan Müslümanı, köylerinin basılması ve katledilmeleri sonucu gruplar halinde göçe zorlandı. Makedonya'daki Müslümanlara karşı bir ay süren katliamlar yapıldı. Binlerce kişi hayatını kaybetti. Bölgede asılmadan önce abdest alan dedelerimizin fotoğraflarının bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Sofular, Kozluca, Kızanlık, Keçidere ve daha nice köyde yaşayan Müslümanların evleri yağmalandı, Hristiyanlığa zorlandı, okul ve camileriyle birlikte yakılarak katledildi. beşbine yakın Arnavut Müslüman Priştine’de Sırplar tarafından öldürüldü.

1910 - 1922 yılları arasında yarım milyon Müslüman, Ermeniler tarafından öldürüldü. Bölgedeki kadınlar yok edilirken tecavüz damgası eksik edilmedi. Erzurum, Kars, Van, Bakü, Erzincan’da yaşayan Müslümanların bir kısmı camileriyle beraber birden bire ortadan yok oldu…

Mayıs 1919 İzmir işgali sonrası Yunan birlikleri şehri katletti. Binlerce Müslüman’ın evleri yağmalandı, camilere doldurularak toplu olarak yakıldılar. Bazı tanıklar İzmir'den Konya'ya kadar olan bölgede Yunan askerlerinin Müslüman kadınlarına çok sık bir şekilde tecavüz ettiğini belirtirler. Kurtuluş Savaşı boyunca Anadolu’nun her yerinde yapılan yağmacılık, kundaklama sonucu milyonlarca Müslüman evsiz kaldı…

Stalin Şubat 1944 yılında, yarım milyon Müslüman Çeçen’i trenlere bindirilip Kazakistan’a sürdü. On binleri bulan tren seferlerinde on binlerce kişi hayatını kaybetti. Sürgün sırasında ölenlerin cesetleri İslami usullerle gömülmek yerine trenlerden yollara fırlatıldı ya da aç hayvanlara yem edildi. Mart ayında ise sıra Müslüman Balkarlara gelmişti. “İki saat içinde eşyalarınızı toplayın gidiyorsunuz” denilen halk, 18 gün süren yolculuk esnasında her vagonda yüzlerce kişiyi kaybetti. Bir daha memleketlerine dönemeyen Balkanların nüfusunun yarısı 13 yıl süren sürgünlerde eridi. Mayıs 1944 sabahı aynı senaryoyu Müslüman Kırımlılara uyguladı. Kırım’ı terk etmek istemeyenler kurşuna dizildi. İki yüz bine yakın Müslüman Kırım Türk’ü Özbekistan’a sürgün edildi. Yine hepsinin hikâyesine açlık sonucu ölümler bulaştı. On bin kişi açlıktan öldü. Müslüman Ahıska Türkleri Kasım 1944’de Batı Türkistan’a sürüldü. Binlercesi sürgünde can verdi.

Temmuz 1959’da Kerkük’te bulunan Müslüman Türkmenler 3 gün 3 gece boyunca katledildi. Gencinden yaşlısına, Kadın-erkek herkes ya boğazlandı ya da iplerle caddelerde sürüldü. Sağ kurtulanların çoğu sakat kaldı. Parçalanmış cesetleri ağaçlara ve elektrik direklerine asıp günlerce bekletildi. Müslüman Türkmenler, Telafer katliamıyla başlayan acı tarihlerinde Levi, Gavurbağı, Erbil, Musul, Yengice ve daha onlarca katliamı sığdırdı.

Değerli okurlarım, bunları neden mi paylaştım? Uzunca bir tarih sürecinde yaşananlara küçük bir örnek olarak bunları vermekle şimdilik yetineyim. Ama açık ve net ifade etmeliyim ki Müslüman ümmeti üzerinde oynanan ciddi kirli oyunlar var. Bu oyunlara geçmişten günümüze değin yığınla insanımız kurban edildi. Kimisi Arap, kimisi Türk, kimisi Boşnak, kimisi Çerkez, kimisi Ahıska Türkü, kimisi Azeri, kimisi Kırgız, kimisi Kazak…… Bu örnekleri katlayarak artırmamız mümkün.

İşin özü; temas etmek istediğim husus şudur. Yüzyıllardır oynanan çirkin bir oyun var. Bu çirkin oyunun temelinde kardeşi kardeşe kırdırarak Müslümanlar arasında kin ve nefret tohumları ekmektir. Oluk oluk Müslüman kanı akıtmaktır.

Günümüze kadar bu oyunda sadece aktörler değişti. Ama değişmeyen tek şey var. O da akan hep Müslüman kanı. Gözyaşları süzülen hep Müslüman analarımız. Topraklarında kurguladıkları satılmış karaktersizlerin oluşturdukları sözde Müslüman terör örgütleri kanalıyla kendileri sadece düğmeye basmak suretiyle İslam ümmetinin katledilmesini izlediler.

İşin üzücü yanı onca Müslüman arasına ektikleri fitne tohumları hedefine varmıştı. Yıllardır İran’ı kullanarak, Şii Sünni kavgası hortlatmak isteyen güçler, bunda başarılı oldular. Irak ve İran’da şu an yaşanmakta olan savaşı odakladıkları nokta mezhepsel ayrımcılığı bahane ederek ümmet arasında oluşturulacak ikilikle büyük bir vurgun hedefleyen eli kanlı batı dünyası, halen İslam dünyasından akacak kardeş kanlarıyla beslenmenin planlarını yapmaktadır.

Şu an etrafımızda dönen oyunun ana senaryosu budur. Yaşanan din savaşıdır. Yaşanan mezhepsel ayrımcılık körüklenerek İslam ümmeti arasında uzun yıllar süregelecek olan büyük bir ayrılık ateşini tutuşturmaktır. Bunu da İran’ın içine yerleştirdikleri bizden görünen köpeklerini pohpohlamak suretiyle patlatmak istiyorlar. Çünkü İslam ümmetini birbirine hasım kılacak olan en büyük fitne kaynağı mezhepsel ayrımcılığı hortlatmaktır.

uyanık ve dikkatli olmalıyız. …

Bu yazı toplam 398 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum