1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Ümmetin Çocukları Kırdırılıyor
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ümmetin Çocukları Kırdırılıyor

A+A-
Son gelişmeler insanı ürkütüyor. Son yıllarda savaşlarda ölen Müslüman sayısı ne kadar bilinmiyor. ( son 10 yılda 5 milyondan 15 milyona kadar değişik rakamlar veriliyor) Adeta ilan edilmemiş bir dünya savaşı yaşıyoruz. Harbin bir tarafında dünyadaki gelişmelerden habersiz, çoğunun yöneticisi zalim ve işbirlikçi, ülkesi ve beyinleri kaos içinde olan mazlum, masum Müslümanlar var. Karşı cephe de ise, Akif'in deyimi ile ; "Kimi Hindu kimi yamyam kimi bilmem ne bela..." olan Avrupalısı, Asyalısı, Amerikalısı ve onların kurdukları kumpaslarla mankurtlaştırılmış Ümmet-i Muhammedin çocukları var. Gavuru anladık da Müslümanım diyenlere ne oluyor? Bazen mezhep, bazen meşrep, bazen de örgüt kandırmacaları ile birbirini yiyen ümmet gençliği ne zaman kendine gelecek? Afganistan, Pakistan derken bu iç tehlike Irak ve Suriye'de zirve yaptı. Dünyayı kana bulayan, suyun başını tutan kafirlere karşı yapılması gereken savaşı, verilmesi gereken mücadeleyi içe döndüren bu gelişme maalesef ümmetin geleceğini de çalıyor. Hilafetin kaldırılması, alimlerinin yok edilmesi ile başsız kalan ümmet, cehalet girdabında dönüp duruyor. Uyuşturucu ile felç olmuş beyinler misali ne yaptığını bilmeden, kime niçin saldırdığını düşünmeden, kimi niçin öldürdüğünü anlamadan ha bire kıyıyorlar birbirlerini.
Rabbım Ümmet-i Muhammed'e merhamet eylesin. Irak ve Suriye'de Ümmetin (Alevi, Sünni, Selefi; Türk, Fars, Arap, Kürt...) çocukları birbirini kırıyor. Ölenlerin içinde adları George, Hans, Kyoto, Hingme, Boris... Olan kaç kişi var? Lakin ölenlerin adları Ali, Muhammed, Mustafa, Mahmut, Hasan Hüseyin...
Bu umutsuz, bu karamsar tablonun bitmesi için çalışmak Ümmetin bir numaralı meselesi olmalı. Her ülkeden alimler, din önderleri ve söz sahibi insanlar ayrılığı değil birliği, kavgayı değil sulhü öne çıkarmalı. İslam ülkeleri içinde hayatın gereği yaşanan siyasi, sosyal ve grup çatışmalarında Mü'minler/Müslümanlar birbirlerini düşman gibi değil rakip gibi görmeli. Mesela ülkemizde partiler, gruplar, cemaatler ve onların mensupları birbirleri ile olan sürtüşmelerinde karşısındakileri düşman değil rakip görmeli. Aksi halde Mazallah çevremizdeki İslam ülkelerinin durumuna düşeriz. Yaklaşan seçimler öncesinde bu gerçeği asla unutmamalıyız. Hangi partiden, hangi gruptan olursak olalım karşımızdakinin bizim düşmanımız değil, bizimle onlarca ortak noktası olan, ( İnsanız, Ümmetiz, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız, Türkiyeliyiz, aynı gemideyiz...) insanlar olduğunu unutmamalıyız. " Çıkarlarımız ve geleceğimiz bir ve beraber olmaktan geçiyor" hakikatini asla aklımızdan çıkarmamalıyız.

Ahmedi Nejad'ın Çıkışı

Bu mevzuda İran'ın eski Cumhurbaşkanı Ahmedi Nejad'ın son açıklaması çok güzel ve pek yerinde bir konuşma. Elbette tarihten beri Alevilik ile sünnilik, Şia ile Ehl-i Sünnet arasında büyük kavgalar büyük çatışmalar oldu. İki mezhep arasındaki görüş farkları azımsanmayacak kadar çok. Lakin bu gerçeklerin hiç biri bu gün birbirimizi boğazlamanın, birbirimize kıymanın bahanesi olamaz, olmamalı. Çünkü bu yolun sonu yok, bu gidişin akıbeti iyi değil. Ümmet-i Muhammedin(as) gerçek düşmanları dışarıda. Tüm İslam dünyasının (ekonomik) gücünü toplasan bir Almanya etmiyor. Bu gün yapılacak olan şey tarihte birbirimize yaptığımız düşmanlıkları hatırlamak değil, tam tersi birlikte olduğumuz zaman hem İslam dünyasını, hem dünyanın diğer bölümlerini nasıl sulh ve selamete kavuştuğunu hatırlamak. Bakın Ahmedi Nejad ne demiş: "Türkler yüce bir millettir, çok onurlu bir millettir, özgürlük ve adalet isteyen ve bunların mücadelesini veren bir millettir. Türkler, asırlarca İslam'ın bayraktarlığını yaptı. Ben, bölgesinin iki büyük gücü Türkiye ile İran'ın el ele vermesi gerektiğine inanıyorum. Türkiye, çok hızlı gelişen bir ülke. İki ülkenin de nüfusu yaklaşık 80 milyon ve son derece genç. İran, dünyanın en zengin doğalgaz ve petrol rezervlerine sahip. İslam dünyasının bu iki büyük milleti el ele verirse neler başarılmaz ki, ortak otomobiller ve uçaklar üretebilir, bütün İslam aleminin refahına katkıda bulunabiliriz" dedi.
İslam dünyasına nifak sokulmaya çalışıldığı ve bu konuda bütün Müslüman ülkelerin dikkatli olması gerektiği uyarısında bulunan Ahmedinejad, "İslam dünyasında mezhep savaşları çıkarılmaya çalışılıyor. Müslümanlar birbirine düşürülmeye çalışılıyor. Düne kadar yan yana namaz kılan insanlar, birbirlerini öldürüyor..." Hangi Sünni bu konuşmanın altına imza atmaz.
Ey ümmet-i Muhammed! Ey İslam ülkelerinde yaşayan her din, mezhep ve meşrepten insanlar! İçte parti, grup, örgüt, dernek, vakıf... ayrılıklarını; dışta mezhep, ülke farklılıklarını düşmanlığa dönüştürmeden birlik olmanın yollarını arayalım. Aksi halde Akif'in dediği olur Alim Allah:
"
Artık ey millet-i merhûme, sabâh oldu uyan!
Sana az geldi ezanlar, diye ötsün mü bu çan?
Ne Araplık ne de Türklük kalacak aç gözünü!
Dinle Peygamber-i Zîşân'ın İlâhî sözünü...

 
Bu yazı toplam 117 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.