1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Üniversiteler Ve Yurt Sorunu
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Üniversiteler Ve Yurt Sorunu

A+A-
Türkiye’de her seviyede eğitim ve öğretim yılı ya başladı ya da başlamak üzere.
Geçtiğimiz günlerde İlk ve orta öğretim başladı. Bu kategoride çeşitli sorunlar, irili ufaklı ortada duruyor. Yetkililer bu sorunları çözmek için çalışmaktadırlar.
Bugünlerde ve hafta başında da Üniversite ve yüksek okullarda eğitim ve öğretim başlayacak. İlk ve ortaokullarda öğrencilerin sorunu bölgesel olsa da, üniversitelerde durum daha değişiktir.
Bu seviyedeki öğrencilerimiz genelde kendi şehirleri dışında bulunan okullarda okumak zorundadır. Mali durumu iyi olanlar sorunlarını bir şekilde çözmektedir.
Bunların en büyük sorunları ise barınma sorunudur. Barınma sorunu çözülmeden bir çocuğun okuması, başarılı olması, emin şekilde bulunması oldukça zor, hatta imkânsızdır. Üniversitelerin başka boyutu da vardır.
Üniversiteler; özgür düşünen, bağımsız bireyler yetiştiren bir eğitim kurumudur. Çok sesliliğin var olabileceği tek özgür alan üniversitelerdir.Üniversiteler; hayatın ne kadar içindedir? Bilimsel eser üretmeyen akademisyenler; her şeyi bilir iddiasında herkese akıl verir ama bunun ne kadarını kendileri gerçekleştirir?Etkin ve saygın üniversiteler; sadece derslere odaklı değil, sanatı ve sporu da hayatının bir parçası haline getiren öğrenciler istiyorlar. Bulduklarında da hiç kaçırmıyorlar.Bilimsel eser üretmeyen unvan sahibi akademisyenler; üniversiteleri lise düzeyine düşürmüştür. Okunmayan birkaç makaleyle topluma, bilime katkısı ve etkisi olmayan öylesine yapılmış tezlerle, sallabaşı, eğil, al unvanı anlayışıyla doktor, doçent, profesör unvanına sahip olan birçok akademisyen, yetişen öğrencilerin gerisindedir.Her yerde açılan devlet ve vakıf üniversiteleri; akademik bilimsel düzeyi düşürmüştür. Unvanlı akademisyenler ordusu, görkemli bina kampüsleri oluşmuştur. Ancak üniversiteler, akademisyenler; bilim dünyasında, ülke sorunlarına çözüm üretmede çok sınırlı yere sahiptir.Üniversiteler memur zihniyetli akademisyen yerine; üreten, bilim adamı amaçlı akademisyen politikası benimsemedikçe, öğrenci de diplomalı özelliksiz insanlar olacaktır.Konya’mız büyümektedir ve birkaç büyük kentin dışında üniversitesi fazla olan bir kent ve üniversiteler kenti olarak ta bilinmektedir
Edinilen bilgilere göre Konya’da üniversitelerimizde yaklaşık 100 bin öğrenci bu eğitim ve öğretim yılında okuyacaklar ve konaklama yapacaklar.Konya Valisi Sayın Muammer Erol ile eğitim ve öğretim yılının başlaması nedeniyle yaptığımız görüşmede konu gündeme geldi. Sayın Vali Erol bazı rakamlar verdi. Konya’nın kredi ve yurtlar kurumu kapasitesi 15 bin kadar. Geriye kalıyor 85 bin. Haydi bunların 35 bini de kendi ailesinin yanında kaldığını düşünürseniz, 50 bin öğrenci açıkta, yada özel yurtlarda barınmak durumundadır.Valilik sorunun çözümü için çalışıyor.
Konuyu derinlemesine irdeledik. Özel yurtlarda ise doluluk oranının yüzde 50 civarında olduğunu gözlemledik. Yurt işletmecisi Ahmet Baydar doğru bir talepte bulunuyor ve aynen şu görüşü ortaya atıyordu:
“Devlet özel okulda okuyan çocuklar için eğitime destek vermektedir. Bizler de özel yurtların işletmecisi olarak devletten talep ediyoruz. Bize, daha doğrusu özel yurtlara da bu teşvik yada destek verilirse, öğrencilerimiz rahat, huzurlu ve sıcak bir konaklama imkanı bulur.”
Sanırım bu teklif sorunu en azından bugün için çözmede en doğru bir öneri olarak düşünmekteyim. İlgililerin bu konuda dikkatini çekmek istiyorum
Eğitim, öğretim, üniversite derken Amerikalı yazar Aljakson Browne’nin üniversiteye başlayan oğluna verdiği öğütle yazımı noktalamak istiyorum.
İşte öğütler:
Bir işe başlarken sermayenin yetersizliğinden dolayı üzülme, yaratıcı düşüncenin en büyük desteği yetersiz sermayedir.
İyi bir avukat, iyi bir mali müşavir, iyi bir muslukçu tanı.
Çocuklarla oyun oynarken onların kazanmasına izin ver.
Seni eleştirenlere karşı cevap yetiştirmek için vakit harcama,
Menfi insanlardan uzak dur.
Çocuklarına iyi miras bırakabilmek için hasislik etme.
İmzalayacağın kâğıttaki yazıları dikkatli oku. İri yazılar verileni, küçük yazılar alınanı içerir.
Eskiyebilirsin doğaldır ama, sakın köhneleşme ve paslanma.
İnsanlar senin neden yana ve neyin karşısında olduğunu bilsinler.
Çocuklarına en iyiyi veremediğin için üzülme. Senin verebileceğin en iyi ver onlara.
Ödünç aldığın otomobilin benzin deposunu dolu iade et.
Asansörde iş konuşma, seni kimlerin duyabileceğini bilemezsin.
Bir iş bitmeden parasını ödeme. Peşin ödeme yaparsan mutlaka tenzilat iste.
Sana maaş vereni eleştirme içinden, memnun değilsen istifa et.
Bu yazı toplam 42 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.