1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Vampirler Kazanmamalı
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Vampirler Kazanmamalı

A+A-
Türkiye'nin son 50 yılının en büyük meselesi hangisidir? İşsizlik mi, ekonomi mi, eğitim mi, ahlaki erozyon mu, kültürel yozlaşma mı? Bu meselelerin hepsi çok önemli yalnız hiç biri terör kadar devletin ve milletin dengesini bozmamış, düşünce sistemini allak bullak etmemiştir. Ortada kan, ölüm ağıt oldu mu her şey normallikten çıkıyor. Her şey anormalleşiyor. Bunu en iyi Türkiye'de yaşayan bizler biliyoruz.
Dağdan köylere getirilen terörist cenazeleri, bunun ortaya çıkardığı kin ve nefret ortamı. Yine dağdan vatanın her bölgesine gelen şehit cenazeleri, al bayrağa sarılı tabutlar, haykıran, bağıran ağlayan, anneler, babalar, bacılar, kardeşler…Böyle bir manzaranın, böyle bir ortamın yarattığı iklimde hiç kimse normal düşünemez, hiçbir kurum kişi ve kuruluş sağlıklı karar veremez.
İki yıla yakındır bu nahoş ortamdan uzaklaşan ülkemiz, devletimiz, insanımız, siyasetimiz tam normalleşirken, son Lice olayları ve Bayrak meselesi ülkeyi, siyaseti kaosa savuracak gibi. Bu büyük tehlikeye karşı hepimiz elimizden gelen tedbiri almalıyız. Çünkü bu büyük derdin Türkiyeyi nasıl felç ettiğini çok iyi biliyoruz. Başta iktidarı ve muhalefeti ile siyasetçiler olmak üzere; basın, stk' lar, halk önderleri, yazarlar, sözü geçen kişi ve kurumlar… Bu kirli iklime, bu kanlı döneme, bu karanlık devreye bir daha dönmemek için elinden geleni yapmalı. O ortamı en çok sevenler vampir ruhlu insanlardır. Vampirler hariç kimse insan kanından hoşlanmaz. Olaylara, hadiselere, gelişmelere duygularımızın tesiri ile değil aklımızla ve sağduyumuzla yaklaşmalıyız.
Barış ortamının bozulmasına, kardeş kanının tekrar akmaya başlamasına sebep olan herkes, her kişi, her kurum, her kuruluş şunu iyi bilmeli ki bu vebal ona sadece bu dünyada değil sonsuz alem olan ahirette de büyük zarar verecektir. Bu ortamda işlenen her günahın, bu iklimde kaybedilen her canın vebali (kıyamette o sonsuz hayatta) azap olup yakasına yapışacak ve sonsuza dek yakasını bırakmayacaktır.
İktidarı sevmeyen Erdoğan'a muhalif bakan kardeşler! Hükümete, başbakana kızabilirsiniz, beğenmeyebilirsiniz. Başbakanı yenmek, hükümeti düşürmek için her türlü meşru çalışmayı yapabilirsiniz. Bunların hepsi normal. Yalnız öfkenizi nefrete, kine dönüştürüp bu gayri tabi hal ile hadiselere yaklaşırsanız ne siz bir şey kazanabilirsiniz ne ülke. Hepimiz kaybederiz. Öfkeyle kalktığınız için zararla oturursunuz. Yalnız bu oturuşunuzdan sadece siz değil tüm ülke, bütün millet zarar görür.
Bayrağı İndiren İndirilmeliydi
İndirmek öldürmek anlamında değil tabi ki. Herkes biliyor ki barışı yakalamış bir Türkiye, teröre harcadığı zamanı, enerjiyi, parayı kalkınmaya, yola, sağlığa, eğitime… Kısaca kalkınmaya yönlendirdi mi süper bir güç olur. Bunun emmareleri ufukta görülmeye başladı zaten. Kerkük petrolünün Türkiye'ye gelmesi, Atak Helikopterlerinin üretilmeye başlanması, kanın durması, Avrupa'nın sıfır büyüme gösterdiği bir dönemde yüzde 4,5 luk büyüme göstergeleri,3. Hava alanını temelinin atılışı…Bunlar içte ve dışta büyük aksülamel uyandıran gelişmeler. Bu gelişmelerle IŞİD in Musul'a girişi, bu gelişmelerle Bayrak hadisesi arasında yakın bir ilişki var. Bu nedenle o bayrağı indiren indirilmeliydi. Bir kere o karanlık yüz, o vampir askeri alana girememeliydi. Girdiğinde hiç olmazsa ayağından vurulup diz çökertilmeliydi. Direğe çıkana kadar gafil olunmuşsa direkte iken belden aşağısı tutmaz hale getirilmeliydi. Niye öldürülmemeliydi? Çünkü vampirler onun ölüsünü dirisinden kıymetli hale getirirler de ondan.

Biz sade vatandaşlara bu günlerde düşen en büyük görev şudur; olaylara sağ duyu ile yaklaşıp, öfkemizin esiri olmadan, ülkenin o kanlı günlere dönmesine sebep olacak söz ve davranışlardan kaçınmak. Ülkenin dirliği, milletin selameti, vatanın yükselmesi için kavli ve fiili dualar yaparak Allah'ın bize bahşettiği akıl ve fikir nimetini, tecrübe hazinesini iyi kullanmak. Bunları yaparak vatandaşlık vazifemizi yapmış oluruz.Aksi halde panikleyerek, öfkelenerek, kızarak sade kendimizi değil tüm ülkeyi, sade bu günlerimizi değl yarınlarımızı da kaybederiz. Vampirleri sevindirmemek için, irademize sahip olmalı öfkemizi dizginlemeli, yöneticilerin doğru ve hayırlı işler yapması için Allah'a dua etmeliyiz. Çünkü, her şey Allahü tealanın ilim ve iradesi dahilinde gelişir. Ancak O hayırları şer eyler, ancak O kötülükleri hayra tebdil eder.

 
Bu yazı toplam 59 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.