1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Vatana Canımız Feda Da Geçim Sıkıntısı Ne Olacak?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Vatana Canımız Feda Da Geçim Sıkıntısı Ne Olacak?

A+A-
Bugün biraz farklı bir konuya değinmek istiyorum. Biz vatan müdafaasında samimi duran ve milletimizin birlik ve beraberliği için gayret gösteren yöneticilere sevgi besleriz. Bu memleketin bekası için gerektiğinde hiç geri adım atmaksızın müdafaayı da biliriz. Ama görünen bir gerçeğe temas etmekte yarar görüyorum. Ülkemizin bunca bereket içeren bir coğrafyada yer almasına rağmen özelikle gıda ürünlerinde geriye çekilmeyen zamların sebebini öğrenmek istiyorum. Her şey güzel ama kendilerini o makamlara getiren ve o makamlarda kalmaları için canını siper eden bu toplumun sesi kısık bir kesimi olduğunu hatırlatmak isterim. Sesi kısık bu vatandaşlarımızın bugün yaşadığı geçim sıkıntısı açık ve net ortadadır. Özellikle etrafımdan tanıdığım çok sayıda emekli vatandaşın yaşam şartlarında ki sıkıntılar bariz olarak ortadadır. O halde günü geldi bu vatandaş devletine ve hükümetine canını ortaya koyarak sahip çıktı. Şimdi de sıra hükümetin kendisine bu kadar açık destek vererek bekasını borçlu olduğu bu halka nefes aldırma borcu vardır. Çeşitli şartları ağır desteklerle bu halka bankaya bulaştıracak çözümler üretme yerine bugün asgari ücretlilerin ve emeklilerin maaş zamlarını en uygun rakamlara ulaştırmak şart olmuştur. Enflasyonu temel gıda maddeleri üzerinden hesaplamak suretiyle gerçek alım gücüne ulaşmak yerine, beyaz eşya ve kuyumcu ürünleri üzerinden hesaplayan sistem bu vatandaşın gerçek alım gücünü ortaya koymamaktadır. Bu sahte oyun ve tuzaklarla halka yüklenerek memleketin kasasına biriken parayla üstündekilere şirin görünme arzusu içinde olan hükümet yetkililerinin halkın gerçek yaşamına dair sınırları tanımasına iman yoktur. Bu gölgeleme sistemi altında ezilen halkın refah seviyesinde artış olmaması üzüntü vericidir.
Bugün batıda emekli olan kesimin emeklilik yaşamı süresince her sene dünyanın farklı bölgelerine giderek tatil yapması, yaşam standardı noktasında bu halkın bulunduğu makûs durumu açıkça ortaya koymaktadır. Elbette vatan müdafaası her şeyin önünde gelir. Ama hükümetin kendi bekası için canını ortaya koymaktan bir an olsun imtina etmeyen vatandaşları için böylesi bir jesti bekleme hakkının olduğuna inanıyorum.

Bizim ülkemiz maalesef hep halkının fedakârlıklarıyla bugünkü konumuna ulaşmıştır. Bu vatanın bekası için her an canını ve kanını ortaya koymaya hazır olan bu milletin fedakârlıklarıyla ayakta kalmak yerine halkın geçim sürecine sıkıntı vermeyen kalıcı ve sağlam çözümler üretmenin zamanı gelmedi mi?
Mesela çeşitli üreticilerin daha fazla kazanma hırsıyla bilenen dişlerini törpülemenin zamanı gelmedi mi?
Zenginin daha da zengin olduğu bir sistem adil bir sistem değildir. Zenginde makul ölçülerde kazanmayı öğrenecek.
Basit bir örnek vermek gerekirse; yumurta fiyatları geçtiğimiz 2 ay içerisinde ikiye katladı. Önceki rakamlarla yumurtacıların kazandığını hepimiz biliyoruz. Ama zam sonrası büyük ölçekli yumurta firmalarının sahiplerinin ağızları kulaklarına varırken vatandaşımızda yumurtayı mecburen adetli olarak almaya başlamıştır. Bugün elinde ki imkânların semeresini yaşayamayan bir ülkenin vatandaşıyız. Ülkemizde ki coğrafi konum ve iklim şartları hayvancılığın artılarını tamamen yerine getirebilecek boyuttadır.
Hemen her gün akşam vakitlerinde evimin yanında ki bir mandıraya uğrar oradaki kardeşimin bir bardak çayını içerek sohbet ederiz. Zamların ardından halkımız yumurta tüketiminde oldukça geriye düştü. Sadece yumurta değil ki! Bakliyat ta uçuşa geçti. Nohutun kilosu 10 TL’yi buldu. Fasulye peşinden koşuyor. Mercimek konusuna girmek bile istemiyorum. Ayçiçek yağının 5 kilosu daha bir sene öncesine kadar 10 TL gibi rakamla alınabiliyorken bugün 25 TL’nin üzerine çıkmıştır. Bu ürünler bir kez zam aldı mı geriye dönüş olmuyor ve rakamlar katlayarak yükselişe geçiyor.
Örnekleri artırmak mümkün. Zeytinyağı artık tamamen zenginin gıdası haline dönüştü. Televizyonlarda tüketime teşvik ettiğiniz toplumun alım gücünü de hesaba katmak zorundasınız. Kuru kuruya yapılan reklamlar halkın karnını doyurmaz. Bu konuda parmağı olan tüm yetkililer Allah huzurunda sorumlusunuz. Bunun hesabını çatır çatır Allah’a verilecek.
Sadece temel gıda maddeleri olsa neyse de bugün her kalemde ki fahiş artışın önüne geçilmediği sürece bu ülke zamanla yaşanmaz hale gelecektir.
Mesela arabası olan vatandaş arabanın motorlu taşıt vergileri, korkunç artan zorunlu sigorta prim tutarları ve en önemlisi her geçen gün artan yakıt giderleri karşısında ezilmekte.
Bu arada hatırlatmadan geçmek istemem. Yakıt giderlerinden alınan afaki vergiler, dünyanın sadece birkaç ülkesinin başına bela olmaktadır.
Tüketici Sorunları Derneği Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu yapılan geçtiğimiz aylarda yapılan benzin zammının adaletsiz olduğunu ifade ederek diyor ki: “Hoppala demek durumundayım. Dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanan tüketicilere uygulanan fiyat içinde neredeyse 3’te 2’sinin vergi olduğu bilinir ve milletçe buna tepki verilirken vergi oranlarının artırılması anlaşılabilir bir şey değil. Vergi oranlarının düşürülmesi ile akaryakıt fiyatlarında azalma umuyorduk.” diyor.
İşte durum bu!
Sıra hükümete geldi. Kendisine canı pahasına siper olan bu vatandaşa bir jest yapacak mı?
Göreceğiz…
Bu yazı toplam 191 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.