1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Vatandaşa Değil Devlete Güveniyorum
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Vatandaşa Değil Devlete Güveniyorum

A+A-

Daha 3 ay önce 7 milyar insanın birbirinden kaçıp eve saklanacağı bir bilim kurgu filmi izleseydik, bunun gerçek olamayacak kadar imkânsız olacağını düşünürdük. Fakat şu anda, tam olarak evlerde rehin kalmış durumdayız.

İnsanlık tarihi boyunca çeşitli tarihi çağlar, afetler, salgın hastalıklar ve savaşlar yaşanmıştır. Fakat bunların büyük çoğunluğu bölgesel ya da belli bir kıta ile sınırlı kalmış küresel bir tehdit haline gelmemişti. Bugün ise ilk önce Çin’de işittiğimiz ve kendimize uzak olduğunu düşündüğümüz Covid 19 salgını kapımıza gelmiş dayanmıştır. Hatta hepimizi tehdit edip korkutarak ev hapsine almış olduğu için bir nevi karantinada gibiyiz.

İçinde bulunduğumuz koşullarda siz bu yazıyı okurken Covid 19 salgınının gelmiş olduğu noktayı kestirmek güç görünüyor. Fakat “evde kal” çağrılarının etkili olduğu, salgının hız sınırının düştüğü ve ortamı hayal ediyorum. Umarım gerçek olur. İlk vakanın çıktığı 10 Marttan bugüne 108 vatandaşımız vefat etti. 55.464 test yapılmış, 7402 Covid 19 tanısı konmuştur. 445 hasta yoğun bakımda, 309 hasta entübe edilmiş ve iyileşip taburcu edilen hasta sayısı da 70’tir. Bu arada sık işittiğimiz için entübe nedir diye sözlüğe baktım. Kısaca; yeterli soluk alamama durumu olarak da tanımlanabilen solunum yetmezliliği hastalarında, solunumu düzenli hale getirmek için ağızdan nefes borusuna ulaşan boru takma işlemine "entübasyon", hastaya da entübe edilen hasta denilmektedir.

Salgınla mücadele konusunda da görüyoruz ki devletimiz canhıraş bir çaba içerisindedir. Bu salgına rağmen yurt dışında olanlara “orada kalın” da diyebilirdi ama demedi ve hepsini ülkeye getirmek için yoğun bir mesai harcandı. Nihayetinde gelenler 14 günlük karantina süreci için öğrenci yurtlarına yerleştirildiler. Bu arada bir iki umreci vatandaşın siyasi saiklerle olduğunu düşündüğüm şekilde devletimize ve karantina şartlarına yönelik eleştiriden fazlası hakaret videolarına tanık olduk. Yine Ukrayna’dan getirilen 3 öğrencinin hakaret içerikli videosunu izledik. Bunlar toplumda bir öfkeye neden oldu fakat güvenlik güçlerimiz suç unsuru olanlar için zaten harekete geçti ve yargı önüne çıkarttı bunları..

Neticede salgınla mücadelede sabır ve zamana çokça ihtiyacımız olacak. Çünkü mücadele etmek, direnmek ve kazanmak kolay değildir. Bu nedenle kararlı ve dikkatli bir şekilde tedbirler alarak, evde kalarak, sosyal izolasyonu sağlayarak salgının zincirini kırıp Covid’i mahkûm etmemiz gerekiyor. Ben kendi adıma zorunlu olmadıkça dışarı çıkmıyorum. Çıkmak zorunda kalınca da işimi görüp fazlaca oyalanmadan hiçbir yere temas etmeden geri eve dönüyorum. Fakat buna rağmen güvende olduğumu düşünmüyorum. Çünkü küsmeye güvenemiyorum. İnsanlar gerçekten çok dikkatsiz, hapşırık gelince sağa sola rahatça hapşırabiliyor. Toplu taşıma araçlarında rast gele sağa sola dokunup tanıdıkları ile merhaba yapıp tokalaşabiliyor. Bugüne kadar da ekrana çıkmayan uzmanımız kaldı mı bilmiyorum ama anlattıklarından bu virüsün çok çabuk bulaş olduğunu, çeşitli yüzeylerde bir ilkli güne kadar canlı kalabildiğini anlattılar.

Bence siz de bu konuda kimseye güvenmeyin. Pis olduğu için olmasa bile dikkatsizlik sonucu bir yakınınız Covid 19 taşıyıcısı olabilir. Hatta kendimiz dahi taşıyıcı olabiliriz. Bu nedenle her ortamda sosyal izolasyonu en az 1 metreden fazla olmak koşulu ile muhafaza etmek gerekir. Yakınlarımızla su içerken, yemek yerken farklı bardak ve tabakların kullanımına dikkat edelim. Çünkü birçok kimse yeterince dikkat etmiyor.

Bir vatandaşa bakıyorum; ilgisiz, duyarsız ve dikkatsiz bir de devlete bakıyorum; ilgili, duyarlı ve dikkatli. Bu nedenle ben vatandaşa değil devlete güveniyorum.

Bu yazı toplam 1419 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.