1. YAZARLAR

  2. Kadir İYİANLAR

  3. Vatandaşı Yoksullaştırıp, Ülkeyi Batağa Sürüklüyorlar
Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Vatandaşı Yoksullaştırıp, Ülkeyi Batağa Sürüklüyorlar

A+A-
Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomi yönetimine yön veren iki özel ekonomist danışmanı var...
Yiğit Bulut ve Cemil Ertem…
Birde Yiğit BULUT Beyefendi ile TRT2 de Derin Analiz adıyla program yaptığı Hasan Kurtulmuş var.
Bu üçlü ara ara birlikte de program yaparlar. Bu şahısların hiçbir siyasi altyapısı yoktur, el attıkları hiçbir işte tutunamamışlardır.  Hayal aleminde yaşarlar... Sanırsınız dünya ekonomisine yön verirler.
Bir zamanlar Erdoğan Hükümetini sık sık eleştiren Yiğit Bulut beyefendi, Reisçi olmadan önce şöyle diyordu:
Bankaların yüzde 51’ini sattım diye övünen bir ekonomi bakanı var. Türkiye’de hazine bonolarını kimin aldığını kimse bilmiyor. Borsada hisseleri kimin aldığını bilmiyor. Bu acıdır. Türk halkının emekli olma hakkı yok. 70 milyon çalışacak 5000 kişi rantı yiyecek. Bankaları satarsınız, otoyolları satarsınız Telekom’u satarsınız ondan sonra faize çalışırsınız. Sonra buranın adı Türkiye olur biz de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oluruz. Yok böyle bir şey.
Düşük faiz... Bol üretim ve itibarsızlaştırılmış TL... Bunların hedefidir.
Enflasyon öncelik değildir.
Bu şahısların Cumhurbaşkanı Başdanışmanları olmasıyla, hükümetin ekonomi kanadı neredeyse hükümsüzleştirilmişlerdir... Merkez Bankası Başkanının özerkliği güme gitmiş, bu şahısların yönlendirmeleriyle karar alır konuma gelmiştir. Merkez Bankası yönetenleri piyasayı sadece izlemekte, 20- 30 bin TL maaşı her ay cebe indirmektedirler.
Yiğit Bulut her döviz düşecek, döviz kısa sürede 2.75’e gelir dediğinde döviz fiyatları başını alıp gitmiştir. Ona göre hareket geçicidir ve rantçılar kaybedecektir. Bunları söylediğinde dolar 2.93 civarındaydı...

Bugün Euro ve Dolardan oluşan sepet kur, tarihi zirvelere her gün yol almaktadır... Yani Türk halkı gittikçe fakirleştirilmektedir. Türkiye’nin kısa vadeli dış borcu 210 milyar dolar civarındadır.
Kısaca işletmelerimizin dış borcunun neredeyse yarısı kısa vadelidir... Bu işletmeler, borçlarını döndürebilmek için kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye üzerine oynadıkları oyunlardan da anlaşılabileceği gibi daha yüksek faizle borçlanmaya mecburdurlar...
Yoksa ya şirketlerine yok pahasına dış ortak bulacak ya da iflas bayrağını çekeceklerdir.

Ekonomi çevrelerinin
Moody’s kredi notunu düşürmesinden sonra, Türk halkı 4 milyar dolar sattı, yabancılar 650 milyon dolar üzerinde alım yaptı demeleri de gerçeği değiştirmiyor. Aynı dönemde merkez bankasının rezervleri de 5 milyar eridiğine göre  dolar 3000’i de aşıp 3050 üzerine oturduğu düşünülürse, Türkiye’den 1 AYLIK KISA BİR SÜREDE 10 MİLYAR DOLAR PARA ÇIKIŞI OLDUĞU ANLAŞILMAKTADIR.

Geçmişte  Yunanistan’a oynana oyunun bir benzeri oynanmaktadır... Önce borçlan, sonra kredi kuruluşları ülke notunu kademe kademe düşürüp çöp seviyesine getirsin ve neyin var neyin yoksa yabancılara peşkeş çek... Hedef budur... 14 yıllık kazanımlar heba edilmektedir.
Eğer birazcık ekonomi bilgisi olan varsa, yok şu kadar büyüdük, ekonomimiz iyi yolda sözlerinin hele bir de dış siyasette bizi elbirliği vermiş tuşlamaya çalışanların tek safta toplandığı düşünülürse, koskoca bir hayal olduğunu görecektir.

Vatandaş bankalarca kendilerine tahsis edilen kredi kartlarıyla tarihi borç yüküne girmiştir... Ne ana para ne de faizini ödeyemeyecek durumdadır. 70 MİLYAR... ESKİ PARAYLA 70 KATRİLYON BORÇ YÜKÜ VARDIR. İşletmeler nakit sıkıntısı çekmekte, devlet her türlü alacağını çatır çatır alırken, bu işletmelere sıkıntı anında hiç bir katkı sunmamaktadır.  
Eğer devlet bir fon kurup, geçici sıkıntıya düşen işletmelerimizi faizle borçlanma illetinden kurtarmak için, 24-36 ay gibi bir zamanda sıfır faizle ödemeyi sağlayacak bir yöntemle RAHATLAZMAZSA, işletmelerimizden de çok batacak olacaktır.
Yani borcu borçla kapatma dönemindeyiz...

Rahmetli Erbakan Hocam Havuz sistemi ile FAİZ LOBİSİNİN BELİNİ KIRMIŞ, KAMU KURULUŞLARININ PARASINI TEK MERKEZDE TOPLAMIŞ, PARASI OLAN HAVUZA KOYMUŞ, PARA İHTİYACI OLAN HAVUZDAN ALMIŞTI.
Yönetmek işte budur... Sen gerekli yasaları çıkarmaz, iş, aş sağlayan işletmeleri yolunacak kaz olarak görmekten vazgeçmez, üreten satarken ağlar, tüketici alırken kızarır, aradaki de elini ovuşturursa, dünya da her şey lehimize gelişirken biz hala enflasyonu sıfırlayamıyorsak devletin icracı bakan ve bürokratları yerine,  Yiğit Bulut gibiler ekonomiye yön veriyorsa vah ki bu memleketin haline vah...

Eğer Cumhurbaşkanımız masaya vurmaz, bu gittikleri yerde tutunamayanları dinlemeye devam ederse, bir sonraki seçime kadar iddia ediyorum, kendimizi İMF ve Dünya Bankası’nın kucağında buluruz.

KİM İSTEMEZ Kİ FAİZLER YÜZDE SIFIRA DÜŞSÜN, ÜRETEN, ÜRETTİKÇE NÜFUSUNA İŞ, AŞ SAĞLAYAN, REFAHI EN ÜST SEVİYEYE ÇIKARIP ÜRETTİĞİNİ DÜNYA’YA EN YÜKSEK FİYATTAN PAZARLAYAN BİR ÜLKE OLMAYI...  KİM İSTEMEZ Kİ DÜNYA LİDERİ OLMAYI...
Bu yazı toplam 119 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.