1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. VEKİL OLMAK KOLAY, YA SORUMLULUK ALMAK?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

VEKİL OLMAK KOLAY, YA SORUMLULUK ALMAK?

A+A-

Genel seçimler öne alınınca ortalığı bir heyecan huzmesi kapladı. Konya’mızda da onlarca kişi aday adaylığı için başvuruda bulundu. Merkeziyle, ilçeleriyle, köyleriyle, kasabalarıyla ilimizi temsilen 15 kişiyi vekil olarak Ankara’ya uğurlayacağız.

İnşallah şehrimiz adına giden temsilcilerimizin bundan öncekiler gibi meclisin ceylan derisi koltuklarında kaybolup gitmezler. Bu görevin ne kadar zor ve meşakkatli olduğunu, üstlenilen sorumluluğun hak katında mutlaka hesabının sorulacağı ve belki de burada can attığı bu göreve geldiği için ahirette derin pişmanlıklar yaşayacağı bir ihtimal çıkmayacağını umut edelim.

Evet, şaka olsun ya da laf olsun diye yazmıyorum.

O makamı elde etmekle dünyanın çul çaput daha birçok nimetinden yararlanma fırsatını elde etme hakkına sahip olacaklar. Ama yaşanananlık her rahatlığında iliklerinize kadar sorgusu olacak.

Cumhurbaşkanı bulunduğu makam itibariyle hak huzurunda en zor imtihana tabi tutulacak. Yanlışları varsa zerresine kadar hesabını verecek, doğruları varsa da zerresine kadar nimetlerine ulaşacak.

Bunu silsile şeklinde başbakanı, bakanları, vekilleri ve sırasıyla halkın en alt düzeyinde ekmeğini kazanan ferdine kadar mesuliyeti nispetince hesaba maruz kalınacak. Bugün çok hoş gibi görünen makamlar yarın ebedi yurdumuzda önümüze serilecek ve yaptığımız her icraatın, attığımız her adımın, söylediğimiz her sözün, kırdığımız her kalbin, incittiğimiz her gönlün teker teker hesabına maruz kalacağız.

İşte bunu anlamak için ölmek değil ölmeden önce mümin ferasetiyle görmek ve kendimize çekidüzen vermek, haddimiz olan konularda konuşmak, haddimizi aşan konularda çenemizi tutmasını bilmek bir erdemdir.

Bu açıdan durumu değerlendirmekte yarar var. İnsanoğlunun isteyemeyeceği makam veya mevki yoktur. Maymun iştahlı davranıp makam mevki peşinde koşmak değil de kendinizden daha yatkın ve o işe daha ehil birilerini tercih etmek inançlı bir Müslümanın şiarı olmalıdır. Aksi takdirde nefsi kendi istekleriyle baş başa bıraktığınız zaman hep yükselmeyi ve birilerine tahakküm etmeyi arzulayacaktır.

Konuyu fazla açarak konunun boyutunu büyütmek istemiyorum.

Şu anda her seçim öncesinde olduğu gibi vekil pazarları kuruldu. Bugünün en klas mekânları parti il başkanlıkları ve genel merkezlerdir.

Partiye gönül vermiş vekil olmak isteyen yüzlerce isim sıraya dizilmişler, başvuru da bulunuyorlar.

Belki de ya tutarsa!

Ehh! Umut dünyası işte!

Siz istedikten sonra nefsin arzu etmeyeceği şey mi var?

Buradan Konya’mızı önceki seçimlerde temsil etmeye hak kazanmış vekillerimiz açısından değerlendirmekte yarar görüyorum.

Kimdi Konya milletvekilleri?

AK Parti; Ahmet Davutoğlu, Mustafa Baloğlu, Hüsniye Erdoğan, Ahmet Sorgun, Ziya Altunyaldız, Uğur Kaleli, Leyla Şahin Usta, Mehmet Babaoğlu, Abdullah Ağralı, Halil Etyemez, Hacı Ahmet Özdemir, Ömer Ünal

Cumhuriyet Halk Partisi; Mustafa Hüsnü Bozkurt

Milliyetçi Hareket Partisi; Mustafa Kalaycı

Bu arkadaşlarımız, ağabeylerimiz, büyüklerimiz daha 1,5 ay daha vekiller. Bugüne kadar Konya’mız adına proje geliştiren oldu mu?

Eğer olduysa demek ki tanıtımını iyi yapamamıştır ki o da büyük bir eksikliktir.

Halkla iç içe olma noktasında takdire şayan koşturmacaları ve sosyal medya avantajlarını en yerinde kullanma gayretleriyle Leyla Şahin Usta Hanımefendi başı çekiyor.

Diğer vekillerimizin Konya adına ne çabalar gösterdiğine dair herhangi bir bilgisi olan var mı?

Varsa lütfen bilgi versin, tükürdüğümüzü yalayalım.

Benim temas etmek istediğim husus budur.

Konya’nın Ankara ayağı ketum bir görüntü arz ediyor. Ankara’ya kapağı atan vekiller ya danışma meclis toplantıları için veyahut partinin yemekli programlarına katılmak için geliyorlar.

Konya’da insanlar neye ihtiyaç duyuyorlar?

Hayatlarından memnunlar mı?

İstedikleri ya da söz verildiği halde yerine getirilmeyenicraatlar var mı?

Bunu neden yoklamıyorsunuz?

Ya da neden yoklamadınız?

İşte size tanınan süreninde sonuna geldik. Belki bir ay sonra mecliste ki eşyalarınızı toparlayarak şehrimize geri döneceksiniz. Büyük bir olasılıkla da silinip gideceksiniz.

Ama halkın içinde olmayı başarabilmiş vekiller, her daim ayakta kalacaklar, hep sevilecek, sayılacaklar.

Sizde asgari ücretlinin bilmem kaç katı emekli vekil maaşınızla gününüzü gün edeceksiniz.

Bu vebali taşıyabilecek misiniz, sevgili aday adayları?

Hesabınızı iyi yapın, ince yapın…

Bu yazı toplam 746 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.