1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

  3. Ya çocuklarını acıya doğuran "öteki" anneler;
Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

Ya çocuklarını acıya doğuran "öteki" anneler;

A+A-
Üç gün önce “anneler günü” nü kutlamamız söylendi ve hep birlikte itaat ettik küresel oyuncuların bizim duygularımıza koydukları ipoteklerle sınırlandırılmış robotlar olarak bu kutsal (!) emre. Oysa senede bir gün mü anneydi annelerimiz, senede bir gün mü babaydı babalarımız ya da sevdiklerimiz tek bir gün için mi “özel ve önemli” olacak, öyle hissedeceklerdi. Rabbimizin en büyük mükâfat ve müjdesi olan cenneti bile annelerin ayaklarının altına seren bir medeniyetin çocuklarının buna ihtiyacı da yoktu, sınırlandırılmış ve belli günlere teksif edilmiş sevgi gösterilerine de oysaki…
Öte yandan o günün sabahında hüzünle ve acıyla doldu içim. Dünyanın dört bir yanında acı çeken, çocuklarını acıya ve açlığa doğuran anneleri ziyaret ettim hayalimde birer birer. Evet, onlar da annelerdi, ama “öteki anneler”, unutulan anneler. Onları hatırlamaya çalışalım hep birlikte isterseniz;
En büyük ve en tescilli zalim Amerika'nın Hiroşima ve Nagazaki'de hayatını soldurduğu anneler,
Stalin'in milyonlarcasını ve evlâtlarını sürgünlerde ve toplu kıyımlarla katlettiği anneler, özellikle de Kırım'lı ve Kafkasya'lı anneler,
Afganistan'da daha dün elleri, ayakları oyuncak görünümlü bombalarla Ruslar tarafından koparılan evlâtlarına her gün bakmak zorunda olan anneler,
Doğu Türkistan'da kızları Çinliler tarafından devletin asimilasyon politikalarının bir parçası olarak kaçırılan, satılan, erkekleri hunharca öldürülen anneler,
lrak'ta yıllarca küstah Amerikan askerleri tarafından ırzları, namusları çiğnenen anneler,
Arakan'da her türlü taciz ve tecavüze uğrayan, evlâtları gözlerinin önünde asılan, yakılan anneler,
Daha dün Bosna'da 60.000 den fazlası medeni (!) Avrupa'nın ortasında ve tüm dünyanın umursamaz ve zalim bakışları altında sistematik tecavüze ve soykırıma uğrayan anneler ve zalimce anne edilen zavallı masum kız çocukları,
Yüzyıllarca evlâtlarının köle yapıldığı yetmiyormuş gibi, on yıllardır da beyaz batılıların sponsorluklarında çıkartılan iç savaşlarda yavruları vahşice katledilen ya da evlatlarının açlıktan bir deri bir kemik kalıp, bir damla su, süt, bir parça ekmek bulamadan gözlerinin önünde erimesine şahit olan, tüm dünyanın çaresizliğe acımasızca terk ettiği "kaderleri de beyazlarca karartılmış" Afrikalı anneler,
Çeçenistan'da, özellikle 1994 ten beri evlâtları ve eşleri her gün acımasızca katledilen anneler,
Orta Afrika'da Fransızların tek taraflı silahsızlandırması ile (aynı 1994 de Birleşmiş Milletler Barış (!) Gücünün Saraybosna'da yaptığı gibi "taşları bağlayıp köpekleri serbest bırakarak") savunmasız bırakılıp, her gün yavruları Hristiyan fanatiklerce gözlerinin önünde parça parça edilen anneler,
Suriye'de zalim Esed’in askerleri tarafından varil bombalarıyla, kimyasal gazlarla her gün onlarcası ölen, çocukları ellerinde açlık, hastalık ve bombalarla, mermilerle can veren, sözüm ona Müslüman kardeşleri (!) tarafından tecavüze, işkencelere uğrayan anneler,
Filistin'de hayatları, tarihin gördüğü en zalimlerce, İsrail'li Yahudi katillerce sistematik bir kıyım, işkence ve yıkıma dönüştürülen, evlâtlarının adeta büyümelerine bile izin verilmeyen anneler,
Ve ülkemizde yavrularını yıllarca teröre kurban vermiş anneler,
Bu dünyada sizler de varsınız ve bu acımasız dünyanın acıları sizin yazgınız olmuş adeta.
Sizler içten içe yanıp tükenirken, erirken, kederleriniz tarihe, kanlarınız ve acılı bedenleriniz toprağa, gözyaşlarınız yağmura, ellerinizdeki yüzlerinizdeki tozlar ve külleriniz rüzgâra karışırken ve bütün dünya bunlara şahit olup umursamazken,"Anneler Günü" demeye utanıyorum,
Bu günü ne yüzle kutluyoruz bunca anne bunca çile çekerken ve buna da diğer annelerin yetiştirdikleri sebep olurken ya da umarsızca seyrederlerken diye utanıyorum,
Bu günde "kaderleri keder dolu" tüm annelerden insanlık adına özür diliyorum,
Ne olur bizi bağışlayın. Sizleri yavrusuz bıraktık, evlâtlarınızı acımasızca dallarından kopardık, ezdik, parçaladık, aç, bi-ilaç bıraktık, yok ettik ya da bunları yapanlara engel olamadık, dur diyemedik, seyirci kaldık.
Size anneliği sadece "acı, keder, açlık, sefalet, kan ve gözyaşı olarak hissettirenlerle mertçe, cesurca, adam gibi mücadele edemedik.
Ne olur bizi affedin. Sizin acınızı yeterince hissedip, paylaşamadığımız için, bu kahırlara engel olamadığımız için, zulümlere dur demek suretiyle kendi annelerimize de "layık evlâtlar" olamadığımız için...
Ey Rabb'imiz, bizi bu utançlarla huzuruna çıkarmadan önce yeryüzündeki tüm mazlumların "ah" larını dindirmeye, onların haklarını tutup yerden kaldırmaya, kan ve gözyaşlarını, tüm zulüm ve acıları ortadan kaldırmaya bizleri memur ve muktedir eyle.
Tüm yarattıklarının sahibi sensin. Acı çekenlere sabır ver, metanet ver, merhamet eyle, zalimlere de fırsat verme Allah'ım, Müntakim ve Kahhar olan sensin Ya Rab...
 
Bu yazı toplam 86 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.