1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

  3. Ya oy verdiğiniz parti ülkeyi yönetirse?
Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

Ya oy verdiğiniz parti ülkeyi yönetirse?

A+A-
Demokrasi bunun için vardı değil mi? Oyumuzu; bizi ve ülkemizi en adaletli, en müreffeh, en huzurlu yöneteceğine inandığımız, geleceğimizi ve nesillerimizi ellerine emin bir şekilde teslim edeceğimiz partiye vermek, tercihimizi en çok sevdiğimiz, saygı duyduğumuz, inandığımız ve güvendiğimiz liderlerden ve kadrolardan yana kullanmak değil miydi?

O zaman HDP ye oy vereceklere soruyorum; sırtını terör örgütlerine, PKK'ya dayayan bu partinin tek başına iktidar olduğu bir Türkiye'de yaşamak istiyor musunuz? HDP li belediyelerin icraatlarına bakılınca tüm ülkenin çok kısa sürede şantiyeye döneceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Tüm il ve ilçelerin her bir sokağında iş makinelerinin harıl harıl çalışıp, hendekler kazıp, yüzlerce kilo bomba döşediği kocaman bir şantiye. Hatta o hızla ilçelerin, o da yetmez "öz yönetim" isteyen şehirlerin etrafının hendeklerle kazıldığı, her yerde "eşit" bombaların "barış" için patlatıldığı, sadece güneydoğuda değil tüm yurt sathında asker, polis ve sivil vatandaşların " halkların kardeşliği ve eşitlik" adına Kürt/Türk demeden birlikte katledildiği "Suriyeleşmiş" bir Türkiye...

Bu tabloya, bu sese, bu "saz" a gönül verenler, haydi sandığa, sonra meclise, sonra sokağa, sonra da hangi çukur denk gelirse ona...Elbette bu kadar icraat insan gücü olmadan gerçekleşmez, herkes için iş de var o düzende, kızlarınızı 14, erkek çocuklarınızı da 12 yaşında ömür boyu kadrolu askere alırlar (dağa kaldırırlar) nasıl olsa, kısaca işsiz genç de kalmaz. Sadece savunma sanayine değil elbette, eğitim ve sağlığa da yatırım yapılacak, okul ve hastanelerin imarında (!) sıradan el yapımı bombalar değil, bu kurumların stratejik önemine binaen A3, C4 patlayıcılar gibi nitelikli, ithal malzeme kullanılacak, böylece ithalat ve ihracat iki yönlü (silah/kan) canlı tutulacak...Yani bugün Cizre'de, Şemdinli'de, Yüksekova'da HDP li eş Başkan'larca yapılan, yapılmaya çalışılan icraatlar tüm vatan sathına yayılacak...

Yalnız tekrar hatırlatalım tüm bunlar gülümseyen parlak bir yüz ve tellerinden kan damlayan bir saz eşliğinde, barış için ve inadına!.....

"İnadına" demişken, "inat"la özdeşleşen bir başka parti daha geldi aklıma. Yerine, zamanına (1999-2002) göre acayip "Akıllı, uslu, terbiyeli, efendi, mensuplarının uğradığı hakaretlere rağmen sükuneti tercih eden", kendi cumhurbaşkanı adayını döven, kendi meclis başkanının üstünü çizen, sonrasında ara sıra bağırsa da "ses"inin şiddetinden, "söz"ü anlaşılmayan, aslında klasik sloganların dışında pek de öyle söylenecek sözü, hedefi, projesi, en acısı da ne memleket ne de kendisi için hiçbir iddiası bulunmayan bir parti. Genel başkanından, bir de çok bağırıp çağıran bir yardımcısından başka herkesin hâmûşan sessizliğine büründüğü bir parti. Genel başkanının kritik istişareleri eskiden beri hep parti dışından birileriyle yapıp, onların talimatlarını uyguladığı intibaını veren bir parti.

Bıçak sırtı zamanlarda, bıçak kemiğe dayandığında dahi ağzını bıçak açmıyan, memleketin terör belası ile bıçak arası edilmesini sadece seyretmeyi yeğleyen, çok bağıran ama asla mesuliyet almaya yanaşmayan bir parti. Bu tavrın tüm yurda yayılması, "Bizimle Yürü Türkiye" derken nereye ve nasıl yürüneceğini bilmeden yola koyulunması, yoksa "Sen Bilirsin"in muhatabı olunup olunmaması bizim elimizde...Şu hükümet kurma ve erken seçim çalışmalarında bile liderinin ne yaptığını, yapacağını kestirmeye çalışırken birçok devresini yaktığımız beynimizin bir türlü olmak istemediği başbakanlığında her sabah "bugün nasıl bir sürprize uyanacağız" endişesiyle tamamını yakmak, imha etmek yine kendi elimizde...Sizi bilmem ama ben şahsen hergün yeni bir belirsizliğe, kaosa, krize merhaba demek istemiyorum...

Bir başka dizayn partisi daha var ki orta ve üzeri yaştakilerimizin onunla ilgili hatıralarımız hiç de iyi değil maalesef. Her gün sınırları genişletilen "Kamusal alan"da başörtüsü yasakları, okul önlerinde joplanan kız çocukları, katsayı mağdurları, nehak yere ordudan atılıp ekmeğe muhtaç edilen yiğit, Şeref madalyalı subaylarımız, onların gözü yaşlı anaları, babaları, talan edilen, peşkeş çekilen bir memleket ve hazinesi, çökmüş bir ekonomi, perişan bir sağlık sistemi, ilaç kuyrukları, militarize bakanlıklar, edilgen, içine kapanık, kendini içten içe kemiren ve her türlü manipülasyona açık bir siyasi yapı, vaatleri bile tutarsız seçim taktikleri, gaflar, laflar...Eh, bu da bir tercihtir, o günlere dönmek isteyenler için...Zamları, zulümleri, ötekileştirmeleri, aşağılanmaları, kaos ve krizleri "Alkışlıyoruz, Milletçe Alkışlıyoruz" diyebilmek için, tercih sizin...

Ben, milletim refaha erişsin, tüm mazlum coğrafyalara da umut olsun diye istikrara ve kalkınmaya oy vereceğim,

Ben, tek bir vatanda, tek bir bayrak altında, tek bir devlet, tek bir millet olarak yaşayabilelim diye huzura oy vereceğim,

Ben, inancım ve düşüncemden, yaşayışımdan dolayı ötekileştirilmediğim bir Türkiye'ye oy vereceğim,

Ben dışarıdan emir almayan, mazlumların hakkını dünyanın tescilli zalimlerine karşı her platformda sonuna kadar cesurca savunanlara oy vereceğim,

Ben, çocuklarımın istikbâline, ülkemin istiklâline oy vereceğim,

Ben, ne dediği ve ne yaptığı anlaşılır, ne yapacağı öngörülebilir, güven telkin eden saygın bir lidere ve etrafındaki devlet tecrübesi olan kadrolara oy vereceğim,

Ben, ülkenin birliğine ve dirliğine kasteden teröristleri kimseye muhtaç olmadan, kimsenin onayına ihtiyaç duymadan kendi ürettiği silahlarla vurabilen, kendi insansız hava aracını, tankını, topunu, roketini, helikopterini, uydularını, çıkarma gemisini üreten, uçak gemisi ve savaş uçağını üretme noktasında olan, milli silah sanayini önemseyen bir zihniyete oy vereceğim,

Ben, bölünmüş yolları, otoyolları, hızlı trenleri yurt sathına yayan, Marmaray'a ilave bir alt geçit, 3. köprü, 3. havalimanı'nı yapan bir Türkiye'ye oy vereceğim,

Ben, halkı ile devleti kucaklaştıran, kavuşturan, barıştıran, "İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın" idealinde bir Türkiye'ye oy vereceğim,

Ben, geleceğe dair hedefleri, idealleri, iddiası, söyleyecek sözü, yapılacak işi olanlara oy vereceğim,

Ve benim oyum İsrail'i, Almanya'yı, Küresel Sermaye ve yerli soytarılarını, Amerika'yı, İngiltere'yi yöneten üst aklı, kısaca irili ufaklı tüm zalimleri üzecek, tüm mazlum kardeşlerimizi, ırkdaşlarımızı, dünyanın her yerinde ezilen insanları, açları, bi-ilaçları sevindirecek...

Benim OY'um ülkem ve milletim üzerinde oynanan tüm "OYUN"ları bozacak ve şükrolsun ki kullanacağım bu OY'un bir anlamı, milli ve cihanşümul bir değeri var...

Ya sizin oyunuzun?..
 
Bu yazı toplam 159 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.