1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Yağmurla gelen bereket!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Yağmurla gelen bereket!

A+A-
Ba hafta sonu aylardır hasreti çektiğimiz yağmur rahmetli babamın ifadesi ile yağmur geldi.
Ne kadar şükretsek azdır.
Ortamın çirkinlikten öte çirkefleştiği, nifakın, fitnenin, arabozucuların, şeytanın işbaşı yaptığı bir dönemde Cenabı Allah biz aciz kullarına yağmur gönderdi.
Bizlerin günahkarlığını, riyakarlığını daha ötesinde isyankarlıklar bir yana tüyü bitmedik sabilerin, piri fanilerin, ağzı dualıların, Allah dostlarının, hayvanatın, nebadatın hürmetine Cenabı Allah’ın yağmuruna rahmetine kavuştuk.
Evet, rahmet Cenabı Allah’ın yarattıklarına merhamet etmesi ve lütufta bulunmasıdır.
Bizden yaşayan ecdadımızdan duyduğumuz “RAHMET” denince akla yağmur gelir. Tabi “YAĞMUR” denince de akla rahmet gelmetedir.
Şair;
Geçmiş zaman ölü, gelecek muhal,
Ne mazi tad verir, ne de istikbal,
Ruhuma sıkıntı veriyor bu hal,
Düşüncelerime zülmet yağıyor.

Bir süre hayata bu gözle baktım,
Aldığım dehşetten çıldıracaktım,
İman gözlüğünü gözüme taktım,
Gördüm ki âleme rahmet yağıyor!
**
Başka manayla baktığımız zaman yağmur aynı rahmet olduğunu görürüz.
Önce çöl tozları geldi ve ardından sabredenlere rahmet geldi.
Cenabı Allah insanlara rahmet olsun diye yağmur yağdırıyor.
Belki görmeyen gözler, idrak etemeyen basit akıllılar için sıradan bir olay gibi geliyor. Ancak, havadan su inmesi olağan üstü olaydır.
Biz her zaman yağmuru rahmet olarak görüyoruz.
Her türlü kusurumuza rağmen rahmet yani yağmur veren Rabbımıza yukarda da ifade ettiğim üzere ne kadar şükretsek azdır.
Dualar göğe ağar, gökten yağmur yağar!
Mevlana Celalettin;
“Yağmurlu gündür, gece çağına kadar yürü!
Bu yağmur bildiğimiz yağmurlardan değil, rahmet yağmurlarından.”
Yağmur hayatttır.
Toprağa can verir,
Canlılara hayat verir.
Yağmur yağar yağmaz etrafa koku çavar.
O koku insanı rahatlatır.
Belki de yeniden dirilişin muştusudur.
**
Necip Fazıl “ Bu Yağmur” adlı şiiri;
-
Bu yağmur..bu yağmur…bu kıldan ince,
Nefesten yumuşak yağan bu yağmur..
Bu yağmur.. bu yağmur..bir gündinince.
Aynalar yüzümü tanımaz olur..
*
Bu yağmur kanımı bğan iplik,
Tenimde acısız yatan bir bıçak.
Bu yağmur yerde taş ve bende kemik,
Dayandıkça çisil çisil yağacak.
*
Bu yağmur delilik vehminden üstün;
Karanlık kovulmaz düşüncelerden.
Cinlerin beynimde yaptığı düğün.
Sulardan, seslerden ve gecelerden.


Birol Aydoğan bir yazısından alıntı yaptım. Yağmur için çok güzel ifadelerle anlatmış ;
“Sinesindeki rahmeti hangi çöl ortasından aldığını ve bu mukaddes yük uğruna hangi semada kaldığını kim bilir? Kim bilir kaç derece ateşte pişti sinesi de, doldurdu azığını alelacele? Öyle ya bekleyenleri var. Meleklerin refakatinde inmesini gözleyenleri var. Düşünmesini bilenlere bu yollar, hikmet nakışlı bir kanaviçe...

Yağmurun insandaki izdüşümü gözyaşından başka nedir? Ağlayarak rahmet kapısı çalınır, ağlayarak elin yetişmediği istenir. Ağlayarak acziyet aşılır. Ağlayarak Yusuflar çağrılır. Ağlayarak kanlı gömlek koklanır. Ağlayarak af kapısı aralanır.
Yağmurun zâhirî sebeplerinden biri güneş olduğu gibi, ağlamanın da güneşi yanık kalbdir. Kalbi yanmayanların, yağmuru yağmayacak demektir. Ağlamayanlar ise, anlaşılamayacaktır. Kalb yanarsa, gözler kayıtsız kalmayacak ve kahkaha mekân bulamayacaktır.
Dertliler, gittikleri yerlere sinelerindekileri taşıyacak ve oralarda gözyaşlarıyla yeni doğuşlara vesile olacaklardır.
Kalb yangınının adı bazen azim, gayret, himmet; bazen de ızdırap, çile ve derttir. Hâl, kalbin durumuna doğrudan bir işarettir, onu olduğu gibi ele verir.”
Her türlü kusurumuza rağmen rahmet yani yağmur veren Rabbımıza yukarda da ifade ettiğim üzere ne kadar şükretsek azdır.
Dualar göğe ağar, gökten yağmur yağar!
Sana şükür ediyoruz Allah’ım!
 
Bu yazı toplam 136 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.