Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Yalakalık

A+A-
İnsanlardan bazıları başarısız olduğunda ya da bir kalabalıktan dışlandığında üzülür. Aslında bu durumun sebebi farklıdır. Dürüst ve açık sözlü insanlar her zaman bulundukları gruptan ya da oluşumdan her zaman dışlanmışlardır. Devir yalakalık devridir. Hayatım boyunca menfaatleri yüzünden birilerine yaranmaya çalışan insanlardan nefret etmişimdir. Ama öyle bir çark kurulmuş ki en fazla bağlılık gösteren kişiler her zaman el üstünde tutulmuş ve ödüllendirilmiştir. Kriter olarak doğrular değil, birilerinin hatırı söz konusu olmuştur. Gözünü daldan budaktan sakınmayan karakterli ve dürüst insanların sayısı gün geçtikçe azalıyor. İnsanlarda değişen karakter yapısı sebebiyle yalakalık sanki mecburi bir sığınakmış gibi bir hal almaya başlamıştır. Günümüzde yalaka ve dalkavuk enflasyonu yaşamaktan muzdarip olmayan kesim yok gibidir. Sözün açık haliyle şunu bilmekte yarar var. Doğru olmak, dinimizin bir emridir. Yani gerçeklere göre hareket etmek üzerimize farzdır. Ama birilerinin hoşnutluğunu kazanma uğruna gelene ağam gidene paşam mantığıyla hareket ederek onore olan kişiliksizlerin yaptığının tek karşılığı kula kulluk etmekten başka bir şey değildir.
Yalakalığın tarihçesi en az insanlık tarihi kadar eskidir. Bu insanlığın doğuşuyla birlikte bedeni sarmış nefsani bir hastalıktır. Bu metotla adam olmaya çalışanlar her devirde kendilerine yer bulmuşlar ve menfaat temin etmişlerdir. Yalakalık sisteminin dini, dili ve ırkı olmaz. Tüm kesimlerden insanların her an yüz yüze kalacağı bir haslettir. Aslında bu tür insanlar, her zaman yanlış ile doğruyu da bilirler.
Yalakaların ortak özelliklerinden bir kısmını burada ele almak istiyorum. Birçoğu yüreksizdir. Zorda kaldığı anda en yakınında ki insana ihanet etmekten geri durmaz. Yanlışları zahir olduğu için kolaylıkla diğer insanları suçlamaya, aşağılamaya ve yermeye başlarlar. Konuşurken de bu yaptıklarına kalleşlik değil, strateji ismi verirler. Hani kendileri çok akıllı ya! O bakımdan kendilerini en iyi siyaset yapan kişiler olarak bilirler. Kendilerine en ağır sözleri sarf edebilirsiniz. Yüzleri eşek derisi gibi olduğundan hiç etkilenmezler. Gülmeye ve sizinle kafa bulmaya devam ederler. Bunu da siyaseten ya strateji olarak yaptıklarını düşünürler. Günün birinde düşecekleri sefil vaziyetleri onlar için bir korku değildir. Anı yaşamak ve kurtarmak onlar için en büyük hedeftir.
Kendileri her zaman düzenbazlığı kendilerine yol edinmişlerdir. Günün adamıdırlar. O gün borusu ötenin yanında yer alırlar. O kişi ya da kişiler düştüğünde hemen diğerinin yanına koşarlar. Bir öncekinin hakkında her türlü iftira ve pisliği yapmaktan geri durmazlar.
Bugün ilimizde de bu mesleğin kompetanları bulunmaktadır. Özellikle siyasi partiler, belediyeler, resmi kurular başta olmak üzere özel kuruluşlarda da değişen bir şey yoktur. Her zaman her yerde karşınıza çıkarlar. Tanıdığı çok sayıda insan var. Bulunduğu kurumu temsil edenler değiştikçe onlarda aynı değişime uğramışlardır. Senelerdir ilginç olan bu durumu ibretle takip ederim.
Milli şairimiz Mehmet Akif’in çok güzel dizeleri var.
Onlardan bu konuyla alakalı olanlardan birini aşağıda sizlerle paylaşarak yazımı bitiriyorum.
Sofuluk satıyorsun, elinde boy boy tesbih
Çevrende dalkavuklar; tapınır gibi, la-teşbih!
Sarık cübbe ve şalvar; hepsi istismar, riya
Şekil yönünden sanki; Ömer'in devri, güya!.....
Herkes namaz oruçta; hepsi sözünü dinler
Zikir Kur'an sesinden, yerler ve gökler inler!
Ha bu din, iman, takva; inan ki hepsi yalan
Sen onları kendine, taptırırsın vesselam!
Derdin davan sadece, hep nefsi saltanatın
Şimdilik putu sensin, tapılan menfaatın!
Hey kukla kafalı adam, dinle sözümü tut
Bunların dilinde Hak; ama kalbi dolu put!

 
Bu yazı toplam 51 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.