1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Yanlış Hesap !..
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Yanlış Hesap !..

A+A-
Bugün size Büyükşehir Yasasının uygulamasından bahsetmek istiyorum.
Hatırlarsanız büyükşehir yasası yanlış hatırlamıyorsam 6 Aralık 2012 tarihinde yürürlüğe girdi.
Bu kanun ile Büküşehir sınırları içinde bulunan köyler mahalle olurken, beldeler de kaldırıldı. Beldeler bağlı bulunduğu ilçenin mahallesi konumuna getirildi. Belediyelyikleri iptal edildi. Tüzel kişilikleri sona erdi.
Bu yasa ile Özel İdareler kaldırıldı. Bu kurumun mal varlığı ile görev ve yetkileri de Büşükşehir Belediyesine bağlandı. Bir anlamda da yerinden yönetim şekli merkeziyetçiliğe dönüştürüldü.
“Neden böyle yapıldı, bu kanun kime karşı neden çıkartıldı” bunun yorumuna girmek istemiyorum. Ancak böylesi bir uygulama pilot il olarak İstanbul ve Kocaeli illerinde uygulandı.Ancak Bu illerde köy hemen hemen kalmamıştı. Yüzde 3-4 civarında köy statüsü vardı. Anadolu’da ki şehirlere bağlı köy sayısı ise nerede ise yüzde 50 civarında…
Maalesef “Ben yaptım oldu” mantığı ile hareket edildi.
Konya’nın bu yasadan önce yaklaşık 800 köyü , 180 civarında beldesi vardı. Bu beldeler içinde bir çoğu da bağlı bulunduğu ilçelerden hem nüfus, hem ekonomi, hem sosyal yapı olarak daha büyüktü. Bu beldelere söz verildi. Kimisi ilçe olacak, kimisi de gelecekte kent merkezine bağlı olacaklardı. Şimdi köyler oldu mahalle. Yani eskilerin tabiri ile 40 yıllık Kani oldu, yani…
Cumhuriyet döneminde Nahiyeler vardı. Onlar kaldırıldı ama, statüleri değişmedi. Belediyelikleri ellerinden alınmadı. Köye hizmet noktasında önce Nafıa, sonra YSE, daha sonra Köy hizmetleri ve nihayet Özel idareler vardı. Şimdi her şey Büyükşehir veya ilçe belediyelerine bırakıldı.
Yaşam köy, yasal ise mahalle. Buradaki vatandaşlar ise köyde mi yaşıyorlar, yoksa mahallede mi yaşıyorlar bu ikilem içinde kaldılar. Köyde yaşasa olmuyor, mahallede yaşar gibi davransa yine olmuyor.
Belki bazı beldeler belli kriterle eski statüsünde kalabilirdi. Hayır, illa da hepsi birden. Şap ile şeker, sap ile saman bir birine karıştırıldı.
Konya’yı düşünün şimdi. Kuzeyden güneye sınırları nerede ise 600 Km. Taşkent’in bilmem hangi köyünden çıkan bir vatandaş Çeltik ilçesine ve ötesine gitmek için 600 Km. kat etmelidir. Emirgazi’den Derebucak arasını bilmiyorum. Ama buralara Büyükşehir belediyesi veya ilçe belediyeleri hizmet götürecek.
Buna derler ki :
“Kelin tırnağı olsa başını kaşır”
Hesap yanlış yapılmıştır.
Yanlış hesap yapan Bağdat’tan dönermiş ama, bizde “İnadım inat mantığı” her zaman rovaştadır. Bu işin başka boyutları da var. Gelecekte Doğu ve Güneydoğu illerinde çıkabilecek sıkıntıları ve hatta yakın zamanda Diyarbakır Belediye Başkanı’nın petroldan pay istemesi bir gün gerçek olursa şaşırmayın. Bunun nerelere gideceğini varın siz hesaplayın.
İşin bir başka boyutu daha var. Konya büyükşehir. Karaman’ın Kazımbekir ilçesi, Ayrancı ilçesi ile Konya’nın sınır köyleri var. Buralardaki köyler ile Konya’daki mahallelere yapılan yatırımlar sırıtmaya başladı bile…
Geçtiğimiz günlerde Konya’nın bir ilçesinde idim. Buraya bağlı bir eski belde belediye Başkanı ve vardı. Bu başkan AK partili ve çok etkili savunucusuydu. Aynen şöyle diyordu:
“Bu işi yanlış yaptılar. Nüfus yada benzeri bir kriterle ayrım yapıp, hakikaten hizmet üretemeyen beldeler iptal edilip, geçmişte merhum Bülent Ecevit’in bir projesi ve benzeri “Köy kent” projesi ile bu işi yapabilirdik. Ancak bu iş tam bir ucube oldu. Kim ne yapacağını, nasıl hizmet alacağını bilmiyor.
Yerel seçimler öncesinde büyükşehir beledisinden bir çöp arabası haftada birkez gelip kasabamızda çöplerimizi alıyordu. Şimdi bunlarda kesildi. Hizmet etmek sadece haftada bir gün çöp almakla olmaz. Daha kış geçirmedik. Kapanan yollarımız, patlayan su borularımız nasıl olacak bilmiyorum.
Bülent Ecevit’in “Köy kent projesi” ile hareket edilse belli merkezlerde belli hizmet birimleri oluşturulur ve böylece daha çabuk ve daha verimli hizmet verilebilirdi” Dileyelim ki, bu inatlaşmadan ve bu sevdadan vaz geçilir ve köy mü, kasabamı, mahalle mi olduğumuzu daha iyi anlamış oluruz"
Bu yazı toplam 45 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum