1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. YANLIŞLARI ve EKSİKLERİ GÖRÜN
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

YANLIŞLARI ve EKSİKLERİ GÖRÜN

A+A-

Hukuk ve Adalet iç içe girmiş iki kavram.
Kimi zaman bir birinin aynı anlamda olduğunu düşünürüz.
Eğer bir ülkede hukuk yoksa,
Eğer adalet sistemi kişilere göre değerlendiriliyorsa,
Hukuk, hukuk değil, guguk olmuştur.
Adaletin, hukukun sağlıklı çalışmadığı hiçbir yerde de huzur yoktur.
Ancak ne yazık ki, hep söyleriz.
Bizim hukukun çıkış mecraları hep dışarıdandır.
Medeni hukuk İsviçre kaynaklıdır.
Ceza hukukunu İtalya kökenli.
Yine bizde bir söz vardır :
“Ateş düştüğü yeri yakar.”
Ne zaman başımıza bir dert, bir sıkıntı gelirse o zaman ya karakol, ya da adliyenin yolunu tutuyoruz ama, çoğu kimseler verilen kararlardan mutlu değildir.
Bizim Milletimiz Türk adaletine her zaman inanmış ve saygı duymuştur. Onun için :
“Şeriatın kestiği parmak acımaz” diye sözümüz var.
Yanlış anlaşılmasın ve kimse öküz altında buzağı aramasın ama, durum bu dur. Yine hep söylenen bir şey :
“Geç gelen adalet adalet değildir.”
Haberleri izliyoruz.
İstatistikler ortaya koyuyor.
Günümüzde nedeni ne olursa olsun, evliliklerin en az, yüzde 50-60 ayrılıklar bitiyor. Aile mahkemelerindeki dosyalar altında hakim ve savcılar adeta kalmaktadır. 


Eğitimci Yazar Sema Maraşlı, feminist kadınları yerden yere vurdu: 'Koca sizin tapulu malınız değil, siz de onun sahibi değilsiniz. Dinimize göre siz kocaya emanetsiniz. Siz kocadan değil, koca sizden sorumludur....' demektedir.
İstatistiklere bakarsanız Türkiye’de Son 10 Yılda 1,2 Milyon Çift Boşandığını görmektesiniz.
Olur; yine bizde bir söz vardır:
Evlenmek sünnet ise ….
Türkiye’de son 10 yıl içerisinde evlenen çift sayısı azalırken, boşanan çift sayısının yüzde 29 artış gösterdiği belirlendi.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, son 10 yıl içerisinde, Türkiye’de evlenen çift sayısı azalırken, boşanan çift sayısının yüzde 29 artış gösterdiği kayıtlara geçti. 2008 yılında 641 bin 973 kişi dünya evine girerken, bu rakam 2017 yılında 596 bin 459 olarak belirlendi. Buna karşın, 2008 yılında 99 bin 663 olan boşanma sayısı,2017 yılında 128 bin 411 oldu. Böylelikle son 10 yılda evlenen çift sayısı 6 milyon 6 bin 732 olurken, boşanan çift sayısı 1 milyon 218 bin 458 olarak kaydedildi.

Türkiye genelinde boşanma oranlarının en yüksek olduğu iller incelendiğinde ise, 28 bin 175 boşanma ile İstanbul’un ilk sırada yer aldığı görüldü. İstanbul’u 10 bin 939 ile İzmir takip ederken, Ankara 10 bin 748 boşanma sayısıyla üçüncü oldu.Boşanmaların en az yaşandığı il ise 46 çiftin boşandığı Ardahan oldu. Ardahan’ı da 52 boşanma ile Bayburt, 53 boşanma ile Hakkâri izledi. Yaşanan boşanmaların yüzde 38,7’si evliliğin ilk 5 yılı içerisinde gerçekleşti.
Yukarı dada belirttim.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Tam 17 yıldır bu işlerle uğraşıyorum.
Mahkeme  kararına rağmen, karşı taraf çok suçlu göründü. Yargıtay onadı. Hala kalıntıları ile uğraşmaktayım.
Bir oğlu var. Hakim kah bana verdi, kah karşı tarafa velayet verdi. Şimdi 22 yaşında. Lise 2. Sınıfta devamsızlık ve disiplinsizlikle  atıldı.  4 yıldır Açık liseye kayıtlı. Senede birkaç kez  sınava giriyor. Kaydı yeniletiyor. Kayıtlara göre öğrenci görülüyor.
Benim için ciddi miktarda nafaka ödemekteyim. Ödeme güçlüğü çekerken, yaşam sıkıntısı çekmekteyim.
Mahkemede oğlumun  okul kaydını, askere gitmemek için, benden nafakasını almaya devam etmek için yaptırdığını tanıklarla dinlettim.Yaşantısından resimlerle kesitler gösterdim.Ancak sonuç nafile. Mahkeme yine beni nafaka ödemeye hükmetti. 
Şimdi  TMK’nu  175. Maddesine göre taraflar eşit kusurlu bile olsa mahkeme kadına nafaka hükmediliyor. Yasada  taraflardan birisi yoksulluğa düşerse  nafaka alır diyor. Ben şu anda yoksulluk içindeyim. Nafaka talep etmiyor ve almıyorum.
Hukukçular ise yaptıkları yorumda ise taraflardan birisi  ay , yada kusursuz olursa nafakaya hükmedilmesi gerektiğinde birleşiyorlar.
Şimdi hukuk yetkililerine, Yargıtay yetkililerine soruyorum.
Yoksulluğun tarifi nedir ?
Yasa diyor ki, 5 bin TL’nin altında aylık geliri olan yoksuldur. O zaman  Türkiye’de hemen  büyük bir kesim yoksulluk içindedir. Beni mahkeme nasıl nafaka ödemeye mahkum edebiliyor. Benim gelirim bellidir. Bunu mahkemeye resmi evraklarla sundum.
Yine birçok ünlü hukukçunun görüşüne göre yoksulluk  nafakası sürekli değil, süreli olmalıdır ve bunu mahkeme belirlemelidir.
Bunu tüm hukukçulara, siyasilere duyuruyorum. Türkiye’de bir çok kişinin ortak derdi olan bu konunun çözülmesi gerekir.
Günümüz adeta kadın cenneti haline geldi.
Suçlu olsa da suçsuz, suçlu olmasa da.
Ya biz erkekler ne olacak ?
Bizim hakkımızı kim savunacak. 
Hani eşitlik?
Boşanma sırasında erkek evinden oluyor, çocuklarından oluyor, bir de ona hakaretler eden karısına her ay para göndermek zorunda kalıyor.
Eski eşe nafaka vermek demek, her ay kazancından bölerek kendi ihtiyaçlarından kısarak, yeni evlilik yapmışsan karının ve çocuklarının rızkından kısarak düşmanına para göndermek gibi bir şey. Zira boşananların pek çoğu büyük kavgalarla ayrılıyor.
Şiddetin haklı bir sebebi yoktur fakat bütün bunları yaşayıp cinnet geçirip karısını çocuklarını ve en son kendini öldüren erkek haberleri her gün gazetelerde yer alıyor. Hükümet acilen nafaka ile ilgili kanunları değiştirmeli. İhtiyacı olan kadınlara kendi maaş vermeli, eski kocası değil.
 

Bu yazı toplam 1078 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.