1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. YAPILAN JESTLERİN TAHSİLATI
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

YAPILAN JESTLERİN TAHSİLATI

A+A-

Dünyada yaşanan gelişmeleri küçümsemiyoruz. Ülkemizi öbek öbek sarmaya başlayan küffar ordusunun yaptıklarından gafil değiliz. Ama konu vatanı müdafaa ise canımızla kanımızla koşar, şerefimizle ölmesini de biliriz. Bunu da memleket evlatlarının hiçte azımsanmayacak oranda ki kısmı görevi bilir, borcu bilir. Biz vatan evlatları için yaşam, ancak vatanımız sınırlarında çoluğumuzla çocuğumuzla güven içinde yaşadığımız zaman yaşamdır. Aksi takdirde birilerinin güdümünde yaşamayı milletçe ne kabul eder ne de buna müsaade ederiz. Biliriz ki ölümün şereflisi bizim için yeri geldiğinde amaçtır.

Hem bu konuyu irdelemek hem de kendi öz yurdumuzda insanca yaşam standartlarının geliştirilmesi ve oluşturulmasını beklemek en tabii hakkımızdır.

AK Parti’nin üzerine düşen yerli üretimi teşvik etmek ve buna açılan yollarda ki engelleri ortadan kaldırmak olmalıdır. Son yıllarda enflasyon oranları açıklanırken gözden kaçırılan verilere baktığımızda memleketin sıkıntılı halini açık ve net görebiliriz. Kendimizi aldatmayalım.

Hayvancılık maalesef yok düzeyine geriledi. Etin kilosunu vatandaşa 45 TL’den aşağı yediremiyorsanız bunun nedenlerine iyice eğilmeli buna çözüm üretmelisiniz. Nihai çözüm ithalat değildir. Pansuman tedbirlerle halkın huzuruna çıkarsanız, gün gelir vatandaş bunun hesabını sizden sorar. Ülkemizin iklim ve tabiat şartları oldukça yeterli olduğu halde Sırbistan’dan et ithalatına yeşil ışık yakmak hükümetin acizliği değil mi?

Sırbistan'dan ithal edilecek et için 'besmelesiz kesildiler' eleştirisinde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu'nun derdi sadece eleştiri ve halka şirin görünmek olduğu için pek fazla ehemmiyet taşımıyor. Normal zamanda hassasiyet göstermeyen zavallıların fırsatı bulduğunda eleştiri de bulunmalarının temelinde politik beklentilere dayalı siyaset yatar. Peki, Kılıçdaroğlu’na yanıt veren Tarım Bakanı Fakıbaba eleştiriye yönelik olarak ne demiş; 'bizim orada resmi veterinerlerimiz, Müslüman kasaplarımız var. Kendi dini kurallarımıza göre hayvanlar kesiliyor' buyurmuş.

Buraya kadar her şey normal görünüyor belki ama asıl üzerinde durulması gereken husus; koskoca 80 milyonluk ülkenin hayvancılıkta bitiş çizgisini görmüş olmasıdır.

Yedi milyon nüfuslu bir ülkeye gidip et ithalatı yapmaya çalışıyorsak bir yerlerde yanlışımız vardır. Ülkemizin nüfusu Sırbistan’ın tamı tamına on katıdır.

Türkiye’nin et ihtiyacını 7 milyonluk bir ülkeden karşılamak zorunda kalmak can sıkıcıdır.

Bu ülkenin kaynaklarını doğru yönde kullanamıyorsan sebebine inmen ve çözüm üretici tedbirleri alman gerekir.

Sokak ve caddelerden ülkenin refah içerisinde yüzdüğü gibi bir algıya kapılabilirsiniz. İşin aslı öyle değil.

Halka uzun vadeli faizli krediler vererek iliğini sömüren bankalara yeşil ışığı kim yaktı?

Bugün caddelerde gezinen yüzbinlerce liralık arabaların büyük bir çoğunluğunu bu halk uzun vadeli kredilerle satın almakta. Bunun adı halka hizmet değil, halka zillettir. Çünkü harama bulaşan insanların belli bir aşamadan sonra doyuma erişeceği yerde daha da hırslandığı ve daha fazlasını istediği, istediklerine ulaşmada da helal haram çizgisini unuttuğunu bilelim.

Peki, bu haram yola saptırılan fertlerin vebalini sırtlanma endişesini taşımıyor musunuz?

Sadece taşıt kredilerinden örnek verdim. Daha konut kredilerine değinmedim bile. Onunda haddi hesabı yok. Kazancını bankalara yatıran bu halkın rahat içerisinde o evinde oturacağını mı sanmıyorum.

Artan bolluğa rağmen azalan huzur, doyumsuz ve bencil insanların varlığı sizi ürkütmüyor mu?

Hatalardan dönmek bir erdemdir. Ben burada sadece konut ve taşıt kredilerini örnek olarak verdim. Artan ya da bilinçli artırılan maliyetlerin günlük yaşam malzemelerine de yansıdığını bilirsiniz.

Çocukların zihinsel gelişimleri için ceviz ve fındık yemelerini programlarda teşvik ediyorsunuz.

Söyler misiniz?

Aylık maaşı 1.400 TL olan asgari ücretli vatandaşın çoluk çocuğuna bunları nasıl yedireceğinin şifresi nedir?

Bunları neden mi yazıyorum. Yaklaşan tehdidi görüyorum. Yeni oluşan ekonomik tehdit vatandaşın belini zamanla daha da bükecek. 

AK Partinin ikinci döneminde ki yapılan jestleri birer birer ilga ettiniz. Halkı helal olmayan banka kredilerine sevk ederek iki dünyasını da zehrettiniz. Sağlıkta da çok farklı şeyler olmuyor. Eczanelere giden vatandaştan ilaç katılım payının yanı sıra muayene ücreti de tahsil ediyorsunuz. Sözde ilacı devlet ödüyor. Ama eczanelere ödenen katılım payı ve muayene bedeliyle zaten o ilaçları parası karşılığı temin edebilirsiniz.

Uzatmayalım. Ama eğer bu bir taktikse: AFERİN… Çok başarılısınız.     

Bu yazı toplam 601 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.