1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. YAŞAM GEMİSİ KALKIYOR! SADECE GÜÇLÜLER BİNEBİLİR!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

YAŞAM GEMİSİ KALKIYOR! SADECE GÜÇLÜLER BİNEBİLİR!

A+A-

Bizler müslümanız. Yeri gelince vatanımız için, dinimiz için, kıblemiz için, mazlumlar için seve seve müdafaaya koşmasını biliriz.

Geçtiğimiz hafta Takvim Gazetesi’nden okuduğum bir haber üzerine bu yazımı kaleme almamın uygun olacağına karar verdim.

Aynı yazıyı farklı bir yönden değerlendirme amaçlı laf ebeliğine soyunmadan gazetede yayınlandığı şekliyle alıntılayarak sizlerle paylaşmak istiyorum. Sonra da kişisel düşünce ve değerlendirmelerime temas edeceğim.

Koronavirüs, malumunuz tüm dünyayı esir almış durumda. Küresel yaşama ve ekonomiye büyük darbe vuran virüs kabusu, Avrupa ve Asya borsalarını da tek tek çökertiyor. Küresel çapta ekonomi büyük darbe yerken, ticaret durma noktasına geldi, ülkeleri ölüm sessizliği sardı.

Dünya çapında büyük korku yaratan koronavirüs hakkında her gün yeni detaylar ortaya çıkıyor. Birçok bilim insanı koronavirüse yalnızca bir sağlık sorunu olarak bakarken, birçok siyasetçi ve gazeteci ise virüsün yalnızca bir sağlık sorunu olmadığını, daha büyük bir siyasi operasyonun parçası olduğunu savunuyor.

Dünyayı siyasi ve ekonomik olarak kontrol ettiği öne sürülen ailelerden olan Rockefeller Ailesinin sahibi olduğu vakfın, Mayıs 2010'da yayınladıkları raporda virüs hakkındaki şüpheleri artıracak önemli ayrıntılar var.

Raporu dört önemli senaryo oluşturuyor:

1. Clever Together,

2. Hack Attack,

3. Smart Scramble

4. Lock Step

Bu dört senaryodan biri olan "Lock Step" senaryosuna göre, dünyaya salgın bir hastalık bulaşıyor ve 7 ayda 8 milyon insan ölüyor. Senaryoya göre virüs Güneydoğu Asya'da yayılıyor, uçuşlar durduruluyor, uluslararası ticaret duruyor, turizm zayıflıyor, dükkanlar ve ofisler boş kalıyor. Rapordaki senaryonun bugün adeta birebir yaşanıyor olması, komplo teorilerini güçlendirir nitelikte.

Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler köşe yazısında koronavirüse ilişkin çarpıcı detayları kaleme almış. Diler, yazısında "Ne kadar korku salarsanız o derece istenilen elde edilir! Bence Derin ABD bunu yapmakta! Korkuyu büyüterek, ölümlerle milletleri sarsarak, direnci kırarak son hamleyi yapacaklar. Son hamleden kısa süre önce aşı piyasaya sürülecek. Parmak izi bırakmadan ABD herkesi savaşın içine itti. Devletler, milletler, krallıklar, beylikler, kabileler katantina'da. Daha da büyüyecek. O gün geldiğinde dünyayı Amerika Birleşik Devletleri kurtaracak! Bilinmeyen düşmandan! Korkusu büyük olan düşmandan! Coronavirüs'ten yani! Aşı ile herkesi yola getirecek. Belki de tek dünya devletini ilan edecek. Zaten itiraz edecek kimse de kalmayacağı için gönüllü olacak bu!." ifadelerine yer vermiş.

Daha başından bu yana hep bunu düşünüyordum. Ama konuya ilişkin herhangi bir uzmanlığım olmadığı için kulaktan dolma bilgiler içeren tespitlerde bulunarak bir senaryo yazmak istemiyordum. Ta ki gazetenin birinde bu makale gözüme çarpınca yazı yazmamın sakıncası olmadığına kanaat getirdim. Buradan düşüncelerimi paylaşarak sizleri aydınlatmam gerektiğine dair inancım oluştu.

Dünyanın gidişatından ve yaşananlardan belli idi.

Zulmün ayyuka çıktığı dönemler hep yaşanmıştı. Yaşanan zulümler beraberinde radikal değişimleri getirmişti.

Oynaya, güle, hoplaya, zıplaya süregelen yaşamlarımızın günün birinde meçhul bir güç tarafından dümura uğrayacağını hiç akıllarımıza getirmemiştik. Herkes yaşantısını idame ettiriyor ve zenginliğine zenginlik katmanın verdiği rehavetle gününü gün ediyordu. Zannediliyordu ki kazandıkça kazanıp büyük servetlere ulaşılacak ve geçici dünyanın bitici safasına göre hayatımızın kalan kısmını tanzim edecektik.

Gelinen noktada yaşananlar ortada!

Yukarıda ki senaryoyu tekrar gözden geçirdiğinizde bazı düşüncelerimizin hayal ürünü olmadığını ve günün birinde televizyon ekranlarında, yaşadığımız dünyanın alabora olması, depremler, felaketler, belki de yakın tarihte zombi denen yaşayan ölüler efsanesiyle yüzyüze gelebileceğimizi hiç hesaba katmamıştık.

Onlar sadece sinema filmiydi gözümüzde!

İnsanların keyifli dakikalar geçirmesi için kurgulanmış senaryoların evlerimize aksettirilmesiydi.

Bu yılın başında korkunç gerçekle yüzleşti insanoğlu! Ölüm yaşanacaksa herkesi kapsayacaktı. Ümmet, ulus ayırmayacaktı. Dünyada yer yerinden oynayacaktı. Şu anda yer yerinden oynamayı geçtik, yeryüzünün neredeyse tepetaklak gelmesi gibi bir senaryo dahi akla düşüyor. Arada bir bahsederim. Şu 2012 filminin senaryosuna göre gemiye binecek varlıklı, soylu, seçkin kişiler kalacak kalanı yokolup gidecekti. O sözde soylular içinse lazım olabilecek yedek parçalardan; kalp, böbrek, akciğer vs. organlar içinse güçsüz kesim insanlardan bir kısmı da o gemiye bindirilerek kurtarılacak ama diğerlerinin selameti için binecektiler.

Size 2012 filmi ile “The Island” filmlerini izlemenizi tavsiye ediyorum.

Allah, sonumuzu hayreylesin.     

Bu yazı toplam 1501 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.