1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Yaşanabilir Dünya Özlemimiz
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Yaşanabilir Dünya Özlemimiz

A+A-
Sevgili okurlarım, bugün size içinizi rahatlatacak bir yazı ile hitap etmek istiyorum. Dünyanın yaşanabilir olduğunu sizlere bu yazımla göstermek arzusundayım. Elbette son zamanlarda yaşanan çok sayıda zulmü kabul etmek mümkün değildir. İnsanlar olarak bu dünyayı kendimize zehir ettikçe ediyoruz. Gün geldiğinde yaşanabilir olmaktan ziyade insanları geren bu güzel gezegenimizi daha güzel bir gözle görmek istiyoruz.
Bediuzzaman Hazretlerinin ifade etmiş olduğu çok güzel bir kelamı vardır.
“Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.”
Bu hayattan lezzet almanın yollarından birisi de yaratılmışlara güzel yönleriyle değer vermek ve düşüncelerimizi hep hayır üzere değerlendirmekle olur. Bunun temelinde yatan ana etken, hoşgörülü olmaktan geçer. Günümüz insanı, hoşgörü kabiliyetini kaybetmiş, insani değerlerin temelini her daim madde ile kıyasladığı için de huzursuz bir kişiliğe bürünmüştür.
Basit bir örnekle bunu açayım müsaadenizle…
Konyamızda trafiğe çıkıp ta kural ihlallerine maruz kalmayan kaç kişi çıkar? Herkes kanunları kendi kafasına göre algılıyor ve her fırsatta kendini haklı görmeye şartlanmış. Empati yapma hasletinden tamamen uzaklaştığı için hatayı da kabullenemiyor. Bunun sonucunda da fertler arası nefret, kin ve buğz hastalıkları tüm ruhumuzu ve cismimizi kaplıyor. Tanımadığımız onlarca kişiyle aramızda husumet oluşuyor. En basit bir uyarı bile kanlı bıçaklı kavgaya dönüşebiliyor. Kimse haklı ya da haksız araştırmasına girmiyor, hakkı gasp edilenle hak gasp eden kesinlikle haklı oldukları düşüncesiyle inadına ısrara kapılınca da haliyle üslupta değişimler ve sert ifadeler sahneye çıkıyor. Devamında da el, ayak, kol, bacak ne varsa karşısında ki insanı öldüresiye dövmek ya da öldürmek gibi korkunç bir çıkmaza giriliyor.
Cenab-ı Hak insana en güzel nimetlerden aklı bahşetmiştir. Aklını kullanarak empati yapan insanlar hatasını anlayarak özür dileyebilse, trafikte tali yoldan seyrettiğini bilerek ana yoldan gelen insana tatlı bir gülümsemeyle yol vermek, yayalara her fırsatta yardımcı olmak ve onlara sahibi oldukları geçiş üstünlük haklarını vermek, yolda yürürken tanıdığımıza tanımadığımıza gülümseme eşliğinde Allah’ın selamını vermek ve selamları almak, okulda öğretmenler ve öğrenciler arasında seviyeli bir iletişim tekniği uygulamakla neler kazanabileceğimizi bir anlayabilsek!
Böyle bir yapının tesisinde herkesin bilinçaltına bu anlayış yerleştiğinde göreceksiniz ki dünyanın anlamı çok daha özelmiş ve güzelmiş. Yaşamın anlamı çok daha belirgin hale gelmiş. Dostluk çerçevesiyle hareket etmenin verdiği manevi doygunluğun sardığı tüm kişiliğimiz, hem kendimizi hem de diğerlerini mutlu eder hale gelmiş.
Aslında derin düşünebilsek, mutluluğumuzu tesis edecek o kadar çok şey var ki şu dünyamızda!
Örneğin her sabah yeniden doğan güneşin verdiği mutluluk,
Minarelerimizden okunan davudi ezan nağmelerinin bizleri rahatlatan yankısı,
Köylere giderken yol üzerinde görüp te durduğumuz şarıl şarıl akan su çeşmelerinin tatlı şırıltısı.
Her sabah uyandığımızda ciğerlerimizi doldurduğumuz mis gibi tertemiz hava,
Bir yerlere giderken dağlardan yayılarak burunlarımıza dolan mis gibi kekik kokuları,
Tarlalarda otlayan koyunların ve kuzuların tatlı meleyişleri, ve kulaklarımıza dolan koyun çanlarının tıngırtısı,
Bayramlarda el öpen çocuklarımıza verdiğimiz harçlıklar sebebiyle yaşadıkları mutluluk,
Komşularımız ve akrabalarımız arasında ziyaret ve ev sohbetlerinin doyulmaz hazzı,
Her sabah uyandığımız günün ve insanlar arasında ki emniyet duygusunun ruhlarımıza yaşattığı şenlik
………..
Daha çok artırmamız mümkündür. Okurken bile etkilendiniz değil mi?
Bu arada neler kaybettiğimizi de üzüntüyle hissettiniz mi ?
Einstein’dan bir söz aklıma geldi. “Dünyayı yaşanmaz kılan; vicdansız ve gaddarların yaptıklarından çok insanların onlara tepki vermemesidir”
O halde dünyanın güzelliği için yanlışları doğruya çevirmek ve eski mutluluklarımızı yeniden kazanmak için daha neyi bekliyoruz? .
“Her zaman kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi başkalarına yapmamayı” ilke kabul etsek ne kaybederiz?

 
Bu yazı toplam 43 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.