1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. YAŞANANLAR, SATRANÇTA Kİ SON HAMLELER Mİ?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

YAŞANANLAR, SATRANÇTA Kİ SON HAMLELER Mİ?

A+A-

Rusya ve Amerika’nın karşı karşıya, belkide çıkarlar uğruna yanyana göründükleri oyunda kimin kimi şah mat edeceği belirsiz. İki tarafın da uzun zamandır kurgulayageldikleri hedefler var. Bu karmaşa içinde ne oyunlar olabileceğine ilişkin farklı yorumlar var.

Kişisel düşünceme göre, doğru veya yanlıştır bilemem ama aşağıda ki sonuçlara ulaştığımı ifade etmeme müsade buyurun.

Bunlardan ilki;

Amerika’nın uzun yıllardır bölgenin petrol kaynaklarına yönelik kabaran bir iştahı var. Ek olarak İsrail’i destekleyerek bölgede ki yerini sağlama alma planları da yapıyor.

Diğeri;

Rusya’nın uzun yıllardır sıcak denizlere ulaşma çabası var. Bu, özellikle ekonomik anlamda Rusya’ya çok şey kazandıracak. 

İki güçte aslında birbirlerinden haberdar, birbirlerinin hedeflerini de biliyorlar. Biri petrole kavuştuğunda bundan 100 yıl sonrasının dahi ihtiyacına cevap verecek bir güce ulaşmanın ince hesaplarıyla meşgul iken diğeri de tıkılıp kaldığı bölgeden tüm dünyaya açılacak kapı olarak Akdeniz’e ulaşmanın planlarıyla yolunu çizmeye çalışıyor.

Amerika, petrole kavuşmakla kalmak istemediği için bölgede piyon olarak kullanabileceği petrol bekçisi olarak güdeceği İsrail için son zamanlarda ki çıkışla yerini sağlama almaya çalışıyor.

İşin özü şu;

Tüm dünyayı kasıp kavuran bir din savaşı her zaman var. Bunda hepimiz zannımca ortak fikir sahibiyiz. Şimdilik bu plan sinsice, gayet hızlı yürüdüğü için hiç değinilmiyor. Çünkü ekonomik hedeflerine ulaşma uğruna her yolu göze alan ve büyük ekonomik yatırımlar yaparak ne denli kararlı olduğunu ortaya koyan Amerika’nın ekonomik anlamda hedefi petrol. Siyasi anlamda hedefi İsrail’e güç sağlayarak bölgesel islam toplumlarının arasına nifak sokup onları birbirine kırdırarak tek mermi dahi yakmadan dini alanda bölgenin hristiyanlaştırılmasına yol açacak girişimlere imza atmak...

Son bir kaç yılı iyi gözlemleyin. Seçilen Trump İsrail’e gelerek ağlama duvarı önünde poz vermişti ya!

Bir süre sonra da İsrail’in başkenti Kudüs’tür saçmalığını tüm dünyaya ilan ederek İslam ülkelerinin en hassas damarına dokunmadı mı?

Bütün bunlar gerçekleşirken varlıklarını kendine borçlu olan satılık Arap liderlerin desteğini de almadı mı?

Amerika ne zaman bölgede oyun kurmaya bir adım atsa Suudi Arabistan, Mısır ve BAE’nin Dubai Emirliği hazır kıta saygı duruşuna geçmediler mi?

İblis temsilcisi piyon liderler müslümanların tepesinde yönetimde olduğu sürece bölgede ki kontrolü elinde tutacağını bilen Amerika, yine planlı çıktığı yolda hedefine kilitlenmiş.

Oldukça hassas olmalıyız!

Şu an ne Amerika ne de Rusya bize daha yakın değil. İkisi de çıkarına ulaşma uğruna bölgesel güç olarak gördükleri Türkiye’yi yanlarına çekerek planlarını bir ileri safhaya taşımak istiyorlar.

Haftanın başında Türkiye ve Rusya arasında yapılan karşılıklı görüşmelerde nihai hedefimiz net olarak bilindiği için Esad’ı dilediği gibi kullanan Rusya’nın tavırlarına dikkatinizi çekmek isterim.

Sanırım oyunun son perdesi aralanıyo ki dişler ortaya çıktı..

Perdenin ardında Rusya ve Amerika başrol oynuyor. Biz de şimdilik ileri düzeyde yardımcı oyuncuyu oynuyoruz. Bilindik figüranlar, sahne gerisinde kendilerine uzatılacak kemiği bekliyorlar. Kemiği alan malum Arap ülke liderleri kemiği sıyırırken, ümmetin maslahatını ise, Türkiye’nin samimi ve dikkatli rolünün ve duruşunun kontrol altında tutması  önem arz ediyor.

Çünkü uzun yılların kronik sorunu olan islam ülkelerinin kendi arasında ki mezhepsel çatışmaları, İçlerinde ki iktidar kavgaları, günü birlik politikalarla idare edilerek ileri hedef çizememeleri, halkın ekonomik sorunlarla boğuşmasından kaynaklanan iç güvenlik sorunları ve daha nice sıkıntılı haller bölgenin sahipleri olarak kendilerini haddinden fazla yıprattığından kronik çatışmaları da beraberinde getiriyor.

Mutsuz insanların kol gezdiği İslam ülkelerinin kahir ekseriyetinden ümmetin yaralarına pansuman olacak, sorunlarını çözecek yiğit bir sesin Türkiye dışından çıkma ümidi de şimdilik olmadığından olsa gerek şu aralar yine Gezi Parkı artıklarının sesleri yükseltilmeye, darbe çığırtkanlığı yaparak ülkede huzursuzluk yaratılmaya, halkın birbirine karşı kin ve nefretle donatılarak patlatılması hedefleniyor.

Dünyanın iki emperyal gücünün hedeflerine ulaşma uğruna nasıl göz karartabileceklerini buradan hesaba alın.

İşin garibi, bölgesel hedeflerine kilitlenen Amerika, Ortadoğu için yaptığı masrafları, gemini tuttuğu İslam ülke liderlerine ödeterek kendine artı güç sağlamayı da ihmal etmiyor.

Biz birbirimizi yemeye devam edelim. Filmin sonunda birbirini yiyenler olarak karşılıklı oturup ağlaşırız.

Bu yazı toplam 1500 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.