1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. YAŞLILAR HAFTASI VE KEMAL BAŞARAN
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

YAŞLILAR HAFTASI VE KEMAL BAŞARAN

A+A-

Dünya öyle hızlı dönüyor ki,

Zaman nasılda hızlı akıp gidiyor.

Daha dün gibi hatırlıyorum, Sedirler’de Yanık Cami yakınında  o zamanki adıyla  Sedirler İlkokulu, bugünkü adıyla İstiklal İlkokuluna gittiğimi,

Riya olmasın  İlkokul sonrasında Beşyolda bulunan İmam Hatip okuluna gidip- gelirken eski Hapishane Caddesi’nde bulunan çarkta kağıttan kayık yapıp, arkadaşlarımla yarıştırdığımızı, neden olduğunu bilmiyorum ama, çukur mektep diye anılan ve Çevizaltında bulunan çocuk parkına nasıl gizli gizli girip, sonra bekçi tarafından kovalandığımızı, mahallemiz insanlarından, Hocalar’ın bahçesinde , yine Hasan Özkan amcanın oğlu Ahmet ile tarlada top oynayışımız, yazları sulama havuzuna girip, sözde yüzmek isteyişimiz, aslın kırına gidip, kanallar içinde balık tutacağız diye kurbağa yavrularını tuttuğumuzu dün gibi hatırlarım.

Ünlü bir mutasavvıf zamanın nasıl geçtiğini bir su kenarına  oturun suyun akışını izleyin göreceksiniz demektedir.

İşte zaman bu,

Bu zaman içinde  siyaset, referandum, ekonomi, dolar, altın, hayat meşgalesi derken yıllar ne çabuk geçiyor ve bu koşuşturma arasında  geçtiğimiz günlerde yaşlılar haftası bana göre sessiz sedasız kutlandı.

Kimse pek yaşlılığı kabul etmez ama hayatın gerçeklerinden de kimse kaçamaz. Elbet yaşayan insanlar bunu da görecektir. Yaşlılar haftasının sessiz sedasız kutlanmasını da ben şuna bağlıyorum.

Hani derler ya:
“Eskiye rağbet olsa…”

Şimdi size değerli arkadaşım, dostum Kemal Başaran’ın Yaşlılar Haftası nedeniyle tarafıma gönderdiği bir yazıyı sizlerle paylaşıyorum. Bizim gibilerin yaşam kaynağı da dostları, arkadaşlarıdır. Onlarla mutlu oluyoruz işte.

En verimli çağlarını ülkesine ve milletine hizmetle geçirmiş bütün değerli büyüklerimizin Yaşlılar Haftası'nı kutluyor, kendilerine sağlıklı, uzun ömürler diliyorum.

Yaşlanma, fiziksel ve ruhsal olarak değişimlerin yaşandığı, önlenmesi olanaklı olmayıp, geciktirilmesi mümkün olan bir süreçtir.
Önemli olan bu süreci, sağlıklı ve olumlu duygularla dolu yaşamaktır.
Bir düşünürün makalesinde belirttiği gibi, yaşamda önemli olanın “ihtiyarlamadan yaşlanmaktır” sözü ile sağlıklı yaşamının ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır.
Yaşlılığın başlangıç yaşı 65 yaş ve üstü kabul edilmektedir.

Sağlıklı yaşlanmak için torunlarımızı sevelim.

Torun sevgisi elbette başka olur çünkü çocuklarımızın yani torunlarımızın anne veya babalarını küçük yaşta iken doğru dürüst sevmeye vakit bulamazdık.

Gençtik hayat mücadelesi içindeydik onlara iyi bir hayat sunalım güzel ve iyi okullarda,
üniversitelerde okutalım diye çok çok çalıştık.

Çocuklarımız küçükken onlara yeterli vakti ayırıp kucağımıza alıp saatlerce sevip okşayamadık.
Onların isteklerini her zaman yerine getirmek istedik o günün ekonomik şartları içerisinde belki yerine getiremedik.

Belki bazı İstekleri karşısında anne ne git o halletsin diyerek savuşturduk .

Torunların isteklerini yerine getirmek için her şeyi zorlayarak zaman mefhumu gözetmeksizin yapmaya çalışıyoruz.

Torunları kucağımıza aldığımda şahsen benim çocukluğum aklıma geliyor .

Bizim dedelerimiz bizlerin küçük küçük isteklerini o günün ekonomik şartları içerisinde yerine getirmediğini düşünüyorum.
Ben rahmetli dedeme köyden mektup yazdım bana bir mızıka alıp göndermesini istedim ama gönderemedi.

Ben o yılları düşünerek torunlarımın isteklerini yerine getirmeye çalışıyorum .
Aynı duygular sizlerde de olduğunu düşünüyorum.

Torunlarımı kucağıma aldığımda onlara sıkı sıkıya sarılırım.
Çünkü kendimin yaşlandığını hissediyorum ve torunlarımızla yapacağım daha çok işim var der gibiyim.

Torunlarıma daha çok neler yapabileceğimin düşünmeye başlarım.

Erkek torunlarımın Sünnetlerini yaptıracağım, okula gidecekler üniversiteyi bitirmesini onların nişanlanmasını evlenmesini çocuklarının olmasını görebilecek miyim sorusunu kendine kendime soruyorum.

Babam 43 yaşında akciğer kanserinden vefat ettiği için hiç bir torununu görmek nasip olmadı
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.

Kimi torunlar şansızdır, dedelerini bilmeden, tanımadan büyür,

Kimi torunlar şanslıdır dedelerinin dizinin dibinde büyür,

Kimi torunlar da çok şanslıdır çocuklarını dedelerine sevdirebilirler,

Kimileri çok çok şanslıdır dedesi ile birlikte yaşlanır.

Kimi torunlar da dede diyebilmiş.Biraz büyümüş dede deme zevkini tatmış,sonra tadı damağında boynu bükük kalır. Çünkü dedesi Hakkın rahmetine kavuşmuş olur.

Hani dedesi torununa üniversiteyi kazan sana araba alayım der ve alır torunda arka camına DEDEM SAĞ OLSUN yazması bekler ve çok mutlu oluruz.

Allah,
Kimselere muhtaç olmadan,
Gördüğünden geri koymadan
,tüm aile efradınızın sayısını eksiltmeden ,artırarak bir ömür boyu hep birlikte yaşamayı nasip etsin.

 

Bu yazı toplam 220 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.