1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. YAZ KUR’AN KURSLARI O KADAR ÖNEMLİ Kİ! -I
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

YAZ KUR’AN KURSLARI O KADAR ÖNEMLİ Kİ! -I

A+A-

İslami eğitim noktasında hep gerilerde yer alıyoruz. Kursa gönderdiğimiz çocuklar için Kuran-ı Kerim’ı öğrenmeye dair hiç kuşku yok ama en büyük korku eli sopalı bir hocaya düşüp koskoca yaz aylarını korkuyla geçirten bir yapının hakimiyetidir. En azından bu tespitim benim çocukluğuma rastlayan dönemlerde böyle idi. Kısmen pozitif gelişmeler yaşansa dahi nedense çocuklarımızın zihninde kurs hocasından görecekleri muamelelere ilişkin endişeler hala göze çarpmakta. 
Biz nasıl bir yola düştük böyle?        
Allah’ın kelamını öğrenmek üzere kursa gelen çocuk kendini geliştirene kadar eğer dayanabilir ve kaçmazsa büyük bir kabusun içinde, endişeyle bir noktaya belki ulaşabiliyor. 
Korkuyla öğretmek ve eğitmek sanırım daha çok doğu menşeli ülkelere has bir uygulama olsa gerek ama bu sınıfı biraz daha daraltacak olursak, sanırım daha çok islam toplumlarında öne çıkan bir eğitim tarzı olarak dikkat çeker.
Belki de öğrenmek için büyük azim ve hevesle yola çıkan islam neferlerini bazı asık suratlı, dayak atmayı geleneksel hale getirmiş hocafendilerin egoizminden kaynaklanan sebeplerle kaçırabiliyoruz. 
Niçin böyle bir yola başvurduğumuzu da açıkçası bilemiyorum. 
Her fırsatta en güzel örneğimiz sevgili Peygamberimiz (SAV)’in hilm ve şefkatle ön plana çıkardığı bu tür uygulamaları, içimizden kişilerin çatık kaşları ve sopalı elleri ile heder edebiliyoruz. 
Sonrasında da yeni nesiller, işi gücü tamamen oyun oynaş odaklı gibi sızlanmalar yerini alıyor.
İyi de biz çocuklarımıza ne verdik te ne bekliyoruz?
Konuyu hiç üzerine alınan yok. Herkes kendi doğruları doğrultusunda ardına düştüğü tarzı savunmanın derdine düşüyor. 
Kendimiz tökezlerken, yeni nesilleri kurtarmanın hesabını yapıyoruz. 
Diyanet İşleri Başkanlığı deseniz halen klasik bilindik noktada duruyor. 
Hocaların iyilerini tenzih ederek, islami eğitimi hakkıyla yeni nesillere aktaracak şuur ve prensipte olmadıklarını ve tüm işlerinin sadece namaz kıldırmaktan bir de inşaat halinde ki camilere yardım toplamaktan başka bir hedefle yol almadıklarını gözlemliyoruz. 
Çocukluğumda hem camiye hem de mahalle kursuna gitmek apayrı bir haz nedeniydi. Ama ahh o dayak olmasa! 
O yıllarda eli sopalı hocalardan bendeniz de muzdariptim. Çocukluğum süresince yaz tatillerinde ağırlık olarak mahalle camimizde açılan kursa giderdim. Bir Tahir Hocamız vardı. Sağ mı vefat etti mi bilmiyorum ama elinde ki sopa hiç eksik olmazdı. Hele çocuk okuturken eğer uğultu varsa o kızgınlıkla ayağa kalkar, “Susun, leyn kera…ciler, sıra dayağına çekerim bak” şeklinde bağırarak kursta sekineti sağlama yoluna gitmesi ayrı bir şeydi. Sonrasında bir yaz tatili yine evimize yakın olan Elmas Kur’an Kursu’na kayıt yaptırarak biraz daha üst perdeden ilim öğrenme azmiyle yola düşmüştüm. Burada da sınıflar dolu olduğu için oluşturulan kursun mescidinde dikdörtgen biçiminde sıralanmış rahleler etrafında kümelenirdik, sırası gelen çocuk okumasını yaparken hocamız rahle gerisinde dolanarak hata yapan ya da ses yapan çocukların kafasına elinde ki sopayla acımadan vururdu. Bu kursa da bir hafta zor dayandım ve bırakmak durumunda kaldım. Dayak yemedim, korkudan ayrıldım. 
Sadece kurslarda mı yaşanıyordu bunlar? Elbette ki değil.
İmam Hatip Lisesi’ne ilk başladığım yıl hafta başlarında okul bahçesinde sıra olduğumuz o yıllarda eğer kazara İstiklal Marşını kaçırdıysanız, normal sınıf sıralarının ardında her sınıftan geç gelenlerin toplandığı yeni bir sıra oluşturulur herkes sınıfa girdikten sonra İstiklal Marşı’nı kaçırdık diye avuçlarımızın içine çalınan meşe sopasının acısını hala unutamam. Birinde öyle bir acı hissetmiştim ki o sopanın üstüne bir de sınıfa girip yok yazılma ihtimaline karşın sopa atan hocadan ikinci bir dayak riski olan geç kağıdı alma durumunu göze alamaz, o acıyla eğile büğüle sınıfa zor atardık kendimizi… Eğer yoklama yapılmamışsa sizden şanslısı yoktu.
İşte okul ve kurs yıllarından akılda kalan bazı gerçekler… 
Gelecek yazımda devam edeceğim…

Bu yazı toplam 930 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.