Allah, rahmeti ve hikmetiyle bir zelle bahânesiyle Âdem’i (as) cennetten çıkarıp dünyaya gönderdi. Bu, Âdem atamızın imtihanı ve mukadder nebiliği ve kemâli için gerekli bir bahâneydi.
Efendimiz (sav), Kureyş’in Hudeybiye anlaşmasını ihlal etmesini bahâne ederek Mekke’yi fethetti. Onların yaptıkları kötülükleri sayıp dökerek ayıplamadı, hepsini affetti. Bu fetihle Allah Resulü (sav), onlara İslâm’ı, adâleti ve kardeşlik sevgisiyle Allah’ın rahmetini götürdü. Rasûlullah Efendimiz (sav) bütün fetih ve savaş bahânelerinde, hak ve adâleti, Allah rızasını niyet etmiştir.
Adamın biri, onurlu ve fakir komşusunu yemeğe davet ederek: “Beklediğimiz misafirler gelmeyince, yemekler boşa gitmesin, buyurun birlikte yiyelim. Fazladan aldığımız meyveler de bozulmasın, birazını size verelim” der. Eğer, misafir bahânesi olmasa; dâvet ve meyve ikramı onur kırıcı olurdu. Davetli komşu, misafir sözünün bahâne olduğu anlamış olsa bile, komşular arasındaki hürmet ve muhabbet değişmez. Tersine bu bahâneyle şerefler artar.
Osmanlı’nın, “î’lâyı kelimetullah” için yaptığı cihadlar sebebebiyle ömrü uzadı ve şerefi yükseldi. Boşnaklar ve Arnavutlar gibi, Avrupa İslâm’ına ve hidâyete vesile oldu. Allah rızası için yaptığı bahâneler, tarihin şeref levhalarında kayıtlıdır. Fakat, kim olursa olsun, Allah rızası yerine, hevâsı veya menfaati için harp çıkaranların her türlü bahâneleri şerefsizlik olmuştur. Sömürgeci Batılılar, savaş bahânelerinde haksız oldukları gibi, yaptıkları savaş, işgal ve istilâ ile de zulmetmişlerdir. Bahânesi adalet olmayan herkes zalimdir.
Teröristlere gelince: Küresel kapitalizm ve adaletsizliğin terör üreten şartları, rutin bir durum haline getirdiği müddetçe bu örgütleri doğurmaya devam edecektir. Bu noktada şu hususun altını çizmek durumundayız: Terör eylemini yapan örgütün adının bugün el-Kaide olması hiçbir şey ifade etmiyor. Hıristiyan zulmünü bahâne edip İslâm’ı referans alarak, askeri hedefler dışında sivillere zulmediyor. Türk ırkçılığını ve kültür adaletsizliğini bahâne eden PKK, Kürt ırkçılığı adına adam öldürüyor, devlete ve millete zarar veriyor. Bunların yerine ETA'yı yahut Tamil gerillalarını koysak, ana ideolojik çerçeve değişmeyecektir. Çünkü el-Kaide'nin siyasi pragmatizmi ve 'amaca götüren her araç meşrudur' inancı, herhangi bir militanın sağdan veya soldan olması bu örgütlerin zâlimane metodlarını değiştirmez. El-Kaide'nin İslami referanslarla yaptığı haksızlık, İrlanda'da IRA, İspanya'nın Bask bölgesinde ETA yahut Güney Amerika'da Zapatista gerillaları tarafından yapılıyor. Bu örgütler arasındaki tek fark, farklı kültür bağlamlarında farklı siyasi diller kullanıyor olmaları. Hepsinin çıkarım ve bahâneleri, “adaletsizliğe karşı savaş” adında bir zulümdür. Çünkü gerçek suçlulara karşı bir şey yapamayan teröristler, masum sivil halka zarar vererek gayelerine ulaşmak istiyorlar.
Küresel iktidar ve kapitalin zumlu devam ettikçe de terörün zulmü de devam edecektir. Ne yakı ki terör, 21'inci asrın şekillenmesinde en önemli unsur ve bir realite olarak karşımızda durmaktadır. Kendisine yaklaşımlar ne olursa olsun, terör konusunda en önemli gerçek, uluslar arası şer güçler tarafından, onun, İslâm'ı ve Müslümanları hedef aldığı, en azından halihazırda en büyük zararı Müslümanlara verdiği, İslâm'a ve Müslümanlara karşı kurulup işletilen çok korkunç bir tuzak olduğudur. Son misal: Yargıtay başsavcısının AKP’yi kapatma davası ve bahânesi için hazırladığı iddianamede, Danıştay kâtili provokatif saldırgan için radikal dinci demesi ve bununla da hükümeti suçlaması…
Suçsuz karısını boşamak için bahâne arayan kocanın ve başarılı öğrencisini -ideolojik sebeblerle- geçirmeyen hocanın alçaklığı tartışılmaz. Karısını boşamamak için, onun iyi taraflarını öne çıkarıp sabreden kocanın ve öğrencisinin başarısını değerlendiren hocanın da şerefi tartışılmaz. Birini dövmek veya birine sövmek için bahâne arayan güçlü kabadayı ne kadar sıradan ve âdî bir adamdır. Birine iyilik yapmak için bahâneler aramak da bir o kadar yüceliktir.
Hak rızası için, iyilik ve adalet adına bahâneler aramak ne kadar şerefli ve makbul bir fazilettir ki, neticesi cennettir. Adalet dışı, sırf kötülük, kin ve intikam için bahâne üretenler, öyle alçak insanlardır ki varacakları yer cehennemdir.
www.hakimiyet.com