Senaryolar ülkesi Türkiye… Bir senaryo da biz yazalım…Birileri yazıp baskıya verdikten sonra piyonlar da hemen uygulamaya geçiyor
Biz de unutulanlar unutanları asla unutmazlar ama Salih Kunter’i,Bülent Orakoğlu’nu ne çabuk unuttuk.(Sayın Bülent Orakoğlu’nu önemli bir olayın ayrıntısını verdiği için unutmamak lazım..)
İsterseniz biz size Bülent Orakoğlu’nu hatırlatalım. Ne demişti Orakoğlu: “Bir süre önce, küçük bir partinin genel başkanı beni Armada Alışveriş Merkezi’ne (Ankara) davet etti. Kimlerle beraber hareket ettiklerini anlattı. Amaçlarının hükümeti devirmek olduğunu ve yakın bir zamanda harekete geçeceklerini söyledi. Dedi ki: ‘Biraz önce saydığım gerekçelerle hükümet gidiyor. Ben bir-iki ay sonra başbakanım. Eğer stratejinizi bu şekilde götürmeye devam ederseniz sizin ve çocuklarınızın bundan sonra devlet hizmetinde yer alması mümkün değil. Ama şu andan itibaren bizim dediklerimizi kabul ederseniz, size devlet içinde önemli görevler verebiliriz.”
Kimdir Bülent Orakoğlu?
Bülent Orakoğlu Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkan Vekilidir. Yani resmî çalışan bir istihbaratın ilk ağzı… Gerçi Orakoğlu o sözleri söyledikten sonra küçük bir partinin genel başkanı hemen üzerine alınıp ben değilim demişti ve hemen partisiyle birlikte CHP’ye iltihak etmişti.Madem kendisi yapmadı niye üzerine alındı henüz onu da anlamış değiliz. Belki de senaryomuza göre gerçekten de o değildi.Açıkçası bugün gelinen nokta biraz da onu gösteriyor.
İp genel başkanı Doğu perinçek bu sözlerin muhatabı olabilir mi acaba? olur? Neden olmasın? Hani şu 1974 Kıbrıs barış harekâtında Türkiyeyi işgalci olarak gösteren Perinçek…Hani şu Bekaa Vadisinde Abdullah Öcalan’la röportajlar yapıp da Abdullah Öcalan’dan gül alırken fotoğraf çektirip bundan da büyük gurur duyan Perinçek…(Zannedersem bu fotoğraf hepinizin hafızasındadır.) Bütün bunlar bilinirken Şehit cenazelerinde bindirilmiş kıt’alar tarafından atılan sloganları halkın iktidara veryansını gibi göstermeye çalışan Perinçek…
Temmuz 1992’de başında olduğu Sosyalist parti kapatılınca demokrasi nutukları atan ama hazırladıkları gazete küpürleriyle parti kapattırmaya kalkışan Perinçek…
Şimdi bu karmaşık ilişkiler içerisinden ne çıkacak bilmiyoruz ama artık birilerinin halka bazı şeyleri açıklığa kavuşturmasının zamanı gelmedi mi? En azından bilmesi gerekeni(Biz devletimizin bekası için devlet sırrını istemiyoruz.)
Bülent Orakoğlu’nun bahsettiği şahıs Perinçek midir?
Basına da yansıdığı gibi, Perinçek’in Ergenekon’la bağlantısı nedir?
Varsa, Perinçek PKK’ya mı yoksa Ergenekon’a mı çalışıyor?
Veli Küçük’le Cumhuriyet gazetesini almak istemelerinin amacı Ergenekon’u azıcık da olsa resmi boyuta taşımak mıydı?
Peki İlhan Selçuk kapatma davası açıldıktan iki gün sonra niye Aydın Doğan’ın şemsiyesi altına geçti.(Tabi sabah grubu el değiştirdikten sonra Cumhuriyet’in finansörlüğünü kim üstlendi. Herhalde Aydın Doğan)
Yoksa İlhan Selçuk gözaltına alınacağını biliyor muydu?
Perinçek bu yumağın neresinde…
Daha da ilerisi Orakoğlu Ergenekon’un birinci adamını biliyor mu?
Ve son bir soru: Ergenekon dava süreci Şemdinli’ye benzer mi?
www.hakimiyet.com