Yazdır

Gölge Oyunu

Gölgenin ortaya çıkması için ışıkları yakmak gerekir…

 

Yalnız hangi ışıkları ve bu ışıkların kimler tarafından yakılacağı belli değil.

Dipsiz bir kuyu mu?

Artık değil…

Dibi görünmeye başladı. Ama biraz karışık görünüyor. Sapla saman birbirine karışmış. İyiyi kötüden ayırt etmek gene bize zulümden farksız…

Hadi başlayalım…

Ama nereden… Nereyi tutarsak elimizde kalıyor.

Ergenekon terör örgütüne yönelik araştırma ve kitaplarıyla tanınan Gazeteci-Yazar Zihni Çakır; Vatansever Kuvvetler Güç Birliği’nin Düzce’de kurduğu eğitim kamplarında en az bin kişiyi eğittiğini söylemiş. Ve bu kişileri de dalgalandırıcı olaylarda kullanmışlar. İşin garibi Danıştay tetikçisi Alparslan Arslan da bu kamplarda eğitim görmüş.

Buraya kadar her şey normal. Yani herkesin mâlumu… Hatta kamp yerlerinin(ki yapılmışsa) Konya, Ankara ya da Düzce olması da gayet doğal… Tesadüfün bu kadarına da pes doğrusu…

Niye Düzce?

Geçen yıllarda Bolu ve Düzce civarlarında elliye yakın İsrail’li turist(!)in konakladığını ve bu turist(!)lerin ne iş yaptığını bir partinin genel başkanı sormuştu da kimse oralı bile olmamıştı… Hem de kışın ortasında, hem de Düzce de …

Ne tesadüf ama…

Ne dersiniz? Hormonsuz domates yetiştirmek miydi amaçları? Hani insanın aklına da gelmiyor değil… O elli kadar turist(!) Türkiye’de Bolu dağları(!)na kamp kurarken kuş gribinin ilk olarak Bolu ve Düzce’de görülmesi…Ve bu tarihlerde yarasa pardon kuş gribinin bu hükümet zamanında Türkiye’de daha çok tanınmaya başlanması…

Yoksa…

Yoksa bu da bir tür İsrail’in Ergenekon desteğiyle hükümete psikolojik savaşın başlangıcı mıydı? İktidarı halkın gözünde aciz göstererek… Hatta biraz daha ileri gidelim; İran üzerinden Türkiye’ye sokulmak istenen üç tır dolusu silahın Ergenekon tezgahından geçtiği öne sürülürken…

Burada İsrail’in fonksiyonu neydi? Yoksa sayın başbakan kutsal beldeler ve Kûdüs konusunda İsrail’den çok şey isteyip dünyanın gözünde İsrail’i terör devleti olarak nitelendirdiği için mi? Gerçi bu yeni bir yapılanma değil ama gene de insan şunu sormadan edemiyor; İsrail Ergenekon’un neresinde?

Gazeteci Çakır o kampların oluşturulduğu dönemde Veli Küçük’ün İzmit Jandarma Alay Komutanı olduğunu da söylüyor. Yani güzergâh kontrol dahilinde ama…

Akıl almıyor…

Bir taraftan İsrail Lübnan’a füze yağdırıyor, diğer taraftan da üç tır dolusu silah (belki de PKK’ya verilmek üzere) Ergenekon tezgâhından geçerek Türkiye’ye getiriliyor. Ve birileri bu silah ticaretini hemen üstleniyor. Garip değil mi?

Tamam… Dış güçlerin Türkiye üzerindeki planlarını kestirebilmek için âlim olmaya gerek yok ama bütün bu olaylar zinciri de tesadüf olmasa gerek…

Yanması gereken ışıkları yaktığımız zaman herhalde gölgeler kendini gösterecektir.

Bekleyeceğiz…

Ve hep birlikte göreceğiz…

www.hakimiyet.com