Yazdır

Katil Kim?

Yaşamak... Hadi hazırlan, nefes almayı öğren. Fırtınalar kopacaksa da hazırlan. Örtbas edileceksen de hazırlan. Bir umut yaşama, bir umut nefese... Haydi, hazırlan fırtına kopacaksa da hazırlan; heyecanlanma...


Anne rahmine düştüğü andan itibaren bebeksin… Çocuksun… Canlısın... Bir cansın… Annen yedikçe doyarsın, su içtikçe içersin; üzülünce sen minicik olsan bile hissedersin. Babanla kavgalarını duyarsın. Müzikler dinletir bazen sana ya da şöyle sıcacık okşar karnını ayna karşısında. Bazen ilgisizliğine dayanamaz, tekmeler savurursun annene. O minicik ayakların can yakar o an, acıklı bir gülümseyiş oluşuverir annenin yüzünde...

Peki ya anne? O güzel fiziği giderek senle genişler. Sabah akşam mide bulantıları; olmamış ayvaları bile canı çeker gamzelerine konduruverir. Sen varsın diye artık kalbi daha da yumuşar. Ufacık bir söz bile onu incitmeye yeter. Boynu bükük bir papatya yada kanadı kırılmış bir kuş için bile akıtır göz yaşlarını...

Anne olmadım bilmiyorum. Bilmediğim bir şeyi de tasvir edemem, ancak annemin kuzusuyum. Dün bir televizyon programında izledim. Dinledim hiç sıkılmadan. Utandım, korktum en çok da... Polemiklerin yer aldığı haberlerden daha da önemliydi bu konu. Konu bu kez kürtajdı. Ve giderek bu oranın yükseldiğiydi. Ve giderek kürtaj yaşının düştüğüydü. Ve giderek kürtajın yasal yollardan uzaklaştığıydı. Ve ahlaktı...

Anne olmadım, bilmiyorum. Anne rahmine düştüğü andan itibaren o bir candır. Onun için yuvalar yıkılır, onun için yıllarca tedaviler görülür, onun için gözyaşları dökülür.

Hazırlan bebek! Yol göründü sana bu dünyadan... Katilinse kim, ah bir bilsen!... Üzgünüm küçüğüm, hadi git artık. Ardına bakmadan git! Git!...

"İşte gidiyorum
Bir şey demeden
Arkamı dönmeden
Şikayet etmeden
Hiçbir şey almadan
Bir şey vermeden
Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum"

www.hakimiyet.com