Yazdır

Okulda Ve Evde Başarılı Çocuk Eğitimi

Hafta içinde oldukça yoğun kültürel faaliyetlere katıldım. Bunlardan biri de Ahmet Hazım Uluşahin İlköğretim Okulunun gerçekleştirdiği öğrencilere ve ailelere yönelik konferanslardı.

Konferansı yazar Ali Erkan Kavaklı sundu. Tek kelimeyle harikaydı. Ben çok etkilendim. İstifade ettim. Ne yapacağım konusunda bazı kesin ve kalın çizgilerim oluştu. Slâytlarla desteklediği konferansına ailelerin yoğun ilgisi gözümden kaçmadı. Aileler çocuklarıyla ilgili yapacaklarını öğrendikçe mutluluk yaşadılar.

Konferanstan önce okul müdürü Ömer Büyükmanav’ın kısa konuşması eğitime ve çocuklara verilen önemi vurguluyordu.

Başarının sırlarını detaylarıyla açıklayan Kavaklı ilginç tespitlerde bulundu.

Fedakârlık ve Hedefe odaklanma önemlidir. “Deha dikkati değil, dikkat dehayı doğurur.”

Hedefi olmayan çocuk, çalışmaz, zorlukları göze almaz, gayret göstermez, yeteneklerini geliştiremez.

Hedefi olan ise çalışır, ama asla yorulmaz. Çalışmaktan zevk alır. Yeteneklerini geliştirir.

Ünlü Fransız romancısı Honore de Balzac’ın “Ben çalışırken dinlenirim; dinlenirken çalışırım.” sözünü hatırlatarak çalışmayı eğlenceli hale getirmenin gerekliliğini vurguladı.

Çocuk eğitimindeki önemli hususların sevgi olduğunu örneklerle vurgulayarak Sevelim ve takdir edelim, çocuğumuzu eleştirmeyelim. Davranışını beğenmediğimizi belli etmemiz yeterli. Olumlu davranışlarını takdir edelim. Güven ortamında yetişmesini sağlayalım…

            Her insanın bir etki, bir de ilgi alanı vardır. İnsanlar çoğu zaman ilgi alanlarına giren konuları konuşur, tartışır ve kafa yorarlar. Uzun ve yoğun sohbetlerden, tartışmalardan sonra ilgi alanlarındaki hiçbir şeyin değişmediğini, her şeyin yine eskisi gibi devam ettiğini görür, karamsarlığa kapılırlar. Zamanları, enerjileri, dikkatleri boşa gitmiştir. Sonunda kendilerini başarısızlığa mahkûm eden şu yargıya varırlar: Biz adam olmayız, bu millet düzelmez.”

            Hâlbuki hepimizin bir de etki alanımız var. Enerjimizi, vaktimizi, dikkatimizi, ilgimizi etki alanımıza çevirsek birçok şeyi değiştirebiliriz.

Zamanı verimli kullanmayı öğretmeliyiz. Gün herkes için 24 saattir.

Çocuğunuza değer verdiğinizi ona zaman ayırarak gösterin. Onunla her gün 10 dakika konuşun. Yemekleri birlikte yiyin. TV veya bir filmi birlikte izleyin. Bulmaca çözün. Yürüyüş yapın. Oyun oynayın. Her gün 15 dakika kitap okuyun.

Çocuklarınıza kibar ve nazik davranın, onlara güzel sözler söyleyin. Çocuğun meziyetini bulup övün. Dost olduğunuzu ve onu sevdiğinizi ve onu sevdiğinizi sıkça söyleyin.                            

 Tartışmayı değil, çocuğu kazanın.

            Haydi çocuklarımızı kazanmak için biraz daha gayret edelim. Onlar ömür boyunca bizimle birlikte olacaklar. Onlarla yaşayacağız. Onlarla yaşlanacağız. Onlarla sevinecek onlarla övüneceğiz.

            Onların insan ve farklılıkları olabileceğini asla unutmayalım.

            Ve bir örnek: sevgiyi, anlayışı, davranışı örnekleyen…

            Çocuğa sevgi ve şefkat gösterin!

            Sevgili Peygamberimiz (sav), hiçbir zaman eğitim amacıyla çocukları dövmemiştir. Onları hep şefkat ve merhametle terbiye etmiştir. Kendisine on yıl hizmet eden Hz. Enes (ra), o cennet yuvada geçen yıllarla ilgili şunları söyler: “Ne dövdü, ne azarladı, ne hakaret etti, ne de surat astı.”

Peygamberimiz (sav), çocukların en çok sevdiği insandı.

Çocuklarımız bizi herkesten çok sevebilmeli. Bu da bize bağlı.

www.hakimiyet.com