Yazdır

Genç adım’ın 4. Adımı

İlim Yayma Cemiyeti Konya Şubesi’nin yayın organı olan Genç Adım’ın 4.sayısına bakıyorum. Profesyonel bir dergi izlenimini veriyor bakanlara. Bakmakla kalmamak gerektiğini biliyorum. Sayfalarını çeviriyorum. Güzel bir baskısı var. Kuşe kâğıt ve renk uyumu harika. Emek verdiği anlaşılıyor.

Genç Adım, genç düşünceleri satırları arasına alıyor. Genç kalan, yaşlanmayan düşünceler bunlar. Yüzyılların birikimiyle gençliğini pekiştiren düşünceler. Daha önceki sayılarından bazılarını da görmüştüm. O zaman da buna benzer cümleler kurmuş olabilirim.

Her derginin kültür dünyamızda yeni bir renk, bir çiçek olduğunu varsayarım. Bu da beni sevindirir. Onun tanıtılması gerektiğinden hareketle dergiyi inceliyorum.

 İlim Yayma Cemiyeti Konya Şubesi adına sahipliğini Hasan Yaşar’ın yaptığı Genç Adım, Gökhan Güzel’in editör yazısı size yol haritasını çiziyor.

Düşünce bölümünde “Mevlana Kişisel Gelişim ve Yaşam Koçluğu” başlıklı yazıyı Dr. Faik Özdengül kaleme almış.

Tevhid ışığında İslam ve Hıristiyanlık yazısı da Cemalettin Atay’a ait.

Dr. Coşkun Yılmaz, vefatının 6.yılında Ali Ulvi Kurucu’yu anlatmış. Bir başarı öyküsünü okuyorsunuz, tanıdık geliyor size. İçinizi ısıtıyor.

“Aşkla Gelen Meşk” size sanatın inceliklerini sunuyor İzzet Elitaş’ın kaleminden. Mesneviden seçmeleri okuyorsunuz ve Mehmet Akif’i tanınmış edebiyatçı Ali Haydar Haksal ile yapılan söyleşiden öğreniyorsunuz. Söyleşiyi Arif Özsarı gerçekleştirmiş.

Namazda Huşu’yu Mehmet Ali Biçer, Sözün Kokusu Ali Cançelik,  Musab Bin Umayr’i Abdülveli Mehmet, “Allaha ve resulüne muhabbet” Dursun Uçar, “Vakıf” Yavuz Erden,  “El-aziz” Birtan Aşıkferki, “Hayâsızlık” Veysel Aktürk tarafından kaleme alınmış. Tasavvuf sayfalarında da Mehmet Zahid Kotku’un yazılarını severek okuyorsunuz.

İYC Konya şubesinden haberler bölümünde yapılan faaliyetler resimleriyle verilmiş. İYC’nin birçok faaliyete kültürel etkinliğe imza attığını görüyorsunuz. Bunun hız kesmeden devam edeceğine olan kanaatiniz parlıyor.

Ali Erkan Kavaklı ile birlikte Mevlana Celaldin Öğrenci Yurduna gittim. Ali Erkan Kavak’lının konferanslarıyla ulaşmadığı yer kalmadı diye düşünüyorum. Öğrencilerle sohbet etti. Beyinlerini nasıl etkili kullanacaklarını örneklerle anlattı.

Mevlana Celaldin Öğrenci Yurdu, beni geçmişe üniversitedeki okuduğum yıllara döndürdü. O dönemdeki yaşadığımız imkânsızlıkları düşündüm. Zor yıllardı.  Şimdiki gençler için çok güzel imkânlar vardı. Ali Erkan Bey’in kulağına eğildim. “Keşke bu güzellikler bizim zamanımızda da olsaydı. Böyle bir yurtta kalacaksam şimdi de öğrencilik yaparım.” dedim gülüştük. Gerçekten güzeldi. Pırıl pırıl ve bir ev sıcaklığıydı hissettiklerim.

Yurt Müdürü Yunus Koç sevecen bir kişilik. İçten ve samimi. Yurtta yaptıkları faaliyetleri anlatırken gözleri parlıyordu. Kültürel etkinliklerin ardı arkasının kesilemediğini söyledi. Konferans, panel, imza günü söyleşi, kitap fuarları… Hakeza spor aktiviteleri de aynı diye ilave etti. Kurslar da açıyoruz. Öğrenci gençleri geleceğe hazırlamak için sürekli faaliyet içindeyiz dedi.

Gençlere bu hizmeti sunan bütün çalışanları kutluyor ve teşekkür ediyorum.

www.hakimiyet.com