Ülkemizde hem görsel, hem de yazılı medya organlarında bazı haberlerin zaman zaman çarpıtılmış olduğuna şahit oluyoruz.
Hükümete ve iktidar partisine muhalif olan bir gazete veya bir TV kanalı ile habercilikte doğruluğu ve ciddiyeti ile edinmiş gazeteler ile TV kanalları arasında çok değişik ve pek çelişkili haberlerin yer aldığını hemen hemen hepimiz defalarca duymuş ve görmüşüzdür.
Elbette demokrasilerde tenkit ve eleştiri kültürü işletilecektir. Böylesine bir kültür işletilirken işi yalana, bile bile yanlışa, mugalâtaya, okuyucuları ve izleyicileri yanıltmaya götürmek hiç kimseye ve hiçbir basın-yayın organına verilmiş bir hak değildir.
Her medyada çalışan, her haber yapan, her yorumcu ve her yazar bazı varsayımlara gerçekmiş gibi gösterme alışkanlığına kapılmamalı, böyle şeyler için kafa yormamalı, hakikat dışı görüşler serdetmemelidir. Milletin müşterek sesi olarak bilinen ve böyle kabul edilen her basın ve yayın organı hem boş ve gereksiz, hem de gerçekleri çarpıtan haberciklerle uğraşmayı terk etmeli, doğru ve ciddi haberciliği ilke edinmelidir.
Medyanın en önemli görevlerinde birinin de yanlışları düzeltmek, halkımıza cereyan eden her türlü olayların en doğrusunu vermek, bilhassa bilerek ve kasıtlı olarak haberlerin yönünü ve oluş şeklini değiştirerek takdim etmek basın-ahlak yasasına uymayan, hatta tamamen zıt olan çirkin uygulamalardır.
Hele hele bazıları var ki: “Elifi görseler mertek zannederler” fakat İslami açıdan kendi anlayışlarına, kendi kafa yapılarına ve kendi ideolojilerine göre fetva dahi vermeye çalışırlar. Maksatları kendi taraftarlarını o yalan-yanlış ve o kasıtlı fikirleri çevresinde bir araya getirmek ve toplamaktır. Böylesine durumlar ve sinsi gelişmeler dini çarpıtma girişimleri olarak bilinir.
Halkımıza daima doğruları ve olayların iç yüzünü olduğu gibi anlatmakla görevli ve yükümlü olan medya; haberleri kendi işine geldiği gibi ve kendi anlayışına uygun olduğu şekilde değerlendirmede bulunması kendi çarpık zihniyetine göre uyarlama yapması asla ahlaki değildir.
Türkiye’mizde faaliyetini sürdüren basın-yayın organları içinde öyleleri vardır ki yalanı adeta iğnenin ucunda gösterme gayreti güderler. Beyaza siyah diyecek kadar renk körlüğü sergileyen malum medya, okuyucularına ve izleyicilerine “kargayı bülbül diye satma” çabası içine girerler. Fakat halkımız feraseti ve geniş ufku sayesinde bunlara pabuç bırakmamaktadır.
Milletimizin kahır ekseriyeti ülkemizde ve dünyada cereyan eden olaylardan gereği kadar haberdar olduğu halde yinede haberleri çarpıtanlar, hadiseleri ters yönde gösterme gayreti sergileyenler maalesef hiçte eksik değildir. Bu azınlık medya grubu hem ülkemizde, hem dünyada meydana gelen olayları, siyasi görüşlerine ve kanaatlerine uygun olduğu şekilde yorum yaparlar. Kaşarlaşmış ve fikri sabit hale gelmiş malum medyatörleri bu huylarından vazgeçirmek ve gerçekçi olmalarını sağlamak mümkün olamaz.
www.hakimiyet.com