Yazdır

Park mı, Çöl mü?

Park ve çöl kelime olarak ve yapı olarak bir birine zıt kelimelerdir.

Birinde yeşil hakimdir, su hakimdir, diğerinde kum ve kuraklık susuzluk hakimdir. İkisi bir birine hiç yakışmaz, ama insanların çabası parkı çöl, çölü de park yapar.

Bu yazıyı şunun için yazıyorum;

Büyükşehir Belediyesi, MEDAŞ ve Hazım Uluşahin iş merkezlerinin arasında bir park vardı, içinde de büfesi vardı, o tarafa yolu düşenler mutlaka burada dinlenirlerdi. Bankları, çimenleri, gülleri, çiçekleri, ağaçları ile burası adeta cennetten bir köşe idi, bilhassa emeklilerin dinlenme yeriydi. Son iki yıldır Belediyelerimiz buradan el çektiler. Çimenler kurudu, güller yok oldu. Banklar gitti ağaçlar budanmıyor, velhasıl o güzellikler teker teker kayboldular.

Burası çöle çevrildi. Yolgeçen hanı oldu. Eski hali ile cennet köşelerinden birisi olan bu park şimdi cehennem çukuruna dönüverdi. Burası Büyük Şehir in mi, yoksa Selçuklunun mu belli değil, ikisi de sahiplenmiyor, Hem de bu güzel şehrin merkezinde kötü bir görünüm veriyor. Belediyelerimiz kuş uçmaz kervan geçmez bölgelere yatırım yapıyor, ama gözümüzün dizimizin dibindeki bu parkı görmüyor. Bu yönü ile de yaşlının, emeklinin, yolcunun hele hele parkta kuşlar gibi cıvıldaşan, koşan çocukların ahını alıyorlar, şimdi bu bölgeye çöp bile dökenler var. Günün birinde şehrin merkezi Aslım çöplüğüne dönerse hiç şaşırmayın. Atalarımız ne demişler "Bakarsan bağ olur, bakmasan dağ olur, ne ekersen onu biçersin, nerede ekersen orada biçersin"

Yine başka bir sözümüz "Rüzgâr eken fırtına biçer" bunlar ecdadın anlamlı sözleridir.

Sonuç olarak; bağ olan bu bölge şimdi dağ olmuş, buraya hiçbir şey ekilmediği için hatta bakılmadığı için çölleşmiştir. Burasının görünümü çirkinleştiği için mesul olanları, hemen hemen her gün geçtikleri bu bölgeye el atsınlar. Yeniden burayı neşele

Park ve çöl kelime olarak ve yapı olarak bir birine zıt kelimelerdir. Birinde yeşil hakimdir, su hakimdir, diğerinde kum ve kuraklık susuzluk hakimdir. İkisi bir birine hiç yakışmaz, ama insanların çabası parkı çöl, çölü de park yapar.

Bu yazıyı şunun için yazıyorum;

Büyükşehir Belediyesi, MEDAŞ ve Hazım Uluşahin iş merkezlerinin arasında bir park vardı, içinde de büfesi vardı, o tarafa yolu düşenler mutlaka burada dinlenirlerdi. Bankları, çimenleri, gülleri, çiçekleri, ağaçları ile burası adeta cennetten bir köşe idi, bilhassa emeklilerin dinlenme yeriydi. Son iki yıldır Belediyelerimiz buradan el çektiler. Çimenler kurudu, güller yok oldu. Banklar gitti ağaçlar budanmıyor, velhasıl o güzellikler teker teker kayboldular.

Burası çöle çevrildi. Yolgeçen hanı oldu. Eski hali ile cennet köşelerinden birisi olan bu park şimdi cehennem çukuruna dönüverdi. Burası Büyük Şehir in mi, yoksa Selçuklunun mu belli değil, ikisi de sahiplenmiyor, Hem de bu güzel şehrin merkezinde kötü bir görünüm veriyor. Belediyelerimiz kuş uçmaz kervan geçmez bölgelere yatırım yapıyor, ama gözümüzün dizimizin dibindeki bu parkı görmüyor. Bu yönü ile de yaşlının, emeklinin, yolcunun hele hele parkta kuşlar gibi cıvıldaşan, koşan çocukların ahını alıyorlar, şimdi bu bölgeye çöp bile dökenler var. Günün birinde şehrin merkezi Aslım çöplüğüne dönerse hiç şaşırmayın. Atalarımız ne demişler "Bakarsan bağ olur, bakmasan dağ olur, ne ekersen onu biçersin, nerede ekersen orada biçersin"

Yine başka bir sözümüz "Rüzgâr eken fırtına biçer" bunlar ecdadın anlamlı sözleridir.

Sonuç olarak; bağ olan bu bölge şimdi dağ olmuş, buraya hiçbir şey ekilmediği için hatta bakılmadığı için çölleşmiştir. Burasının görünümü çirkinleştiği için mesul olanları, hemen hemen her gün geçtikleri bu bölgeye el atsınlar. Yeniden burayı neşelendirsinler gelen geçen o ağaçların altında sohbet etsin, çocuklar, yaşlılar o eski günlerine kavuşarak yeşile, temiz havaya kavuşsunlar.

İlköğretim Müfettişlerinden Fethi Turan Bey, bir arsa almış, buralar daha önce verimsiz adeta çöl idi, geçen gün bizleri bu arsaya götürdü, o verimsiz arazi düzenlenmiş ve içine planlı ağaçlar, güller dikilmiş o kadar güzel bir görünümü var ki insan emeği olduğu belli işte, insan emeğinin hizmetinin girdiği her yerde mekânlar cennet gibi olur. Aksi halde çölleşir.

 

ndirsinler gelen geçen o ağaçların altında sohbet etsin, çocuklar, yaşlılar o eski günlerine kavuşarak yeşile, temiz havaya kavuşsunlar.

 

İlköğretim Müfettişlerinden Fethi Turan Bey, bir arsa almış, buralar daha önce verimsiz adeta çöl idi, geçen gün bizleri bu arsaya götürdü, o verimsiz arazi düzenlenmiş ve içine planlı ağaçlar, güller dikilmiş o kadar güzel bir görünümü var ki insan emeği olduğu belli işte, insan emeğinin hizmetinin girdiği her yerde mekânlar cennet gibi olur. Aksi halde çölleşir.

 

www.hakimiyet.com