Neredeyse torpil olmadan hiç bir işin halledilemediği günümüz Türkiye’sinde, torpilcilere din adamlarından uyarı geldi, "Torpili yapan da yaptıran da cehennemde yanar”
Her yıl on binlerce memur ataması yapılan ülkemizde, atama bekleyenlerin büyük çoğunluğu üst düzey bürokratlardan veya milletvekillerinden medet umar halde.
Adam kayırma, araya adam sokma gibi yollarla devlet memuru olmaya çalışanların başında öğretmenler ve belediye çalışanları geliyor. Özellikle mesleğe yeni başlayacak olanlar "Tanıdık olmadan atanamam" diyerek ya bir milletvekilinin yanına koşuyor ya da üst düzey bir bürokratın kapısını çalıyorlar.
Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Yaman, torpilin yapan için de yaptıran içinde kul hakkını gasp etmek anlamına geldiğini belirterek, "Bir kişi aslında layık olmadığı ve hak etmediği bir göreve, araya hatırlı kimseleri koyarak yani torpil yaptırarak geliyorsa iki suçu birden işliyor demektir. Hem liyakati olmayan işe atıldığı için toplum hakkını çiğnemiş, hem de o işe kendisinden daha uygun olan kimse ya da kimselerin öِnüne geçtiği için kul hakkını gasp etmiş olmaktadır. Bu işleme aracılık yapanlar da emaneti yani sorumluluğu ehline verme ilkesini göz ardı ettikleri için, söz konusu işe gerçekten layık olan kişi veya kişilerin dışarıda kalmalarına sebep oldukları için de kul hakkını çiğnemiş olmaktadırlar ve kul hakkının öِdenmeden cennete girilmesi mümkün değil" diye konuştu.
Allah'ın nezdinde kul hakkının affının olmadًığını hatırlatan Yaman, layık ve yeterli olduğu halde bir kişinin talip olduğu göreve gelememesi durumunda torpile başvurmasının kabul edilebileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Yaman, "Torpil ne yazk ki halen acı bir Türkiye gerçeği olarak ِönümüzde duruyor. Benzer durumlarla kalan herkes Hz.Peygamber'in, görevlerin ehil olmayanlara verilmesi halinde kıyameti bekleyin, sözünü aklına getirsin" şeklinde konuştu.
Öte yandan torpili başka bir Müslüman’ın hakkına müdahale olarak gören Diyanet'in fetvasında ise, adam kayırmanın herhangi bir şekilde haklı veya haksız olarak ayrılamayacağını belirtiliyor.
Kul hakkının haklı veya haksız yere gasp edilmesi gibi bir durumun asla olamayacağını özellikle vurgulayan Diyanet, hiç kimsenin her ne sebeple olursa olsun başka bir Müslüman’ın hakkına kesinlikle el uzatamayacağının altını çiziyor.
Kul hakkının, hak sahibi tarafından affedilmedikçe Allah tarafından affedilmeyeceğini belirten Alo Fetva Hattında ise "Adam kayırma, torpil gibi yöntemlerle işe giren, makam elde eden veya kazanç sağlayan kişiler; elde ettiği kazanç bir başkasının hakkı olduğu için, bir başkasının kazancına, rızkına engel olduğu için onun hakkına tecavüz etmiş olur. Bunun da hakkı gasp edilen kişi hakkını helal etmedikçe Allah katında affı yoktur" açıklaması yapılıyor.
www.hakimiyet.com