Henüz beş buçuk yıllık bir iktidar olmasına rağmen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) bu kısa süre içinde yapmış olduğu kalıcı hizmetler milletimizin büyük çoğunluğu tarafından taktir edilmiş olmasına karşı bazı malum çevrelerce alenen inkar edilmekte, ciddi icraatlar adeta yok sayılmaktadır.
Yüzde 35’ler civarında teslim alınan enflasyonun üç yıl sonra tek haneli rakamlara düşürülmesi, hiçbir iktidarın cesaret edemediği Türk Lirasından altı sıfırın atılarak dünyada YTL’ye itibar kazandırılması, ülkemizin dünya milletleri arasında daha saygın, daha güçlü ve daha da kolay tanınır bir duruma getirilmesi, yaklaşık 16 milyon civarında büyük bir mevcuda sahip olan ilk ve orta dereceli okullarda okuyan öğrencilerin tümüne okul kitaplarının ücretsiz olarak dağıtılması, hastanelerin birleştirilerek herkesin istediği devlet hastanelerinde muayene ve tedavi imkanlarının getirilmesi, SSK hastanelerinden ilaç alma çilesine nihayet verilmesi, bizzat valiler ve kaymakamlar nezaretinde fakirlere kömür ve diğer maddi yardımların yapılması, en ücra köylere varıncaya kadar yol, su, elektrik hizmetlerinin yaygınlaştırılması, çalışma hayatında, milli eğitimde, sağlıkta ve Avrupa Birliği’ne girmede gerçekleştirilen dev adımların atılması gibi büyük ve kalıcı hizmetler ile ciddi eserleri görmemek için kör, duymamak için sağır ve idrakten de tamamen mahrum olmak lazımdır.
Herkesin gördüğü, duyduğu veya bildiği işleri ve meydana getirilen bunca eserleri körü körüne inkar etmek veya yok soymak hiç kimseye zarardan başka en küçük, en ufak fayda ve menfaat sağlamaz. Bu gerçeği bilmeyenler, bu hakikatten mahrum bir yapıya sahip olanlar aldanmış olduklarını hala anlayabilmiş değildir.
Bütün dayatmalara, karşı koymalara, Anayasa Mahkemesi’nden 367 oy gerekliliğine rağmen Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olarak Meclis’te büyük çoğunluğa seçilmesi iktidarın önemli bir başarısı şeklinde değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Bunlara ilave olarak yıllardan beri üniversitelerde yaşanan başörtüsü zulmüne son veren Anayasa değişikliğinin Meclis Genel Kurulu’ndan geçmesi de AK Parti’nin önemli başarılarından biri olarak kabul edilmektedir.
Ne var ki TBMM’den büyük çoğunlukla geçen başörtüsüyle ilgili yasa değişikliği Cumhurbaşkanı’nın imzalamasından ve resmi gazetede de yayınlanmasından sonra CHP bu yasa değişikliğinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur. CHP; Meclis’ten çıkan kanunların hemen hemen çoğunu iptal ettirmek için yüce mahkemeye müracaat etmektedir. Bir taraftan yapılan faydalı hizmetleri inkar eden, bir taraftan da Anayasa Mahkemesi’ni sürekli şekilde meşgul eden bir Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetiyle karşı karşıya bulunuyoruz.
Ülkeye çakılan bir kazık, getirilen bir hizmet ve kalıcı bir eser karşısında hayıflanmamak, inkarcı bir tutum sergilememek ve inadı bir havaya kapılmamak lazımdır. Teşekküre dili varmayan, hiç olmazsa susmasını bilmelidir.
www.hakimiyet.com