Önce geçmişten, yaşanmış bir hikayeyi anlatarak başlayalım;
Anavatan Partisi’nin siyasette egemen olduğu Özal’lı yıllarda, bir seçim arefesinde, yakın bir dostu, ünlü bir gazeteciye “ Anavatan Partisi yetkililerine söyle de, beni milletvekili adayı yapsınlar” der.
Gazeteci, dostunu kırmaz, adaylığı için parti yetkililerinden ricada bulunur.
Hatırı sayılır bu gazeteciyi ANAP’lılar da kırmaz, dostunu hem de seçilebilecek bir sıradan aday gösterirler.
Seçim kampanyları, geziler, mitingler derken seçim yapılır ve gazetecinin dostu, milletvekili olur.
Gazeteci ve milletvekili dostu, seçim yoğunluğundan uzun süre görüşememişlerdir.
TBMM açıldıktan bir süre sonra, meclis muhabirliği de yapan gazeteci, “kendi ricasıyla” milletvekili olan dostunu ziyaret edip tebriklerini iletmek ister. Gazeteci, dostunun odasına doğru yürürken koridorda karşılaşırlar.
Eskiye dayanan bir samimiyetle sarılırlar “Vay Hasan, hayırlı olsun” der, gazeteci.
Milletvekilinin yüzü ciddileşir.
“Senden bir şey isteyeceğim” der, gazeteciye,; vekilliğine hazırladığı zemine bile teşekkür etmeden.
Arkadaşına, milletvekilliğinin yolunu açan gazeteci “tabi der” “senin için ne yapabilirim?”
Taze milletvekili “Ben artık milletvekiliyim ya” der, “Bana Hasan bey, diye hitap edersen sevinirim!”
Gazeteci, hiç yadırgamaz bu durumu ve cevabı da zihninde hazırdır.
“Tabi, Hasan bey,” der, yalnız benim de bir ricam var!”
“Bey”liği kapan milletvekili, arkadaşının tepkisizliğinden rahatlar, “Tabî der, Servet’ciğim, ne istersen…”
Gazeteci, vekile; unutamayacağı cevabı yapıştırır;
“Bundan sonra sen de bana bey diye hitap et”
Ve çeker gider, vekil koridorda donakalır!
…
Malum, son zamanlarda Ankara’yı yol edindik.
Geçen hafta yine Ankara’da yoğun bir trafik yaşadık.
DSİ Genel Müdürü hemşehrimiz Haydar Koçaker’i ziyaret ile başlayan Ankara trafiğimiz Spor Toto Teşkilatı Başkan Yardımcısı Mustafa Mesrur Turgut ile devam etti. Ankara’daki bir başka durağımız, namı Türkiye’ye yayılan Konyalı Genel Cerrahi Uzmanı Mevlüt Topbaş idi. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Genel Sekreteri, eski çalışma dostumuz Ozan Çetiner’i ziyaret etmeye zaman yetmedi, telefonla gönlünü almaya çalıştık.
Ziyaretlerimizde bizimle olan Konya Milletvekili Ali Öztürk ile birlikte TBMM’ye uğradık bir ara. Biz Derbent Belediye Başkanı Hamdi Acar ile kuliste soluk alırken, Ali Öztürk yoklamaya, Yusuf Büyükdere’de abdest almaya gitti.
Elbette tanımadık bir çok simanın arasında, yabancı olmayanları da yok değildi. Bir ara, etrafına tebessüm yayarak cihan pehlivanı, şimdinin Sivas Milletvekili Hamza Yerlikaya çıktı salondan. Bize doğru yaklaşıp, yan masadaki misafirlerinin yanına oturdu. Belleğimizde onun, mayo ile aslan kesilmiş pozları, şeref kürsüsünün en üst basamağına çıkıp, göndere çektirdiği Türk bayrağının altında hıçkırarak döktüğü zafer gözyaşlarıyla çekilmiş fotoğrafları canlandı.
İki kıyafet de üzerinde çok şık duruyordu; zafere koşan spor kıyafetleri de, etrafına tebessüm saçan siyaset elbisesi de…
Bir ara, gözler buluştu, Konyalıların masasına, bize, “hoşgeldiniz” demeyi de ihmal etmedi.
Hafızasındaki fotoğrafı bilmiyorum!
…
Bu iki olayı anlatırken, murad, nail olmuştur umarım!
Türk siyaseti, kendisine “milletvekilliği kapısını” açan dostuna bile “bana bey diye hitap et” diyen milletvekillerinden, Hamza Yerlikaya gibi sağına soluna, tanıdığı, tanımadığına “hogşgeldiniz” diyerek, “vekalet binasında ev sahipliği yapacak kadar” yol aldı!
…
Meclis notları bu kadar değildi elbette.
Konya Miletvekilleri Hasan Angı ve Muharrem Candan’ın bir başka masadaki misafirleri Selçuk Üniversitesi’nin ve siyaset dünyasının önemli ismi Doç Dr. Şaban Çalış idi. Bir ara Candan, yerinden kalkıp meclis salona girdi, birkaç dakika sonra Başbakan’a yakın isimlerden Ömer Dinçer ile döndü. Ayaküstü selamlaşıtık, “hal hatır” dan sonra Dinçer ve Candan, kendilerini bekleyen Angı ve Çalış’ın yanına gitti.
Meclisten ayrılırken bu önemli ekibin görüşmesi sürüyordu. Bu yüzden, sadece selam verip ayrıldık.
Zannım; Şaban Hocanın, Ömer Dinçer gibi, Başbakana çok yakın bir isimle paylaşacak kadar önemli bir projesi olduğu yönünde.
Ama kendisine de, kendisini ağırlayan vekillerimize de soracak fırsatım olmadı.
Dedikodu sayılmaz umarım!
www.hakimiyet.com