Yazdır

AK PARTİ GRUP TOPLANTISI...(2)

BAŞBAKAN ERDOĞAN: ''SON GÜNLERDE AB'YE YAPILAN İTİRAZ, TÜRKİYE'NİN HAYSİYETİNİ, İTİBARINI KORUMAYA DÖNÜK BİR İTİRAZ DEĞİLDİR. BU İTİRAZ, LAİKLİĞİ KORUMAYA DÖNÜK BİR İTİRAZ DA DEĞİLDİR. ÇÜNKÜ, AB'NİN LAİKLİK KARŞITI OLDUĞUNU SÖYLEMEK AKLA ZİYAN BİR HEZEYANDIR'' ''SİZİN BU MUHALEFET TARZINIZ, DEMOKRASİ ANLAYIŞINIZ, SİYASET ŞEKLİNİZ AVRUPA'DA KENDİSİNE YER BULAMAZ, ÇAĞDAŞ DÜNYADA KARŞILIK BULAMAZ'' ''SİZ BU SİYASET TARZIYLA, DEMOKRASİ ANLAYIŞIYLA AB'YE ÜYE OLAMAZSINIZ, AVRUPA STANDARTLARINA UYUM SAĞLAYAMAZSINIZ'' ''TÜRKİYE, İKTİDARIYLA, SİVİL TOPLUMUYLA, KURUMLARIYLA AB STANDARTLARINA YAKLAŞTI, AMA MUHALEFET DEĞİŞMEMEKTE AYAK DİRİYOR. GELİN SİZ DE KENDİNİZİ GÖZDEN GEÇİRİN'' ''ANA MUHALEFETE DİYORUM Kİ GELİN MUGALATAYI BIRAKIN;BU KAFA KARIŞIKLIĞINDAN KURTULUN, ZİHİNLERİ BULANDIRMAKTAN VAZGEÇİN'' ''MUHALEFETİN LİDERİ, 'BİZ 30 YIL ÖNCE NEYSEK, BUGÜN DE O YUZ' DİYOR. O ZAMAN SEN, AYNI YERDE PATİNAJ YAPMAYA DEVAM ET. BUGÜNE KADAR OLDUĞU GİBİ BUNDAN SONRA DA BENİM MİLLETİM SANA İKTİDAR YOLUNU AÇMAYACAKTIR''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde Avrupa Birliği'ne yapılan itirazın, Türkiye'nin haysiyetini, itibarını korumaya dönük olmadığını belirterek, ''Bu itiraz, laikliği korumaya dönük bir itiraz da değildir. Çünkü, AB'nin laiklik karşıtı olduğunu söylemek akla ziyan bir hezeyandır'' dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, gündemdeki konulara değindi. Erdoğan, kendilerinin standartları geliştirmeye, yükseltmeye çalışırken, birilerinin düşük standartlarla hareket etmeye çalıştığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, muhalefete yönelik olarak şunları söyledi:

''Sizin bu muhalefet tarzınız, demokrasi anlayışınız, siyaset şekliniz Avrupa'da kendisine yer bulamayacağı gibi, çağdaş dünyada karşılık bulamaz. Artık bu durumu görmeniz lazım. Siz bu siyaset tarzıyla, demokrasi anlayışıyla AB'ye de üye olamazsınız, Avrupa standartlarına uyum sağlayamazsınız ve çağdışı olarak yola devam edersiniz, durumunuz budur. Türkiye eğer AB'ye üye olacaksa, önce bu demode olmuş muhalefet anlayışını gözden geçirmelidir. İşte eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette attığımız adımlar, enerjide, şehirlerin yeniden tasarımlarla ayağa kaldırılmasında ve ülkemizdeki yeni tarım politikalarıyla geliştirdiğimiz adımlarda bizler, çağdaş standartları yakalamanın mücadelesini verdik ve bunu devam ettiriyoruz.

Sivas'ın ötesine geçemeyenler, Batı'daki yatırımları hiçbir zaman kalkıp da Doğu'ya, Güneydoğu'ya, Karadeniz'e, Orta Anadolu'ya taşıyamayan bu zihniyetlerin çağdaşlığı konuşmaları mümkün mü? Soruyorum size. Mümkün değil. Bunlara, 'Türkiye nedir?' diye sorduğunuz zaman, 'Ankara'nın Kızılay'ı, Çankaya'sı' derler. Bunlara 'Türkiye nedir?' diye sorduğun zaman 'İstanbul'un Kadıköy'ü, Beyoğlu'su, İzmir'in Konak'ı' derler. Ama Kadifekale'yi görmezler. Kadifekale'ye baktığın zaman orada bir ilkelliği görürsün. Ama şimdi AK Parti orada da kentsel tasarımla, Kadifekale'yi de abat etti, ihya etti. Orayı da değiştiriyor. Neyle, toplu konutla.... Ama göremezler, gözleri var ama görmüyor, kulağı var ama duymuyor. Yarın bunu yazsın medya. Televizyonlar da yine söylesin. Bunlar çünkü hakikati söyleyemezler, gerçekleri konuşamazlar. Niçin, işlerine gelmez de onun için...''

 

-''MESELE, GÖNÜLLERDE İKTİDAR OLABİLMEKTİR''-

 

Türkiye'nin, iktidarıyla, sivil toplumuyla, kurumlarıyla AB standartlarına yaklaştığını, ama muhalefetin ise değişmemekte ayak dirediğini belirten Başbakan Erdoğan, ''Gelin siz de kendinizi gözden geçirin'' diye seslendi.

Dünya ile bütünleşen, evrensel demokratik normları hedefleyen, AB ile müzakere sürecinde olan bugünün Türkiye'sinin eski siyasi alışkanlıklar için uygun bir zemin olmaktan uzaklaştığını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Ama bakıyorsun muhalefetin lideri ne diyor; 'Biz 30 yıl önce neysek, bugün de oyuz' Eh, güzel...O zaman sen, aynı yerde patinaj yapmaya devam et. Aynı yerde patinaja devam et. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da benim milletim sana iktidar yolunu açmayacaktır. Ee, ne yapacaksın? Kendi partinde bile iktidar olamazsın. Nasıl olacaksın, işte yüzde 20 baraj koyacaksın öyle olacaksın. Türkiye'de de yüzde 10 barajını eleştireceksin. Mesele şu; gönüllerde iktidar olabilmektir. Eğer insanınızın gönlüne girebiliyorsanız, orada iktidarı oluşturabiliyorsanız, benim milletim vefakardır, cefakardır seni de gelir iktidara taşır. Çalış, dürüst ol, muhabbet sahibi ol, bak bu millet seni de iktidar yapar. O zaman senin de olur.''

 

-''DEMOKRATİK OLMADAN SAYGIN OLUNAMAZ''-

 

Son günlerde özellikle AB'ye yapılan itirazın, Türkiye'nin haysiyetini, itibarını korumaya dönük bir itiraz olmadığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bu itiraz, laikliği korumaya dönük bir itiraz da değildir. Çünkü, AB'nin laiklik karşıtı olduğunu söylemek, akla ziyan bir hezeyandır. AB, zaten demokratik laik değerlerin kurumsallaşması demektir. Biz bu değerleri savunduğumuz için Cumhuriyetimizin temel yönelişi olarak AB'ye tam üyelik yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. 'Türkiye'nin ait olduğu değerler dünyası burasıdır' diyoruz. Dolayısıyla açıktır ki buradaki itiraz, kendini yenileyememiş bir parti siyasetinin düştüğü çelişkileri örtbas etmeye yöneliktir. Başka bir şey değil. ''

Türkiye'nin saygınlığını korumayı dert edinenlerin asıl yapması gereken şeyin, demokrasiyi müdafaa etmek olduğunu anlatan Erdoğan, ''Zira demokratik olmadan, evrensel değerleri özümsemeden saygın olamayacağımızı bilmeliyiz'' dedi.

Erdoğan, demokrasinin evrensel standartlarını Türkiye'ye ve Türk milletine layık görmeyenlerin, Türkiye'nin saygınlığını koruyamayacağını, bilakis zedeleyeceğini söyledi. Erdoğan, ''Onun için ana muhalefete diyorum ki gelin mugalatayı bırakın; bu kafa karışıklığından kurtulun, zihinleri bulandırmaktan vazgeçin. Türkiye'yi her alanda daha da ileri götürecek bir siyasi rekabet içinde ülkemizin, insanlarımızın geleceğine birlikte katkı yapalım. Yoksa, bu boş tartışmalarla Türkiye'ye zaman kaybettirmekten başka hiçbir şey elde edemeyeceğimiz açıktır. Bunu da böyle bilin'' diye konuştu.

www.hakimiyet.com