Yazdır

42 Plaka

Konya’da trafikte yaya olmak, bir başka şehirde yaya olmaktan çok daha zordur. Başka şehirlerde sürücüler yayaları bu kadar rahatsız etmezler. Şehrimizde trafik yoğunluğu attıkça bu durum kendini daha fazla hissettirir oldu.

Kendi çevremde bu tabloyu anlatan özlü sözler bile duyar hale geldim. Şöyle diyorlar: ‘Bir araç size (yaya) yol veriyorsa, kesinlikle 42 plakalı değildir.’

 

Bulgaristan’dan mastır için şehrimize gelmiş iki kardeş bile çabucak bunu fark ettiler. 

Aslen Karamanlılar, Fatih döneminde bölgeye gönderilmişler. Yani Konya için soydaştan öte; hemşehriler…

Trafikte bir araç onlar kaldırımdan indi diye durmuş. Konya da böle bir durumla ilk kez karşılaştıkları için aracın plakasına dikkat etmişler. Almanya plakalı bir araçla karşılaşmışlar.

Konyalı sürücülerin yayalara karşı tavrını veya altında yatan psikolojiyi anlayabilmiş değilim.

Dindar bilinen bir şehrin böyle olması bir başka karmaşa noktası. Din, atlının yayalara selam vermede önceliğinden bahsederken, sonucun böyle olmasını nasıl izah edebilirsiniz?

Selamda öncelik saygıda önceliktir. Yani araç sahibinin yayalara saygıda önceliği vardır. Bu bir toplumsal görevdir. Araç sahipleri hem saygı gösterecekler, hem de yayalar için dua ederek, dualaşmayı başlatan taraf olacaklar. Yoksa saygılı olamayanın duasında samimiyetten bahsetmek olanağı olmayacaktır.

Şehrin trafiğinde yoğunlukla izah edilemeyecek derecede, tıkanıklık yaşanıyor. Bu tıkanıklığı çözmekte, dinin ‘yolda kalmışa yardım’ dediği şey kabilindendir ve ilgili şahısların (yöneticinin) vazifeleridir.

Dini metinlerin güncel meselelere bakışını yorumlayacak, ortaya koyacak din adamlarına, her konuda olduğu gibi bu konuda da ihtiyaç ortadadır. Bunu bir trafik ahlakı olarak görmekte çözüme yardımcı olacaktır.

Kuralcı bir toplumuz. Oysa bunu böylesi soğuk bir izahla topluma götürmek yerine, içtenlikle benimseme anlamı da olan kelimeleri kullanmak bile yol almamızı kolaylaştıracaktır. Ta baştan ‘trafik kuralları’ diyerek işe başladığımız için, toplumsal edinimi baltalıyoruz. ‘Trafik ahlâkı’  başlığı altında topluma gitmek, buna uyanları ‘olgun insan’ olarak nitelemek,  baştan kaybetmeyi önleyecektir. Bunun diğer aşaması da din adamlarının dini metinleri güncel sorunları çözer halde yorumlamalarıdır. Bu zor değildir. Sadece ilim ahlakının gereğini yapmakla, kendiliğinden olacaktır.

www.hakimiyet.com