Yazdır

Esnaf

Toplumun genel yapısı içerisi, orta sınıfın vurgusu veya ölçü oluşu konuşulagelmiştir. Benim için esnaf orta sınıf değildir, ama öyle kabul ediliyor işte…

Burada sizlerle yaklaşık bir yıldır, belki daha eski, şehrin esnafından duyageldiğim bir yakınmayı paylaşmak istiyorum. Bütün esnafı bu dairenin içine almadığımı baştan kayda geçelim.

Adettendir; esnafa işler nasıl diye sormak. Benim pek âdetim değil, ama onlar yine de anlatırlar. Büyükler kazanırmış parayı. Alış veriş merkezleri esnafı öldürmüş.

Bu söylemleri çok da önemsediğimi söyleyemem. Çünkü esnafla bir müşteri olarak ilişkilerime baktığımda oralara uğrayasım gelmediğini belirtmeliyim. Zira ticaret etiğinin işe yansımalarını nedense görebiliyor değilim. Tezgahtarların içeri giren müşteriyi alışveriş yapmadan çıkarmama üzerine eğitilmeleri bizzat yaşayarak bildiğim bir konudur. Zira 5 ay Konya’ da esnaf yanında tezgahtarlık yaptım. Bu esnada bana verilen ücret konuşmak bile komik olacaktır. Ayrıca öğle yemeği de bana ait. Ne kadar alıyordum dersiniz. 52 Mark (veya 30 küsur dolar) ediyordu. Kaç dolar ettiğini şuan tam olarak hatırlamıyorum.  Yaklaşık 20 mark’ının da öğle yemeği için kesildiğini düşünsenize. Birde bir o kadarının ulaşıma gittiğini. Tezgahtarın durumunun şuan da çok farklı olduğunu düşünmüyorum.

Buna karşın alışveriş merkezlerinde bir tezgahtar baskısından bahsetmek söz konusu değildir. Orada insanların karar vermek için de yeterince süre tanırlar, çünkü müdahale diye bir şey literatürde en azından şimdilerde yok. Buralarda en azında çalışanlar asgari ücret alma hakkına sahipler.

Tabi bunlardan başka sebepler de var oralara uğramak iştemeyişimin.  Bir alışveriş girişimini aktarmak istiyorum. Bunun beni ilgilendiren kısmı benim kredi kartımla yapılacak olması. Yekunu 150 YTL olan bir alışverişi taksitle yapmak istiyoruz. 4 taksit için bizden istenen rakam 198 YTL.   Aynı malı bir başka esnaf 140 YTL farksız 9 taksite veriyor. Siz olsanız ne yaparsınız demeyeceğim. 

Esnafın bu şehirde kapısının önünden geçeni bile rahatsız eden davranışlarını bilmeyen yoktur. Yine maziden bir örnek aktarayım. 9 yıl önce idi; bir dostuma ayakkabı alacaktık. Dostuma ‘...kim kapını önünde buyurun diye bizi rahatsız etmezse oradan alalım’ dedim.

Ne yazık ki böyle bir durum olmadı; her kapının önünde birileri nerede ise yoldan geçirmeyecekmişçesine içeri buyur ediyor.  ‘Fatih’in esnafı’ndan bugüne nelerin değiştiğini varın siz düşünün. Burada bir esnaf derneğinde birkaç yılımın geçtiğini de belirteyim.

www.hakimiyet.com