Gülay Göktürk’ün okuyucusundan aldığı mektubu okuyanınız var mı içinizde?
Ben okudum, ama hiç de hoş bulmadım. Yoksa birileri bizi Türkiye’ye yabancılaştırmaya mı çalışıyor? Nedendir bilinmez, ama son zamanlarda artık doğru bildiklerimden de şüphe eder oldum… Doğruların ölçüsü mü değişti yoksa doğrular mı değişti? Bütün bu çıkmazların nedeni işte Bugün Gazetesi Yazarı Gülay Göktürk’e gelen mektupta… "Hep birlikte vatandaşlıktan çıkmak için İçişleri Bakanlığı'na dilekçe verelim. Birleşmiş Milletler'in Vatansız Kişilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme'sinin tanıdığı haklardan yararlanmak üzere BM'nin Ankara Temsilciliği'ne müracaat edelim."
Bu mektup her şeyi açıklamaya yetiyor ama ne çare…
Gizli pazarlık içinde olanlar…
Vefa borcunu saygısızlıkla ödemeye çalışanlar…
Rövanş hesabı içinde olanlar…
Garip beklenti içinde olanlar…
İşin garibi, herkes yaptığı şeyi ülkenin çıkarına yaptığını söyleyerek yapıyor. İşte ince ayrıntı bence burada. Mehmet Barlas’ın da söylediği gibi geriye dönüp bakınca gibi koskoca bir hiç… Kimileri filolar kurmuş, kimileri şirket zinciri… Sadece kendi emelleri doğrultusunda çalışan siyasetçiler yetiştirmişiz.
Toplumu bilgilendirmesi gereken medya bile gazete logolarıyla birilerine iş yaptırmaktan tutunda bir arsa sahibini manşet yapıp arsanın üzerine konmaya çalışırken…
Ama gene de bırakın onlar güçlerini, iktidarlarını vatan edinsinler, bizim tek cennet vatanımız Türkiye’dir. Ve üzerimize düşeni (halk olarak) yapacağız. Merhum Akif’in dediği gibi;
“Sahipsiz vatanın batması haktır
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır”
Ve son bir söz Çetin Altan’dan; kendinden bir lira çok kazananı hırsız, bir lira az kazananı ayak takımı olarak niteleyenler…
Karar tuhaf, yazı tuhaf…
www.hakimiyet.com