CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, türban düzenlemesini iptal ettiği için eleştiri oklarının yöneldiği Anayasa Mahkemesi'ni savundu. Mahkemeye dönük eleştirileri “küstah ve şımarık” olarak niteleyen Baykal, bazı AKP'li milletvekillerinin uçaklarda bile Anayasa Mahkemesi üyelerine yüksek sesle hakaret ettiğini söyledi.
Edinilen bilgilere göre, toplantıda Anayasa Mahkemesi'nin türban düzenlemesini iptalinin ardından yaşanan tartışmaları değerlendiren Baykal, AKP'ye yüklendi. Anayasa Mahkemesi'nin kararının çok önemli bir karar olduğunu belirten Baykal, tepkileri ise "çok küstah ve şımarık" ifadeleri ile niteledi.
Anayasa Mahkemesi'nin kararına dönük ortaya atılan iddiaların geçersiz olduğunu ifade eden Baykal, yüce mahkeme hakkında "Meclis'e karşıymış gibi bir hava yaratılmaya" çalışıldığını söyledi. Baykal, olayın türbanla ve laikliği ortadan kaldırmayla ilgili olduğunu, bu durumun gözden kaçırılmaya çalışıldığını öne sürdü.
Hakikaten Ak Parti, türbanla ve laikliği ortadan kaldırmakla ilgili bir çabanın içinde mi? türban düzenlemesini iptal eden kararı Anayasa’dan okuyalım;
Madde 2. “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir”
Madde: 4; “Anayasanın 1. maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2. maddesindeki Cumhuriyet nitelikleri ve 3. maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.”
Madde: 148; “Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceler ve denetler...” denilmektedir.
Mesele bu kadar açık ve net. Peki, Anayasa veya Mahkemelerin kararları eleştirilemez mi? eleştiriye kapalı mı? yani mahkemelerin verdiği kararlar, hukukilikten uzak, siyasi kararlar olunca, hukukun ötesine geçince, en üst yasama mercii olan TBMM’yi hiçe sayarak çıkarılan kararlara herkes; “Ne kadar da güzel olmuş, amma da iyi yaptınız, ellerinize sağlık” mı denecek? Mahkemelerdekiler de insan. Onlar da yanılabilirler. Onları da yönlendirenler bulunabilir. Eğer bir yanlış varsa, onun giderilmesi için doğrular söylenmeyecek mi? söylenmemeli mi?
Sayın Deniz Baykal, her zaman olduğu gibi yine ipleri germenin, sinirleri bam teli haline getirmenin gayreti içindedir. Gerçekleri saptırmak, doğruyu eğri hale getirmekte mahir görünüyor.
Vatandaşlarıma diyorum ki, biraz daha dişimizi sıkalım. Çünkü Türkiye’nin önü açık. Yarınlarımız daha güzel olacak. Bu, yargı darbesi saman alevi gibi gelip geçicidir. Halkımız, her şeyi sabırla ve dikkatle izlemekte, zamanı gelince sesini yükseltecektir. Öyle inanıyorum ki; yapılacak yeni bir seçimde TBMM, daha büyük sayıda Milletvekiliyle- Ak Partinin yerine kurulan partinin vekilleri- yine tek başına iktidara gelecek. Yine aynı oyun oynanırsa, yine aynısı olacak. Yani şunu demek istiyorum; CHP ve yandaşlarının iktidara gelme şansları yoktur ve Türkiye’de bu bitmiştir. İhtilal çığırtkanlığıyla, normal yollardan iş başı yapamamanın burukluğu içinde, antidemokratik çabalarla neticeye varacağını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Hala anlamıyorlar mı? halkımız CHP’ye ve CHP zihniyetine güvenmiyor.
Umutluyum. Ülkemizin yarını daha aydınlık olacak. Yargının siyasallaşması bitecek. Ancak biraz daha sabır diyorum.
www.hakimiyet.com