Cumhuriyet Halk Partisi’nin; Anaya Mahkemesi’ne yapmış olduğu üniversitelerde başörtüsüne serbestlik getiren kanun değişikliğine itirazı karara bağlanmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dört siyasi partiden 411 milletvekilinin oyuyla mevcut Anayasa’nın iki maddesi değiştirilmiş ve üniversitelerde okuyan kız öğrencilere başörtüsü takma özgürlüğü getirilmişti. Böylece yıllardan beri devam eden ve ikileme sebep olan katı uygulama ortadan kaldırılmıştı.
Fakat CHP; istenen kız öğrencilerin başörtüleriyle üniversiteye devam etmesini sağlayan değişikliği hazmedememiş, hemen kanunun iptali ve yürürlüğün durdurulması için Anayasa Mahkemesi’ne dava açmıştı. CHP’nin açtığı bu dava geçen bugün Anayasa Mahkemesi’nde sonuçlanmış ve CHP’nin istediği şekilde kanun değişikliği iptal edilmiştir.
Şimdilerde ufukta bir erken seçim görülüyor. CHP yarın seçmen vatandaşlarımızdan nasıl oy isteyebilecek diye merak ediyoruz doğrusu. Ülkemizde yaklaşık kırk milyon seçmen vardır. Bu kırk milyon seçmenin yarısı, yani yirmi milyonu kadındır. Yapılan istatistiklere göre ülkemizdeki hanımların yüzde yetmişinden fazlası başörtülüdür. Bunlar genelde başörtüsünün Allah’ın kesin emri olduğu gerçeğinde birleşir. Böylesine bir durumda ve yarın CHP yetkilileri ve adayları; on dört milyonluk başörtülü hanım kitlesinden nasıl ve hangi cesaretle oy isteyebileceklerini düşünüyorum.
Millete rağmen, milletin dini inançlarına, örf ve adetlerine, milli ve manevi sembollerine rağmen siyaset yapılmaz. Yapılsa da başarı elde etme şansı olmaz. İşte CHP oldum olası şeflik döneminden gelen İslam karşıtı tutumunu artırarak devam ettirmektedir. TBMM’den 411 milletvekilinin oyuyla çıkan başörtüsü kararına itiraz CHP’de daha da büyük oranda oy kaybına sebep olacaktır. Bu asla bir kehanet değil, her yanı ve yönüyle gerçek bir görüntüdür.
Bizim milletimiz her türlü dini inançlarına, burada tesettüre, yani örtünmeye de itirazsız değer verir. Başını açtırmak ve tesettürüne müdahale etmek isteyenlere karşı her Müslüman Hanım en ciddi şekilde tepkisini ve reaksiyonunu ortaya koyar. Bu hakikatler bilinmeden, hesaba katılmadan yapılan her iş sahibine, yandaşlarına veya partisine zarar verir, siyasi açıdan ise büyük kan ve oy kaybına sebep olur.
CHP ve DSP dışında kalan iki parti mensupları dışında diğer Meclis içi ve Meclis dışı bütün siyasi parti yetkilileri Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu iptal kararının hukuki değil siyasi olduğunda birleşmektedirler. Artık CHP’nin istemiş olduğu şekilde bir karar Anayasa Mahkemesi’nden çıkmıştır. Karar her ne kadar hukuki de olsa, siyasi de olsa bağlayıcılık özelliği vardır. Herkes o karara uymak zorundadır.
Burada birde ülkemizin ekonomik kaosa sürüklenmesi söz konusudur. Yürüyen tekerleğin önüne büyük bir takoz konmuştur. O takozun kaldırılması ya hiç mümkün olamayacak, yahutta oldukça uzun bir zaman alacaktır. Bir parti, hem de büyük çoğunlukla tek başına iktidarda olan bir parti hakkında kapatma davası bir yana Meclis’ten kahir ekseriyetle çıkmış olan başörtüsü yasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi’ne açtığı davayla iptal kararı alınmasına vesile olan CHP bu kaosta sorumludur. Sorumlu CHP’den milletimiz yarın sandıkta elbette hesap soracaktır.
www.hakimiyet.com