Niye güçlüdür babalar… Niye hep gölgesinde çok kişi barınır…
Niye onlar hem en çok sevilip, en çok korkulandır.. Niye her şeyi en son onlar duyar. Niye baba adamdır babalar…
Evet, hepimizin hayatında az yada çok yeri olan, en güzel kelimelerin bile tarif edemediği o mükemmel olgu yani babalarımızdan bahsedelim istedim bu hafta…
Eğer babanızı gözlemlemek gibi bir şansız olduysa onun çözümü imkânsız bir bulmaca olduğunu fark edersiniz. Ve işin ilginç tarafı bu bulmacayı babanız hayatınızdan çekip gittiğinde bile çözemezsiniz.
Yıllarca hiç kaşını eğmeden bizlerin varlığını sürdürmesini sağlayan ekmek ve kapısı babalar… Bunca kargaşalığın bunca yorgunluğun üstüne en sabırlı ve en sağlam olması gereken muhterem insanlar…
Dediğim gibi baba adamdır babalar…
Ama nedense biz bu babalığı belli bir yaşa kadar hiç anlayamayız. Hep babam beni anlamıyor. Babam olmasaydı ben de gelirdim. Anne babama sen söyle… Eyvah babam duymasın…. Baba yaaa… gibi sözler hayatımızda hep oldu değil mi?
Hal bu ki, babalarımız çınar ağacı misali görkemlidir. Onlara sırt vermek, dağlara sırt vermekten daha güçlü kılar bizi. Bizim için onlardan çok çabalayan, onlardan çok çalışan ve onlardan çok düşünen başka kim var?
En acısı varlığı yitirildikten sonra değeri anlaşılan bu güzel insanlara karşı aramıza mesafe koymaktır. Babasını kaybettikten sonra kişinin yitirdiği tek şey babası değil gücü, güveni, maddi ve manevi desteği yani her şeyidir. Ve belki de babasına sarılmak onunla uzun uzun zaman geçirmek için fırsat yaratmamasıdır.
Bizim hayata tutunmamızda en büyük destek, hayat kaynağımız, varlık mücadelesi verirken hep en doğruyu bulmamızı sağlayan hayatımızda asla eşi olmayacak tek ansan babalarımız…
İşte bu mükemmel insanlara karşı hatanın en büyüğünü yapıp onları anlamazlıktan geliyoruz. Bir zamanlar yürümemiz için elimizden tutan bu güzide insanların tutunacak bir dal aradıkları zaman yanlarında olmuyoruz.
Sevecenliğin, şefkatin en büyüğünü onlarda bulacağımızın farkında bile olmuyoruz.
Yaşam dediğimiz bu kargaşalık bizim bunları görmemize engel oluyor değil mi? Aşılması hiç de güç değil bu engelin biliyor musunuz?
Babanız yakınınızda ise dizlerinin dibine oturup yüzüne bakarak uzun uzun sohbet etmek, yılların yorgunluğu ondan almak için ne bekliyorsunuz. Uzakta ise hemen telefona sarılıp azda olsa sesini duyup gücünüze güç katmak için ne bekliyorsunuz?
Bilmelisiniz ki, babaların o baba mizacının altında pamuktan bile daha yumuşak bir kalp yatar. Ve güçlü görünme ilkesinden midir bilinmez. Bu pamuktan kalbi hep saklarlar çocuklarından…
Emin olun bu duyguyu babalardan başka kimse yaşayamaz. Bu rol onlar için biçilmiş bir kaftandır ve onlardan başkası oynayamaz. Zaten oynamak isteyenler de asla başarılı olamaz.
İşte bu yüzden baba adamdır babalar…
İşte bu yüzden paha biçilmez biçilemez. Bu yüzden heybetlidir. Bu yüzden görkemlidir.
Sırf bu yüzden baba adamdır babalar.
Ağladıkları neredeyse hiç görülmeyen, gururlu, örnek alınacak o büyük ve heybetli çınarlardan bahsetmek onları bir kalıba sığdırmak o kadar zor ki…
Elbet bir gün hayatımızdan çekip gidecekler ve bu gitmenin hiç dönüşü olmayacak… Ve bizim duyacağımız o büyük pişmanlığında hiç sonu gelmeyecek.
Baba diyoruz ya aslında ne çok şey dediğimizi bilmiyoruz. Bu sihirli iki hecenin ne çok şeyi anlattığının farkına bile varmıyoruz.
Haydi, bu iki hecenin değerini bilmeye hazır mıyız?
Baba adamdır babalar demeye hazır mıyız?
Onlar hak ettikleri için baba adamdır. Peki, biz onların babalığını hak edecek kadar…
Bütün babaların bu güzel gününü kutlarım. Özellikle bütün güzellikleri bağrında yaşatıp benim de yaşamamızı sağlayan hiçbir kelimenin anlatamayacağı değere sahip büyük çınar canım babamın…
www.hakimiyet.com