Yazdır

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi

İnsan Hakları Bildirisi (İngilizce: Universal Declaration of Human Rights ya da kısaca UDHR), Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun Haziran 1948'de hazırladığı ve birkaç değişiklik yapıldıktan sonra 10 Aralık 1948'de, Genel Kurulun Paris'te yapılan oturumunda kabul edilen bildiridir.

30 maddeden oluşur. İmzalanmasında, II. Dünya Savaşı'ndan sonra devletlerin, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleşmesi de etkili oldu. Eleanor Roosevelt bu beyannameyi "Bütün insanlık için bir Magna Carta (Magna Karta)" olarak tanımladı. Beyannamenin imzalandığı 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanır.

Devletler, önceleri, baskıya dayanan bir anlayışla yönetilmekteydi. Bu anlayışa son vermek amacıyla 1215 yılında İngiltere Kralı'na kabul ettirilen bildirge olan Magna Carta, insan hakları kavramının ilk belgesi sayılır. İnsan hakları konusunda yayımlanan bir diğer önemli bildirge ise, Amerika'da yayımlanan Bağımsızlık Bildirgesi'dir. Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik gibi kavramlar, 1789 yılında gerçekleşen Fransız Devrimi'nden sonra yayımlanan "İnsan Hakları Bildirgesi"nde gerçek yerini almıştır.

II. Dünya Savaşı'ndan sonra devletler, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleştiler. Bunun bir nedeni de, insanlara özgürlük tanınmasının, devam ederse uygarlıkların sonu olabilecek savaşları da önleyebileceği düşüncesidir.

Bunları niçin yazdım, bugün bakıyoruz, bu beyannameye uyan ülkeler yok. kendileri, özgürlük, demokrasi, insan hakları... adıyla yola çıkıyorlar. Kendileri bozuyorlar. Bugün, Irak’ta, Filistin’de, Afrika’da, Afganistan’da.... dünyanın diğer bölgelerinde yaşanan; kan, zulüm, terör, göz yaşı, savaş... hepsi insan hakları evrensel beyannamesine aykırı işliyor.

Hani insanlar korunacaktı? Hani zulüm olmayacak, kan akmayacaktı? Terörün her türlüsü bitirilecekti?

 

www.hakimiyet.com