Mecliste 10.06.2008 günü CHP grup toplantısı yapılıyor Baykal kürsüde. Yine esip gürlüyor. Sonunda konuyu ekonomiye getirip, hükümetten bahisle, faizi yükselttiler… enflasyon yine iki haneli oldu… Borsa düşüyor… Döviz yükseliyor… Ekonomi kötü yönetiliyor… Cari açık 34 Milyar dolar… Piyasalar durgun… esnaf kan ağlıyor… Gibi açıklamalarını heyecanla ve iştahla yapıyor… Aaa o da ne? Seyirci localarından bir ses… hem de gür ve tok bir ses… Bunların sebebi sizsiniz, ekonomiyi siz bozuyorsunuz… Demez mi… Salonda bulunanların, tabii ki Baykal’ında gözü bu sesin sahibine döndü… Bu da kim ya…
… Şöyle ağzımızın tadı ile konuşuyorduk der gibi… Görevliler bu adama dışarıya çıkardı, ama salonda buz gibi bir hava esti. Açıklandı ki bu kişi de bir CHP‘li. Ancak dürüst biri. Ülkede olanları, yapılanları görüyor anlıyor Esasen Kartel medyası ve oligarşi basını-yayımı ne kadar çırpınsa da hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun sağduyu sahibi Türk halkı da olayın farkında. Ekonominin neden? Kimden ve hangi faktörlerden kötü etkilendiğini biliyor.
Biliyor, çünkü dünya eski dünya değil… Bu iletişim çağında, ticaretin dahi, bilişim teknolojilerinden yararlanılarak yapılıyor.Esasen, ekonomik göstergeler, biraz bozuldu. Piyasada kuraklık ve durgunluk var. Esnaf ve çiftçi sıkıntıda. Peki suçlu kim? Biliniyor ki, ABD de çıkan morgıç krizi nedeni ile, dünya da bu krizden etkilendi. 2002’de bu hükümet iş başına geldiğinde petrolün varili 22 dolardı. Şimdi 137 dolar yani 6 kat arttı. Buna bağlı olarak da cari açık da 34 milyar Dolar oldu. Dünya çapında büyük bir kuraklık var. Tabi ki Ülkemiz de bu krizlerden payını aldı. Bunu fırsat bilen AK Parti karşıtı egemen oligarşinin kontrolündeki, ülkenin çıkarlarını hiç düşünmeyen, kendi çıkarlarını ve sömürüsünü düşünen iç şer odakları, hemen harekete geçti. Al sana başörtüsü krizinden doğan gerginlikler… Yetmedi… Al sana AK Partiye kapatma davası… Ülkede oluşan siyasî belirsizlik… Buna bağlı ekonomik tedirginlik… Herkes bekleyişte. Ne olacak acaba. ‘Alsak mı, satmasak mı’ kartel medyası durmadan bu tedirginliği körüklüyor. Hatta tetikliyor. Muhabirler pazara sokağa çıkarılıyor. Yirmi kişi ile röportaj yapılıp olumsuz konuşan üç–dört kişi ekrandan veriliyor. Karşıt görüşlü adedi bir ikiyi geçmeyen ekonomistler konuşturuluyor. Sanırsınız ki ülke yanıyor. Halk dünyasından bezmiş… Yok öyle bir şey… . Yok… Yukarıda söylediğimiz gibi elbette biraz sıkıntı var. Ancak halk bunun sebebini biliyor. Ekonomimizin genel durumu da çok bozuk, zaten değil… İhracat 125 milyar dolar. GSMH bu hükümetin çabaları ile 3 kat artmış. Bir Trilyon dolara yaklaşmış. Fert başı milli gelir yaklaşık 6 bin dolar yine 3 kat artış var. En güzeli, eskiden enflasyon petrol artışı kadar artardı. Hükümet iş başına geldiğinde enflasyon % 35 idi. Şimdi, petrol 6 kat artış yaptığı halde enflasyon hala %10 civarında. Sömürücü rantiye bu hükümetten önceleri devlete %160 faizle para veriyordu. Şimdi %23 ye verebiliyor. Dolar hala 1.25 YKr civarında Adeta 5 yıldır bu rakamlara çakıldı. Bunlar dahi ekonominin var olan kısmı durgunluğa rağmen iyi olduğunu göstermiyor mu? Efendim halka yansımıyor… Nasıl yansımaz. Bu ülkede 6 sene önceki fiyatlarla alınıp satılan ürünler var. Ama üretici zarar ediyor mu diyorsunuz… Kazanmayan hiç üretir mi? Bu ülkede ancak dürüst ve akıllı olmayan, tefeci veya banka faizi batağında çırpınan üretici zarar edebilir. O da kendi suçu… Katlanacak… Batacaksa batacak… Akıllı ve dürüst üreticiler üretecek ve kazanacak. Bu kadar siyasi gerginliğe, Baykal gibi bir ana muhalefet liderine, Kuzey Irak harekâtlarının mali yüküne siyasi belirsizlik nedeni ile girmeyen 25 milyar dolara, hatta ülkeden çıkan sıcak paraya rağmen, Merkez Bankasındaki rezerv 70 Milyar dolar. Eskiden basit bir siyasi gerginlikle ülkemiz ekonomik varlığının %30 unu kaybediyordu. Necdet Sezer’in rahmetli Ecevit’e fırlattığı Anayasa kitapçığının bu sonucu doğurduğunu nasıl unuturuz. Şimdi bu kadar siyasi sıkıntılara, % 47 oy almış iktidar partisinin kapatılma davasına, yıllardır ülkemizi geren haksız ve hukuksuz başörtüsü yasağı ile ilgili Anayasa Mahkemesi kararına rağmen, Piyasaların o kadar etkilenmediği gerçeği ekonominin sağlam temellerde olduğunu bize göstermiyor mu? Egemen oligarşi amacına ulaşmak, sömürücü rantiye daha fazla sömürmek için, ekonomimizi bozmak istiyor, bunun için çabalıyorlar. Alet olmayalım. Küçük sıkıntılarımızı büyütmeyelim. Geniş bakalım. Az kazansak da yetinelim Şahsi menfaatlerimizi ülke menfaatlerinin üstünde tutmayalım. Ülkemiz kazansın. Sabırlı olalım.
www.hakimiyet.com