Yazdır

A.A.’nın objektifinden KONYA

Türk’ün Ateşle İmtihanı kitabında Halide Edip Adıvar, sesimizi dünyaya duyurmak, ülkede iletişimi sağlamak için bir ajansın oluşumuna ihtiyaçtan bahseder ve gün gelir ihtiyaçlara cevaben Anadolu Ajansı kurulur.

Mücadeleci Anadolu kadınının sesi olan Halide Edip Adıvar da Anadolu Ajansının kurucuları arasında yer alır. Böyle önemli bir kurumun temelinde bir bayanın olması da biz iletişimci bayanlar için ayrı bir önem taşır. Anadolu Ajansı kurulduğu günden bu yana, misyonunun farkında kadrosuyla, halka güven veren ciddiyetiyle dünyayla Türkiye arasında köprü; yurt genelinde iletişim ağının kurulmasında öncü olmaya devam etmektedir.

Bugün “Nadide İnsanlar” sayfasında Anadolu Ajansı’nı en iyi temsil eden isimlerden birine yer vereceğiz. Konya Anadolu Ajansı Bölge Müdürü Ersin ALTINSOY. Basın camiasında olanlar ve basınla alakalılar yakinen tanırlar Ersin Altınsoy’u. Başarılı, aktif bir isim canlanır hafızalarda. Sohbetlerimizde Konya ve memleket meselelerine dem vururken, yaklaşımı, analizleri ve çözüm arayışlarıyla farklılığını her zaman hissettiğim… kadim bir dosttur Ersin benim için.  

Tanıyanlar bilirler, Konya Anadolu Ajansı Bölge Müdürlüğünde çalışan arkadaşlarımızın hepsi birbirinden kıymetli. Tam anlamıyla da ekip ruhunu yakalamışlar. Başarılarının sırrı da bu olsa gerek.  Bu röportaj fikrinin doğması Anadolu Ajansından Murat’ın, bana bir davetiye göndermesiyle başladı. Bir fotoğraf sergisinin davetiyesiydi bu. Yakın zamanda Murat fotoğraf merakından dolayı kendine bir internet sitesi yapmıştı.(www.murataslan.org) Fotoğrafları üzerine kritikler yapıyorduk. Acaba Murat’ın sergisi mi diye düşündüm. Konuşunca anladım ki Anadolu Ajansı farklı bir işe imza atıyordu. Murat’tan ön bilgiyi alınca hemen Ersin’i aradım. Biliyordum ki Anadolu Ajansı olarak bir sergiye önemli bir organizasyonda yer veriyorsa, emek veriyorsa bir hikmeti vardı. Yanılmamışım.

-         Anadolu Ajansı olarak güzel bir sergiye imza attınız, bu fikir nasıl doğdu?

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapılacak 11. Dünya Tarihi Kentler Konferansı önemli bir organizasyondu şehrimiz ve Türkiye için. Bir önce ki toplantıda Dünya’nın gündeminde olan Kyoto Protokolü imzalanmıştı. Ses getiren görüşmeler yapılıyor, imzalar atılıyor bu toplantılarda. Tahir Akyürek Bey’le görüşmemizde bizde bir etkinlik yapalım, Konya’nın tarihi dokusunu yansıtan fotoğraf çekelim ve Mevlana Kültür Merkezinde sergi açalım neticede söz uçar fotoğraf kalır dedim. Tahir Bey biz buna sıcak bakarız, bizim içinde iyi olur, gelen misafirler de memnun olurlar, dedi. Ve başladık.

-         Ne kadar bir zamanda hazırlandınız?

Az bir zaman kalmıştı. 1 hafta gibi bir zamanda İnce Minare, Karatay Medresesi, Alaeddin Cami gibi önemli tarihi ve turistik yerlerde çekimler yaptık. Aynı zamanda haber çalışmamıza da devam ettiğimiz için zaman planlaması yaparak, hangi zamanda, hangi saatte, hangi ışıkta nereyi çekeceğimizi kararlaştırdık. Bazı fotoğrafları arşivimimizden kullandık. Çünkü oradaki Semazen fotoğrafları Şeb-i Arus etkinliklerinde çekilmişti. Fotoğrafların Ankara’da profesyonel baskıları yapıldı. Açılışı Tarihi Kentler Birliği ve Kyoto Belediye Başkanı, Anadolu Ajansı Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı, Tahir Akyürek Bey yaptılar. Sergimiz diğer Belediye Başkanlarının ve ziyaretçilerin yoğun katılımıyla, emeğimize değecek güzel bir ilgi gördü.

- Kaç gün açık kaldı sergi ve kaç fotoğraf sergilendi?

11- 14 Haziran tarihleri arasında, Mevlana Kültür Merkezinde 36 kare fotoğraf sergilendi, 

- Anadolu Ajansının sitesinde de sergiye yer verilmişti. Her zaman sergileri duyuruyor mu Ajans sitesinden?

Evet, ama daha yeni sayılır bir yıl öncesine kadar yoktu böyle bir çalışma.

-Sergi içinde senin kaç fotoğrafın vardı?

Benim 2 fotoğrafım var. Aslında ben kendi fotoğraflarımı sergilemeyi düşünmüyordum ama Ankara seçip göndermiş, arkadaşlarımızın fotoğrafları ağırlıkta olsun istedim. Murat Aslan’ın ve Zafer Akpınar’ın güzel fotoğraflarına yer verdik.

-         Bu sergi konsepti Konya’nın tarihi dokularını üzerine oluşturuldu. Bu fotoğrafları farklı yerlerde de sergilemeyi düşünüyor musunuz?

 Tabi bu vesileyle bizim de arşivimiz oluşmuş oldu. İletişim Fakültesinden talep geldi birlikte bir sergi düşünüyoruz Eylül ayında. Türkiye’de ki 50’li 60’lı yıllardaki önemli sosyal-siyasal olayları kapsayan bir sergi açmıştık geçen yıl, bunu geleneksel hale dönüştürmeyi istiyordu İletişim Fakültesi Dekanı Haluk Hadi Sümer Bey. Yeni başlayacak eğitim- öğretim yılında sergi tekrar açılacak ve bu fotoğraflarımızı sergileyeceğiz.

      - Farklı ülkelerden katılımcı olmasının yanı sıra da önemli bir nüansta konsepti değil mi?

Evet. Normalde Anadolu Ajansı’nın arşivindeki fotoğraflar önemli haberlerin fotoğraflarıdır. Bizler “O an” fotoğrafçılığı yaparız. Anı yakalar haberi tamamlar, haberi fotoğraflarla anlatırız. Bu sergide farklılığımız tarihi ve turistik mekanları habercilik anlayışıyla değil estetik açıdan anlatmamızdı. Bu açıdan önem taşıyor. Netice de bugüne kadar gazeteciler haber fotoğrafçılığı alanında etkili, ilginç vurucu sert mesajları olan fotoğrafların sergilerini açtılar. Katılımcıların farklı ülkeden önemli insanlar olması hasebiyle hafızalarda kalacak karelerin önemli tarih ve turistik yerler olmasına ve fotoğraflarda yer verdiğimiz karelerinde, imajımızı tamamlayacağı için seçkin olmasına dikkat ettik. 3. dünya ülkesi izlenimi verecek karelerden uzak durduk.  Sanatçılar fotoğrafları çekmek için aylarını ayırırlar, ince ince uğraşırlar genelde biz gazeteciler ise o anı çekeriz, estetik açıdan kaygıyı taşımayız. Sergilenen fotoğraflarda “o anı” estetikle buluşturduğumuz kareleri kullandık. En dikkat çekicileri, cami minaresinde ki hilalin yanındaki kuşun kanadı ters hilal şeklinde aynı karede yakalanması bir diğeri gün batımında güvercin kanadını çırparken çekilmiş ama kartala benziyor, bunlar objektife takılmış. Bu kareleri yakalamayı hayal etmedik gördük ve çektik. Bizim avantajımız şu, biz fotoğraf algısıyla dolaşıyoruz, vizörlerimiz açık. Zaten bu algıyla bu kareler çıkıyor. Meke Gölüne gidip birgün boyunca bekleyen sanatçılar güzel fotoğraflar çekerler ama biz planlarız, gider, çekeriz o an ne yakaladıysak. Bizim gibi algısı açık olanlar farklı kareler yakalarlar bizim içinde önemli olan buydu. Biz bu emeği Konya için verdik, bu yerlerin zaten küçümsenmeyecek rakamlarda ziyaretçi potansiyeli var biz istedik ki birde bizim gözümüzle görsünler.

- Anadolu Ajansı Konya Bölge Müdürlüğünde kaç kişiyle hizmet veriyorsunuz? Sizler şahsınıza ait sergi açtınız mı?

Açmadık, fırsat olmadı. Ama bu sergide ki fotoğrafların hepsi bize ait bu anlamda ilk sergimiz sayılabilir. Şuan 4 Muhabir bir Bölge Müdürü olmak üzere 5 kişiyiz. Ama Konya Bölgesi Aksaray ve Karaman illerini de kapsadığı için. Toplamda 50 kişiye yakınız.

-         Anadolu Ajansı Türkiye genelinde sergiler açıyor mu? Netice de en zengin arşiv sizlerde?

Tabi tabi. Türkiye’nin siyasi ve sosyal hayatı ile ilgili önemli fotoğraflar farklı illerde sıklıkla sergileniyor. Karaman’da geçmişte bizim de bir sergimiz olmuştu. Ama bu serginin önemi, farklı ülkelerden bu kadar çok katılımcının olduğu ilk sergi olması. Bu noktada önemli bir işe imza attık. Geçmişte açılan sergiyi o ilde yaşayanlar yada sanatseverler, fotoğrafçılar gezerler ama bu sergi önemli bir etkinliğin parçası olarak 58 ülkeden 700’e yakın katılımcıyla açıldı. Zaten bizde bunu düşünerek bu sergiye hazırlandık.

-Ne zaman başladı sende fotoğraf merakı?

Lise yıllarında fotoğraf çekiyordum zaten. İlkokul 2. sınıfa giderken de gazetenin kupürlerini kesip, kartona uhuyla yapıştırıp kendi gazetemi yapıyordum ki hatırlıyorum da o yıllarda Tercüman ve Günaydın gazeteleri çok okunuyordu. Zaten o yıllarda ben gazeteci olacağım diyordum. Üniversite de ise fotoğrafçılık kulübünde fotoğraf çekiyordum, okulun gazetesine haberler yapıyordum.

-         Özel bir kurs aldın mı?

Hayır almadım bu içten gelen ve mesleğin tetiklediği bir yetenek. Haberin geniş yer alması için fotoğraf önem arz ediyor.

Peki Kurs vermeyi, eğitim seminerleri düşünüyor musun?

İddealı değilim bu konuda, otorite değilim neticede. Sergi ve kurs için zaman oluşturma fırsatım yok. Bizlerden çok çok iyileri var. Bizler fikir anlamında iyiyiz. Bizler alışılmışın dışında farklı bakış açısı ve yöntemlerle çekimler yapıyoruz. Yapılacak çalışmalarda İletişim Fakültesinden, Üniversiteden bizlere talep gelirse, bu konuda da açığız. Neticede haber fotoğrafçılığı konusunda iddialıyız. İletişim fakültelerinde fotoğrafçılık biraz es geçiliyor.

-İletişim Fakültesi öğrencilerinin eğilimi nasıl?

Sene de birkaç öğrenci staj için geliyor. Bu alana gönül vermiş öğrenciler gelirse faydasını görürler, neticede Anadolu Ajansı en köklü kuruluş Cumhuriyetten önce kurulmuş bir kurum. Haberin için de fotoğraf çekmeyi öğrenmeli yeni yetişen nesil.

-         Basında Fotoğrafçılığın gelişimi hakkında ne düşünüyorsun?

Bundan 10 -1 5 sene önce basında fotoğraf demek konuşan kişinin fotoğrafı, yada kazada ölenin fotoğrafıydı. Şimdi ise durum çok farklı, fotoğrafa bakış açısı çok değişti. Bizim ajansımız ayda merkeze 700 e yakın fotoğraf geçiyor. Bu on sene önce 20-30 u bulmazdı. 900 ve 1000 e yakın haber geçtiğimizi hesap edecek olursak 700 e yakın fotoğraf önemli bir rakam. Konya’daki yerellerin kullandığı fotoğraflarda güzel. Kriminal fotoğraf makinaları vardı. Çekimi banyosu derken o zahmet kalmadı şimdi teknoloji herkesi etkiledii imkan genişlediği için işin yani haberin kalitesi de yükseldi. Diğer illerle mukayese edildiğinde gerçekten kaliteli bir yerel basınımız var.Netice de Konya değişime açık bir şehir bunun en güzel yansıması da yerel basın.Bana göre Konya’da iyi bir fotoğraf arşivinin olması lazım. Siyah beyaz fotoğrafları bulurken çok zorluk çekiyoruz. Belli insanlar çekmişler, bazı fotoğraflar özel arşivlerde. Bugüne baktığımızda şimdi imkanlar öyle değil. Estetik anlamda güzel bir arşiv oluşturulmalı, tarih düşülmeli. Konya’ya fotoğrafın turizm açısından da etkisi var. Belediye yurtdışında organizasyonlara katıldığında, etkinlik yaptığında bu fotoğrafları kullanabilir.

Sizlerin yapmış olduğu gönüllü kültür elçiliği. Anadolu Ajansı olarak Konya’da düzenlenen bu önemli toplantıya bana göre çok güzel bir katkı ve renk verdiniz. Sosyal sorumluluğunuzun bilincinde bir çalışmaya imza attınız. Sizin Anadolu Ajansı Konya Bölge Müdürlüğü olarak farklı sosyal projeleriniz de var bildiğim kadarıyla?

Evet. Ereğli Öğretmen okulunun bulunduğu bölgede 800 fidanımın, Selçuk Üniversitesinin Kampüsün de ise hatıra Ormanımız var. Çevreci anlayışla ağaçlandırma ya destek veriyoruz. Konya güzel bir şehir, yaşadığımız şehri güzelleştirmek elinden gelen katkıyı vermek bana göre hepimizin sorumluluğu.

Konya bir Dünya Kenti, kentimize yakışan hizmetler vermeyi gaye edinen Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Akyürek Beyi, bu önemli organizasyonu başarıyla omuzlayan ekiplerin başında bulunan Basın Müşaviri Galip Marlalı Beyi ve Basın ve Yayın Müdürü Süleyman Sayan Beyi de ayrıca tebrik etmek lazım.

Ve bu güzel organizasyonda farklı bir çalışmayla yer alan Anadolu Ajansı ailesini de özverilerinden dolayı KUTLUYORUM.

Yaşadığımız güzel şehir Konya için her yaşayan bireyin katkı vermesi dileğiyle…

Vesselam

www.hakimiyet.com