Yazdır

Kimi yargılamalı? Atatürk’ü sevmeyenleri mi? Yoksa Atatürk’ü Sevdirmeyenleri mi?

Geçenlerde bir televizyon programında Atatürk’ü sevmediğini söyleyen başörtülü bir kızımız malum medyada boy hedefi oldu.

Kızcağızın ne alçaklığı kaldı, ne hainliği, belki de Atatürk’ü sevmeme suçundan yargılanacak ve hüküm giyecek. Fikrini söyleyene anında linç girişimi uygulandı. Sadece fikrini söyleyene mi? Hayır o hanımefendinin şahsında tüm başı kapalılara linç girişimi uygulandı. Bu sözü söyleyen kişiye niye böyle düşündüğü sorulsaydı orada dediği gibi ‘İnsanlar bana Atatürkçülük adına zulmediyorlarsa…” sözünü biraz daha açacak ve benim söylediklerime benzer sözler söyleyecekti, ama bu fırsat bile verilmedi, tek taraflı linç edildi.

                   

“Atatürk’ü sevmiyorum” diyen insanlara “Atatürk’ü niye sevmiyorsunuz?” diye sorun, alacağınız cevap aynıdır: “Atatürk adına zulmedenlerin zulmünden dolayı Atatürk’ü sevmiyorum.” Eğer herkes böyle düşünüyorsa burada bir yanlışlık vardır. Yok yok, bir kasıt vardır. Atatürk ile bu milletin arasını açma çalışması vardır.

 

İş böyle olunca da, sevmiyorum diyen insanlara hain demeden düşünmek gerekir; “Hain kim?” diye.

                                                                                                                                  

Hırsızlık yapanlar televizyon ekranına çıkıp; “Beni tutuklayamazsın, ben Atatürkçüyüm” diye bağırırsa ve bu insanlar alması gereken cezayı almazlarsa, insanlardan hırsızları sevmesini bekleyemezsin.

 

Atatürk öldükten yıllar sonra 1950’li yıllarda çıkan Atatürk’ü koruma kanununun arkasına sığınarak “Vay sen bu hareketinle şunu mu demek istiyorsun?” der ve insanlara adaletsizce davranırsan insanların bu adaletsizlikleri ve bunu uygulayan insanları sevmesini de bekleyemezsin.

 

1983’lere kadar 10 Kasımlarda insanlara kahvehaneyi, meyhaneyi, eğlenceyi yasaklarsan bu insanların yasakçı insanları da sevmesini bekleyemezsin.

“Ben Atatürkçüyüm” diye onu tabulaştırıp “Kabe Arap’ın olsun, Çankaya bize yeter” dersen insanlarımızın senin gibi inanmasını bekleyemezsin.

 

Adalet adına kılıcını çeker, “Sen ne dersen de senin düşüncelerin beni hiç ilgilendirmez, ben güçlüyüm. Benim dediğim olur” der, ve bunu da Atatürkçülük ve Kemalizm adına yaparsan, millet egemenliğini savunan, milletin azim ve kararının her şeyin üstünde olduğunu dile getirenlerin, senin yaptıklarını sevmesini bekleyemezsin.

 

Bu millet Balıkesir’de hutbe okumuş bir Mustafa Kemal gördükten ve bildikten sonra camiye gidenleri irtica, başörtüsü takanları Atatürk düşmanı olarak gören ve bunu da Kemalizm adına yapanları da sevmez.

 

“Türkiye maymun değildir, hiç kimseyi taklit etmeyecektir. O sadece özleşecektir” diyen bir Mustafa Kemal’i tanıyanlar, Avrupalılaşmayı Taş Devri insanları gibi savunmak zanneden bu taklitçi Atatürkçüleri de sevemez.

 

Eğer Atatürkçülük soyunmaksa, din düşmanlığı yapmaksa ve Atatürkçülük ayrı bir dinse, adaletsizliklere, hırsızlara kucak açmaksa, bu vatanı kendi emellerine alet ederek inançsız bir toplum yaratmaksa, böyle Atatürkçülüğü önce Atatürk sevmez.

 

Atatürk’ün sevmediklerini bu milletin hiçbirisi sevmez. Eğer Atatürkçülük 10 Kasımlarda ağlamaksa kendinden olmayanlara irtica diye zulmetmekse, çalışan insanların, bu vatana hizmet edecek insanların önünü kapatarak ölmüş insanlardan bir şeyler beklemekse haberiniz olsun Atatürk bunları da sevmez.

 

Sizler ne kadar zırvalasanız da bu milletle Atatürk’ün arasını açmaya çalışsanız da, başaramayacaksınız. Millet gözünü açtı artık. Bu konuda mağlup oldunuz. Geçmeyen para sahibinin kesesine dönermiş, bunu böyle görün ve bilin.

 

Ben tarihçiyim, 28 yıl boyunca Türkiye’nin değişik okullarında binlerce öğrencime Atatürk’ü anlattım. Bir tane bile Atatürk’ü sevmeyen öğrencim olmadı. Ama gerçek Atatürk’ü anlattım. Vatan sevgisinden bahsettim, hırsızlara, vatan hainlerine, bölücülere, işbirlikçilere karşı nasıl acımasız olduğunu gözler önüne serdim. Şefkatinden, hoşgörüsünden, insan sevgisinden, adalet duygusundan bahsettim. Yani ben, gerçek Atatürk’ü anlattım.

 

Lütfen sizler de bunu böyle yapın. Atatürk kanun zoruyla sevilmez. Böyle düşünmek saflığın ötesinde tam bir despotluktur. Atatürk despotizmden nefret eder.

 

Çünkü sevgi dayatılmaz, sevgi kazanılır. Bazı vatandaşlarımız bazı şeylerden rahatsızlar ve sizi sevmiyorlar bu vatanın gerçek evladı iseniz gelin bir de kendinizi sorgulayın. Bazı şeyleri dayatan sizlerin hiç mi suçu yok?

 

Ben Atatürk’ü sevmiyorum diyenle, insanları bu duruma getiren, davranışlarıyla ve hareketleriyle tüm insanları isyan ettirerek sanki Atatürk’ü sevmeyin mesajları vermek aynı şey olmasa gerek.

 

Yargılayalım.

Ama kimi?

 

‘Sevmiyorum’ diyenleri mi, yoksa bunu eyleme dökerek yaptıkları dayatmalarla insanları Atatürk’ten uzaklaştıranları mı?

 

 

www.hakimiyet.com