Yazdır

Ezan

Bir davettir, bir çağrıdır. Amacı; Müslümanları namaz ibadetine çağırma ve duyurmadır. İslam’ın özetidir. Ezansız namaza başlanılmaz.Aynı zamanda hürriyetin, istiklalin ifadesidir.

Ancak Müslüman ülkelerde İslam ı serbest bırakan ülkelerde ezan okunur. Putçu, Hıristiyan ve Yahudi bölgelerinde ezan okutturulmaz, çünkü bunların en büyük düşmanı İslam ve Müslümanlardır. İslam ı kabul eden Hıristiyan ülkelerde son zamanlarda ezan serbest bırakılmıştır. Ezan denilince akla ilk ezanı o davudi ve yanık sesiyle okuyan, Hazreti Peygamberin övdüğü yanından hiç ayırmadığı, harplerde bile onun yanında olan Bilal-ı HABEŞ'i gelir. İlk ezanı okuduğu için müezzinlerin piri de desek yeri olur. Ümeyye B. Halef katkısız bir müşrik idi Müslümanlara eziyet etmek onun en büyük zevki idi, işte Hz. Bilal onun kölesidir. Efendisi tarafından büyük eziyetlere uğratılmıştır. Nihayet bu eziyetleri gören ve duyan Hz. Ebu Bekir, Ümeyye bin halef'ten Hz. Bilal'ı satın alarak onu eziyetten kurtarmıştır. Bir gün sabah ezanına "Essalatü hayrun minen nevm" namaz uykudan daha hayırlıdır sözünü ekledi, Hz Peygamberinde (SAV) hoşuna gitmiş o günden bu güne bu söz ezan metninde yer almıştır.

            Her ezan dinleyişimde Hz. Bilal'in çektiği eziyetler aklıma gelir. Her sözü ayrı bir mana taşır, Allah'ın büyüklüğünü ve İslam’ın büyüklüğünü anlatır.. Ezan bir seda, bir ses, bir anlamdır.

            Sırf ezan dinleyerek Müslüman olanlara rastladım. Çocuğa ilk ismi ezan ve kametle konur, bu da ayrı bir güzellik ve özelliktir.

            Mehmet Akif bu konuyu şu veciz mısralarla ebedileştirmiştir.

            Bu ezanlar ki Şahadetleri dinin temeli

            Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli

            Bu mısraların anlamını sık sık derslerde, denetimlerimde sorardım. Çok öğrenci, ezanlar dinin temeli olarak açıklarlardı. Tam anlamını bilen azdı, en çok duygulandığım an ise Hatay'da bir özel okulda NANNİ isimli bir Hıristiyan öğrenci, bu mısraları açıklarken ezanların içinde geçen Şahadet İslam a girişin kapısıdır, diyerek geniş tefekkürlü bir açıklama yaptılar. Bu açıklama beni tatmin edip duygulandırmıştır.

            Bu yazıyı şunun için yazdım, bazı Vakıflarımız var, adı var işleri yok, bazıları ise çok azda olsa faaliyetlerini duyuruyor. Konya'mız da kurulmuş bir vakıf var adı İRŞAD DAYANIŞMA VAKFI, bu vakıf öğrenci okutuyor, Fakirlere yardım yapıyor,Konferans düzenliyor,geziler tertip ediyor,kermesler yaparak sosyal ve kültürel etkinlik yaparak sesini duyuruyor,Bir çok öğrenciye burs veriyor, bunların içinde Moğol, Çeçen, Afgan ve Tanzanya'lı öğrencilerde mevcuttur.Onlar ülkelerinin Konya'daki iyi niyet temsilcileridir. Konya'nın ve Türkiye'nin sesini ülkelerinde de duyuruyorlar.

            İşte bu vakıf Türkiye'de ilk defa yapılan Ezan-ı Muhammedi'nin kabul ve okunuşunu sahneye aktarıyor. Taş kesilen eller adlı piyeste bu konu işleniyor, eser Balıkesir eski Milletvekili Ahmet AKÇEEL'indir. Kendisi de temsilde başrolü oynuyor.21 Haziran Cumartesi günü Alaeddin Keykubat Salonunda bu program halka sunuldu. Çok kalabalık bir seyirci kitlesine hitap etti. 

            Gece, program bakımından çok zengindi, İstiklal Marşı, Kuran-ı Kerim tilaveti ve ilahilerle başlandı. Prof. Dr. Orhan ÇEKER hocanın İslam ve ezan konulu konferansı ile devam etti, yukarıda özelliklerinden bahsettiğim temsil ile son erdi. Oyuncular, bilhassa başrolü oynayan Ahmet AKÇEL profesyonel sanatçılara taş çıkartacak bir oyun sergilediler. Başta vakıf başkanı Ali Galip DOĞAN ve yönetim kuruluna teşekkürlerimi bildirir, başarılarının devamını dilerim.

www.hakimiyet.com