Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltılar devam ediyor. Emekli generaller, gazeteciler ve diğerleri... arkası gelecek gibime geliyor.
Geçen gün bir televizyon programında bir gazetenin Ankara temsilcisi ile eski gazeteci, yeni televizyoncu karşılıklı olarak hükümete, AK Partiye ver yansın ediyorlardı. Biraz kulak misafiri olayım dedim. Eski gazeteci yeni televizyoncu olan adam o kadar çirkin, o kadar pespaye ifadeler kullanıyordu ki benim burada söylemem edebe aykırı olur. Karşısındaki de bundan geri kalmıyordu. Zaten her ikisinin de yazılarında doğru dürüst millete, ülkeye yarar bir yazılarını ve sözlerini duymadım ve okumadım.
Düşündüm; “Acaba bu insanlar yani hükümet yetkilileri, bu ülkeye hizmet mi etti? Yoksa ihanet mi? ülkeyi karanlığa mı sürükledi? Yoksa karanlıktan çıkartıp aydınlık bir ülke yapmak için geceyi gündüze mi kattı? Meseleyi doğru tahlil edebilmek için 2002’den bugüne kadar yapılanları bir bir sayıp dökecek değilim. Sizler sağduyu sahibi olarak nelerin yapıldığını, nelerin yapılmadığını veya yapılamadığını çok iyi biliyorsunuz. Sadece; 2002’den önceki durumu bir düşünün. O zaman mı iyiydi? Yoksa bu hükümet dönemindeki durum mu?. Bu kadar söyleyeyim.
Bu adamlar, televizyonda ileri geri konuşanlar; seçilmiş, halkın çoğunluğunun teveccühünü kazanmış bir partiye neden bu kadar yükleniyorlardı? Eski gazeteci, yeni televizyoncu zatı muhterem(!) zaten ne zaman konuşsa tazminata mahkûm ediliyor, ceza alıyordu. Hiçbir yazısında- bir zamanlar çalıştığı gazetenin yazarı iken- ele alınır, dişe dokunur, ülke yararına hizmet yapmamış, yazı yazmamıştır. Hep hakaret, hep belden aşağı vurmalarla vakit geçirmiştir. Sonunda gazeteden kovulmuş ve cezaya çarptırılmıştır...”
Yine kafamı ellerimin arasına alıp fikir yürütüyorum, konuşanlar, ilericilik taslayanlar, vatansever olduğunu söyleyenler, “Bu ülke laiktir laik kalacaktır” diye bas bas bağıranlar, “Rejim elden gidiyor” diyenlerin elle tutulur, gözle görülür hiçbir olumlu icraatları söz konusu değildir. Varsa yoksa karanlık bir tablo çizmek, ülkeyi kaosa sürüklemek, mitingler yaparak güya milletin hayrını istiyor görünerek, altlarını oymak... bütün yaptıkları bu. Bunlarda ülkeye hizmet beceri ve yeteneği yok. sadece; dine saldırı, inançlıları saf dışı tutmayı, baş örtüsünü PKK bayrağı olarak görmeyi, ezandan rahatsız olmayı, dini değerlere hakaret etmeyi, ezanı Arapça okuttu diye Başbakan asmayı, Hz. Peygambere karşı edepsizce saldırmayı... maharet sayarlar! Bunlar güneşten rahatsız olurlar. Işığı sevmezler.
Temiz toplum oluşturmanın yolu, yasalara, hukuka aykırı davranış sergileyenlerin ortaya çıkartılmasıyla mümkündür. Bunlar hangi makam, hangi mevki ve hangi kurumun başında bulunursa bulunsun. Önemli olan ülkemin kalkınmasına engel koyan, işleyen sistemi işlemez kılan, insanlara durmadan iftira atan, yalan beyanlarla milletin kafasını karıştıranların yaptıklarının cezasını çekmesidir. Çekiyorlar da...
eski generallerin bir kısmının bu işin içinde olmaları,- temiz olanları, ülke için çalışanları, gerçek vatanseverleri tenzih ediyorum- böyle bir hareket, silahlı kuvvetlerimizi yıpratmak değil, aksine temizliğini ortaya çıkartıp, gerçekten Peygamber ocağı olduğu imajını yenilemektir.
Gazetecilerin göz altına alınması ne hukuka aykırı ve ne de anayasaya terstir. Tabii ki gazeteciler de aynen bir kamu görevi yaptıkları için bunların daha hassas, daha titiz ve daha duyarlı olmaları gerekir. “Ben gazeteciyim istediğimi yazar, istediğimi söylerim....” mantığı mantık değildir.
Arkası gelecek gibi görünüyor. Bakalım ilerleyen zamanda neler olacak? Şahsen bendeniz ümitvarım olayların gelişmesinden. Yarınlar ülkemin aydınlığına işarettir. İyiler kazanacaktır.
www.hakimiyet.com