Birkaç zamandır ortada dolaşan ve milletin ağzına sakız olan; “Yolsuzluklar ve Ergenekon” konusunda ortalık toz duman görünüyor.
. Dinliyorum, izliyorum ve düşünüyorum; “Göz altılara tepki koyanlar mı haklı? Yoksa göz altına almalar mı? neden göz altına alınıyorlar? Göz altına alanlar hükümetten talimat mı alıyorlar?....” bunların hepsi ilerleyen zamanda ortaya çıkacak. Şimdiden ne desek, ne söylesek boşunadır.
Şunu tespit etmekte yarar var; mahkemeler tarafsız mı? değil mi? eğer tarafsız ise, bu göz altılara tepki göstermek, yargıyı baskı altına almak demektir. tarafsız değilse, yargıtay başsavcısının AK Parti aleyhine açtığı kapatma davasına neden tepki göstermiyorlar? Eğer mahkemeler tarafsızsa; bir zaman; “Kayıp trilyon davası” olarak gündeme gelen RP kapatılmamalıydı. Eğer bu alınan karar doğru idiyse, CHP’nin de faturasız olarak verdiği trilyonlar yüzünden kapatılması gerekir.
Birkaç gündür gündemi müthiş bir biçimde meşgul eden; “Göz altılarla” ilgili olarak, “Dün, dündür. Bugün bugündür” mantığıyla hareket ediliyor. Memleketi darbeye, anayasal düzeni yıkmaya yönelik harekete girişenlerin yakasına yapışan yargıya, ön yargılı davranılıyor. AK Partiye kapatma davası açan baş savcının yaptıklarını doğru, bu günkü göz altıları devreye sokan hukukçuların yaptıkları yanlış gösterilmeye çalışılıyor. Kimin neye inanacağı, kimi dinleyeceği birbirine karışmış durumda.
Hele internete girdiğim zaman, yapılanlara, kendine göre yorum getirenler yok mu... hiçbir şey bilmedikleri açıkça görülüyor. Adeta mahalle kavgası biçimine döndürüyorlar işi.
Genel Kurmay Başkanlığı da, Kara Kuvvetleri Komutanı da gayet açık ve net konuştu. Bu sözler üzerine daha fazla söz etmenin anlamı var mı? gerçekten basın- bir kısmı- ak’ı kara, kara’yı ak göstermekte mahir! Bir gazete- ki kışkırtıcılıkta, milletin değer yargılarına saygısızlıkta, yargısız infaz yapmakta...- olayları öyle çarpıtıyor, öyle bir hale sokuyor ki meseleyi. Siz zannedersiniz, Türkiye’de kendilerinden başka vatansever, kendilerinden başka Atatürkçü, kendilerinden başka Cumhuriyeti savunan, rejimi muhafaza eden yok.... yine meseleyi açıkça bilmeyen, olaylara objektif yaklaşamayanlar sanır ki; bu göz altılar, keyfi, hukuksuz, temiz insanların, vatanseverlerin... toplandığı, antidemokratik bir uygulamadır! Böyle demekle ve düşünmekle, hem emniyet görevlilerimizi, hem yargımızı, hem yetkililerimizi, hem de vatandaşları... suçlamış, töhmet altında bırakmış oluyorlar. Yani suç işliyorlar. Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan oluyorlar.
Fakat şunu rahatlıkla söyleyebilirim, ülkemizin önü açık. Yarın daha aydınlık, daha mutlu ve müreffeh olacak.
Çünkü pislikler temizleniyor, dürüstler ortaya çıkıyor ve çıkacak.
www.hakimiyet.com