1991 seçimlerinde DYP 178, ANAP 115 ve SHP 88 milletvekili çıkarmıştı. Henüz Özal ölmemişti ve Süleyman Demirel’li DYP, hükümeti kurmakla görevliydi. Demirel, Gidip SHP ile el sıkıştı ve seçim üçüncüsü partiyi hükümete taşıdı.
Aradan zaman geçti. Özal öldü veya öldürüldü; Demirel Cumhurbaşkanı, Tansu Çiller Başbakan oldu. Değişim bunlarla da sınırlı kalmadı. Kurultaylar partisi SHP’de Erdal İnönü’nün de Karayalçın’ın da Başbakan yardımcılıkları bitti, yerine Deniz Baykal geldi.
Yaklaşık dört aylık Başbakan yardımcılığı ağır mı,yoksa hafif mi geldi bilinmez, bir gün Baykal çıkıp “Bu hükümet hukuken değilse de fiilen bitmiştir” deyiverdi.
…
Hükümeti bitiren Baykal, o seçimlerden ne bekliyordu tam olarak bilemeyiz ama, 91 seçimlerinden 88 milletvekili ile çıkan SHP, CHP olarak girdiği 95 seçimlerinden 49 milletvekili ile çıkıyordu.
…
O günden bu güne CHP’nin işleyişine bir bakarsanız; Baykal’ın iktidar olmak, ya da iktidar ortaklığı elde etmek gibi bir hedefinin asla olmadığını düşünesi geliyor insanın.
İşbaşındayken hükümeti bırakıp giden biri olarak verdiği fotoğraf bu, Baykal’ın.
…
Bugünlerde Ergenekon Operasyonlarına karşı hızlı bir “koruyucu” kesinlen, hatta avukatlığa soyunan Baykal, “Ergenekoncuların avukatı” olduğu ifadesiyle de dikkatleri çekti.
Ve fakat aynı Baykal, 18 yıl önce SHP Antalya milletvekili iken 29 arkadaşıyla birlikte kontrgerillanın araştırılması için TBMM’ye önerge veren bir milletvekili idi.
Geçen hafta basına da yansıdı Baykal’ın manifoldları!
Bakın 18 yıl önce ne diyor bugün “Ergenekon’un avukatıyım” diyen Baykal:
“Son otuz yılda üç askerî müdahale yaşayan, terör olayları ile istikrarsızlığa sürüklenen ülkemizde, geçmişin karanlığını aydınlatmak, demokrasimizin geleceği açısından kaçınılmaz bir görevdir. Olayın ciddiyeti, konuya Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin el koymasını gerekli kılmaktadır. TBMM, konuyu ivedilikle ve gereken duyarlılıkla araştırmalı ve bu amaçla bir Meclis araştırma komisyonu kurulmalıdır. Bu komisyon Özel Harp Dairesi'nin formel biçimini, geçmiş faaliyetlerini incelemeli, kontrgerilla örgütü tartışmalarına açıklık getirmeli, ilgili herkesin bilgisine başvurarak, bu konuda gerekli bütün belgeleri ve gizli arşiv bilgilerini araştırmalıdır. TBMM, bu görevini yerine getirerek, egemenliğin halkımıza ait olduğunu, demokrasinin işlerliğini, açıklığın demokrasimiz için yegane yol olduğunu ortaya koymalıdır."
…
Sizce 18 yılda ne değişti de Baykal, 1990’da Meclise “kontrgerillayı araştırın” derken, şimdi “Ben Ergenekon’un avukatıyım” diyor.
Yoksa, değişen Baykal’mı?
…
Gerçekten, yukarıdaki sözlerin sahibinin bugün yapılan derin araştırma ve soruşturmalara karşılık “teşekkür etmesi” gerekmiyor mu?
…
Gerçi Baykal’ın bu birbiriyle çelişen tavrında haklılık payı da büyük!
“AK Parti bugün, kendi derin devletini kuruyor” diyerek; Ak Parti öncesinde bir derin devletin varlığını kabul etmişti birkaç ay önce.
Anlaşılıyor ki, avukatlığını yapmaya kalkıştığı oluşum Baykal’a çok yakın!
***
OLİMPİYAT PARKI ÖTELENDİ
Sedat Pekez’den bir e-mail aldım.
“Yazınızda Hançerli bey için Taşrakaraaslan mahallesindeki yapacağı Olimpiyat parkı için methiyeler düzmüşsünüz.
Öğrendiğime göre; bu parkın yapılması iptal edilmiş . İhale iptal edilmiş. Bilmiyorum haberiniz var mı . Sayın Hançerli’nin yaptığı reklam acaba Belediyeler Fuarı haftasında olan bir şov muydu?” diyordu.
Ertesi sabah, Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli aradı. Bizden önce davranmıştı Başkan.
Hal-hatırdan sonra Konya girdi “Arazi tahsisinin şekli ile ilgili bir sorunumuz var. Parkı yaptıktan sonra sorun yaşamayalım diye, haleyi öteledik” dedi.
“Proje iptal mi edildi” diye sordum. “Hayır” dedi. “İptal yok. Parasını bile ayırdığımız bu projeyi uygulayacağımız arazi Milli Emlak’tan bize ‘ağaçlandırma şartıyla’ tahsis edilmiş. Biz bu şartın düzeltilmesi için bugün müracaatımızı yapıyoruz. Projeyi iptal etmiyor, öteliyoruz”
Hançerli’den gelen cevabı, Sedat Pekez’e mail yoluyla illettim. Konuyu takip edenlerle de paylaşma ihtiyacı duydum.
İptal yok, öteleme var.
Biraz bekleyeceğiz.
…
www.hakimiyet.com